Adnan Oktar`ın 2 Kasım 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Bediüzzaman: “Ben onun pişdar bir neferiyim, öncü bir askeriyim, ona ortam hazırlıyorum” diyor. Bak Bediüzzaman gibi büyük müceddid, çok büyük bir alim, Ahir zaman alimi “hiçbir cihedde o Ahir zamanın o acip şahsı olamam. Onun, ancak onun pişdar bir neferi, öncü bir askeri olabilirim. Ona yeri hazır edebilecek bir dümdarı olabilirim” diyor...
ADNAN OKTAR:Bakın şimdi Berzenci Hazretleri, büyük alim, büyük müceddid. Asrının da Kutbuydu, çok değerli bir alim, inşaAllah. Ehl-i Sünnet’in göz bebeğidir. Suyuti’den ve diğer büyük Ehl-i Sünnet alimlerinden toparladığı sahih hadis şeriflerle güzel bir kitap hazırlamış.
Bakın Kıyamet Alametleri Berzenci’nin eserinden 193. Sayfasında diyor ki: “İbn-i Şirin’e nakledilmiştir” Peygamber Efendimiz (s.a.v.) söylüyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v) söyledi mi, akan sular durur. Ondan gerisinin lafı güzaftır yani, o geçerli olmaz. “Mehdi (a.s.), Ebabekr (r.a.) ve Ömer (r.a.)’den daha üstündür” diyor Peygamberimiz (s.a.v.), bitti. Kim gelirse gelsin bunu değiştiremez. Ebubekir (r.a.)’a dediler ki (Sahabeler) : “O Mehdi (a.s.), Ebabekr (Ebubekir) (r.a.) ve Ömer (r.a.)’dan daha mı üstün olacaktır?” Merak ediyor sahabeler, soruyorlar. Ebabekr (Ebubekir) ne diyor biliyor musunuz? “O, Mehdi (a.s.) bazı Peygamberlerden bile üstündür olacaktır” diyor. Ehl-i Sünnet alimleri, bak bunu 1400 seneden beri kabul ediyorlar bu hadisleri. Yeni yetmeler bunu hazmedemiyor. 1400 seneden beri bütün alimler bunu tasdik etmiş, hiçbir alim aleyhinde konuşmamış. Bütün Ehl-i Sünnet alimleri bu hadisleri tasdik etmişler, doğru diyorlar. “Diye cevap verdi. Yine ondan Mehdi’ye Ebabekr ve Ömer (r.a.)’den üstün olamaz” diyor Peygamberimiz (s.a.v). “Mehdi’ye Ebabekr ve Ömer’den (r.a.)’ün üstün olamaz” Es-Suyuti, bak hadis alimi, bütün Ehl-i Sünnet alimlerinin gözbebeği. Yeni yetmelerin izahları önemli olmaz. Hele Bediüzzaman ile Peygamberimiz (s.a.v)’i karşılaştırmaya kalkarlarsa, çok büyük terbiyesizlik yaparlar. Çünkü Bediüzzaman’ın ne dediğini anlamıyorlar. Bediüzzaman çok mükemmel bir konuya işaret ediyor, doğru işaret ediyor, onu anlamaları lazım.
Bak Suyuti El-Urful virdisinde der ki: “Bu sahih bir isnaddır.” Sahih hadistir, bitti. Sahih dediğinde, hadis imamı bu, bitti, kimse de aksini söylememiş. Bak diyor ki devamında: “Mehdi (a.s.)’nin zamanında fitne şiddetli olacağından, görülmemiş bir fitne olacağından, o zaman ki Müslümanlardan tek kişi” bir kişi yani Mehdi (a.s.)’ın talebeleri, “sizden elli kişinin aldığı sevabı alacaktır.” Bütün buradaki sahabeler diyor ki: “Sizden elli tane sahabenin aldığı sevabı, Mehdi (a.s.)’nin bir tane talebesi alacaktır, o kadar çok sevap alacaklar” diyor, bir talebesi, fitne şiddetli olduğu için. “Mehdi (a.s) şeyhin futadında bazı paragraflar vermiştik, o şöyle demişti” diyor. “Mehdi (a.s.) verdiği hükümde masumdur. Peygamberimiz (s.a.v.)’in izindedir, asla yanılmaz.” Bunu kim söylüyor? Peygamberimiz (s.a.v.) söylüyor. “Bu vasıflar şüphe yok ki, şeyhayn de yani Hz. Ebabekr ve Ömer (r.a.)’de yoktur, bu özellikler yoktur” diyor. Hangi özellikler? Mehdi (a.s.) verdiği hükümde masumdur, Peygamber (s.a.v.) izindedir, asla yanılmaz. “Yukarıda arz ettiğimiz dokuz haslet, bu güne kadar hiçbir din liderinde bulunmamıştır.” Bir tek Mehdi (a.s.)’a mahsustur, diyor. “Onlara dönebiliriz. Bu bakımdan Mehdi (a.s) onlardan üstündür. Lakin Sahabilik ve vahyi müşahede etmeleri yönünden de onlar üstündürler.” İşte Bediüzzaman’ın dediği de bu. “Vahyi müşahede etme ve Sahabilik yönünden üstündürler.” Ama buna da açıklık getiriyor Peygamberimiz (s.a.v.) diyor ki, bak bir daha söylüyorum, “Onlar beni görmediler. Sahabem olmadıkları halde beni aşkla sevdiler ve Mehdi (a.s.)’ye talebe oldular” diyor yani mealen. “O yüzden daha üstündürler” diyor. “Çünkü vahyi müşahade etmediler, görmediler bana vahyin geldiğini, beni de görmediler gaybi olarak, gaybe iman ederek beni görmedikleri halde iman ettiler. O yüzden daha üstündürler” diyor. Mealen söylüyorum, tam hadisi daha sonra söyleyeceğim.
Şeyh Aliyyül-Kari, yani Ehl-i Sünnet’in gözbebeklerinden bunlar. “El Meşrebil virdisinde der ki: Resulullah (s.a.v.)’ın Mehdi (a.s.)’ye, Halifethullah, Allah’ın halifesi tesmiye etmesi, onun üstünlüğüne delalet eder. Çünkü Ebabekr (r.a.) halifeti Resullah ancak Resulullah halifesi denilebilir.” Şimdi kardeşlerimiz anladılar mı? Bak, Mehdiyeti Müslümanların gözünde küçültüp, küçültüp, küçültüp yok etmeye çalışıyorlar. İşte “Bediüzzaman büyük Mehdi’dir, gelecek Mehdi küçük Mehdi’dir, işte alelade talebesidir, onu da görmeye gerek yok, mühim de değildir, herkes Mehdi olmuştur Ahir zamanda, İslam da hakim olmuştur, evde namazınızı kılıyorsunuz, bundan sonra Kıyamet” diyerek Müslümanları mahvetmeye çalışıyorlar. “İsa (a.s.) gelmiştir, ölmüştür, bu konuyu kapatın, bu konuyu bir daha açmayın, fitne olur, Mehdi (a.s.)’dan da bahsetmeyin, fitne olur” diye Müslümanlara çok büyük oyun oynuyorlar. Kardeşlerimiz bu oyuna gelmesinler. Muazzam bir zamandayız, muhteşem bir durumdayız. İslam ahlakı dünyaya hakim olacak, vakit yok, dünyaya biraz bakarsanız anlarsınız, akılcı baksınlar. Bak Şeyh Ahmet Yasin Hocamıza, mübarek çok güzel anlattı. Mehdiyet çok hayati bir konudur. Yani dünyanın bir numaralı konusudur şu an. İsa Mesih (a.s.)’in inişi, Mehdi (a.s)’nin çıkışı ve İttihad-ı İslam. Başka ne var kardeşim önemli olan? Bana anlatsınlar, şu vardır desinler önemli. PKK, İttihad-ı İslam’ın olmamasından oluyor, Afganistan’ın işgali, Irak’ın işgali, Irak’taki patlamalar, bunların bütün sebebi İttihad-ı İslam’ın olmamasıdır. İttihad-ı İslam’ın olmamasının nedeni de Mehdi (a.s.)’ın aranmamasındır. Mehdi (a.s.) olmadan İttihad-ı İslam olmaz. Mümkün değil, kaderde yok, böyle bir şey yok, olmaz. Mehdi (a.s.) ile İttihad-ı İslam iç içedir. Bunu ben söylemiyorum, Resulullah (s.a.v.) söylüyor ve Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri söylüyor, inşaAllah.
Süleyman kardeş diyor ki,: “Hocam Allah razı olsun, ilmimizi arttırıyorsunuz, inşaAllah. Veysel Karani örneği beni ikna etti”, demek istiyor. “Şimdi soruyu sorduğum için üzüldüm.” Olmaz, üzülme olmaz. Soruyu sormamın hikmetli olduğunu anladım, diyeceksiniz. “Hakkınızı helal edin” diyor. Yani hak, bütün müminlere hakkım helal olsun, düşmanlarım dahil. Bir tek münafıklara helal etmiyorum. Onlardan Allah’ın izniyle intikam alacağım, söyleyeyim. Nasıl intikam alacağım, öyle gırtlaklarını sıkacak halim yok tabii ki. Ahiret’te Allah’a şikayet edeceğim onları, şahit olarak şikayet edeceğim, inşaAllah. “Hakkınızı helal ediniz Hocam. Yanlış bir şey yapmak istemedim, Allah’a emanet olunuz” diyor...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler