Adnan Oktar`ın 9 Kasım 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Benim gördüğüm şu an hem mason localarını da kontrol altında tutuyor Hızır (a.s.), onları da yönlendiriyor, Tapınak Şövalyeleri’ni de yönlendiriyor ki Hz. İsa (a.s.)’ın ben Tapınak Şövalyeleri’nin kontrolünü tamamen ele geçireceğine inanıyorum. Bak Hz. İsa (a.s.)’ın Tapınak Şövalyeleri’ni, yani masonların bir üstü olan, yani asıl masonluk olan Tapınak Şövalyeleri’ni tamamen kontrol altına alacağını düşünüyorum. Tapınak Şövalyeleri toplantı üstüne toplantı yapıyorlar son zamanlarda. Hakikaten İslam’a karşı, Müslümanlığa karşı içlerinde müthiş bir eğilim meydana geldi. “Bizim binlerce yıldan beri beklentimiz olan, büyüklerimizin beklentisi olan bir gerçek vardı” dediler, “bu gerçek; tek bir dinin, hak bir dinin dünyaya hakim olması ve bu dinin hakimiyetinin de merkezinin İstanbul olacağı şeklinde bir inancımız vardı” dediler, “bizim bu inancımızın şimdi tahakkuk ettiğine kanaatimiz geldi” dediler. Yani, “biz İstanbul’da bir şeyler gördük” dediler, “bir şeylerin farkındayız” dediler. Yani, işin doğrusu, “sizin grubunuz” dediler, “bize biraz ilginç geldi” dediler, “yani şaşırtıcı geldi” dediler, yani “sizi bir görev grubu gibi görüyoruz” dediler, “yani görevli olduğunuzu hissettik” dediler, “yani o alametleri gördük sizde” dediler. Hatta burada sütunun üstünde daha önce bir altın kaplama ibrik vardı, testi, altın kaplama. Duruyordu, eski röportajlarda var. Ben onu oraya kasıtlı koymamıştım. “O su testisinin orda olması” dediler, “ayrı bir işaret” dediler. Onların inancında, İncil’de de geçiyor, -tabii benim öyle bir iddiam yok da onların kanaati o- gelecek olan Kral Mesih’in kova burcunda olduğunu, kova çağını temsil ettiğini, dolayısıyla o da bir su testisi ile temsil ediliyor, “o su testisinin orda bulunmasını bize özel bir işaret gördük” dediler, kova çağını işaret etmesi açısından. İncil’de geçiyor, diyor; “siz” diyor, “o su testisini taşıyan kişiyi gördüğünüzde onun peşine takılın, onun gittiği yere gidin” diyor, Hz. İsa (a.s). İki yerde söylüyor. “Yani beklenen odur” diyor, “oraya gidin” diyor. Onlar da herhalde işarî anlamda böyle bir hüsn-ü zanları olmuş anladığım kadarıyla, böyle bir tevafuktan kaynaklanan bir hüsn-ü zan. O yüzden çok önemli görüyorlar. Yani beni de arkadaşlarımı da çok önemli görüyorlar, “yani siz, dünyaya İslam ahlakının hakimiyetinde sizin öncü olacağınıza inanıyoruz” diyorlar, “yani sizin çok önemli bir yer tuttuğunuza inanıyoruz” diyorlar.
Biz de tabii “inşaAllah” dedik. Yani güzel bir hüsn-ü zanna ne denir? Yani inşaAllah. “Özetle bütün topluluk olarak emrinizdeyiz” dediler, yani “ne yapmamız gerekir?” Şimdi önümüzdeki günlerde asıl onların ihtiyar heyeti var. Yani Tapınak Şövalyeleri’nin dünya çapında, onlarla gelecekler, yani yaklaşık bir ay sonra gelecekler. Yeniden bir toplantı yapmayı düşünüyorlar. Yani dünyada bir şeyler olduğu kanaatindeler. Ben de o kanaatteyim. Ama ben tabii o testiyi o kasıtla koymadım. Yani hakikaten işin doğrusu bir güzel figür olsun, süs olsun diye koydum. Yani birçok şeyden öyle anlamlar çıkarmışlar, birçok yani şeyden. Ama hakikaten de İstanbul onların kutsal bildiği, yani dünyaya hak din hakim olduğunda merkez olacaklarını düşündükleri şehir, İstanbul. O binlerce yıllık bir gelenektir onların. Onların ikinci özelliği de Hz. Musa (a.s.)’nın Sandığı’nı arıyorlar, o Kutsal Sandığı arıyorlar. Evet, o Kutsal Sandığı da Mehdi (a.s.)’nin bulacağını biliyorlar. Yani herkesin bildiği bir şeydir bu. Peygamber Efendimiz (s.a.v) de öyle söylüyor, hadislerde var; Hz. Mehdi (a.s) bulacaktır Kutsal Sandık’ı. Kutsal Sandık onlar için çok hayatî, yani çok çok önemli. Ona dair bilgiyi de aradıkları için bize ayrıca bir önem veriyorlar. Yani bizim de belki o konuda bir ipucu verebileceğimizi, bilgi verebileceğimizi düşünüyorlar. Ayrıca bu Tapınak Şövalyeleri’nin bir özelliği daha var; Hz Musa (a.s.) biliyorsunuz o altından buzağı heykelini parçaladı, yaktı, parçaladı, toz haline getirdi, denize savurdu. Şimdi altın, toz haline gelmez. Ama Hz Musa (a.s) ’nın altının toz haline gelmesinin ilmini bildiğini söylüyorlar “ve bu, gelenek olarak bu bize de geldi” diyorlar. Yani, “Hz Musa (a.s.)’dan itibaren bize de geldi ve bunun sırrı bizde” diyorlar, yani altını toz hale getirmek. Beyaz toz haline getiriyorlar altını.
SUNUCU:Şu anda onlar da yapabiliyorlar.
ADNAN OKTAR:Yapabiliyorlar, evet. Yani nasıl yapıyorlar bilmiyorum.
SUNUCU:Yani sırrı mı onların?
ADNAN OKTAR:Yani bilmiyorum, bana söylediler ama beni tembihlemediler yani “söylemeyin” diye demediler. Onun için söylüyorum. Yani normal blok altını beyaz, suda eriyebilen toz hale getiriyorlar. Ne yapıyorlar, nasıl yapıyorlar bilmiyorum. Yani, “bu bize gelen, binlerce yıllık gelenekle gelen bir bilgi” dediler, “özel bir bilgi” dediler. Bana da getirecekler o tozdan. Yani altını toz haline getirdikleri o “denize savurduk” denilen beyaz toz var, ondan bir örnek de Hz. Süleyman (a.s.)’ın o sandığından çıkacağına inanıyorlar, Kutsal Emanet olarak yani o altının beyaz toz haline getirilmiş, beyaz toz haline getirilmiş halinin o sandıkta olduğuna inanıyorlar. Bir de o tozdan -yani tabii ben o şeye gireceğim demiyorum, söylemem de, yani ilginç olduğu için söylüyorum- bu tozdan az miktarda dahi insanlar aldığında, herhangi bir şekilde aldığında müthiş bir zihin keskinliğine ve müthiş bir dikkate, yani insanların alışık olmadığı, insanların bilmediği yeni bir boyuta ve zihin keskinliğine sebep olduğunu söylüyorlar, bu tozun alınmasının. Yani deneme yapmayacağım tabii de. Fakat yani ilginç, yani durduk yere bunu söylemezler. Yani sözleri yalan değil, hakikaten laboratuvarda da çalışmalarını da gördüm, yani fotoğrafları var yaptıkları çalışmaların. Çünkü ispat edemeyecekleri bir şey söyleseler mahcup olurlar, ispata açık olarak şey yapıyorlar. Bu tabii bir ekstradan bilgi, yani o kadar şey değil ama hayret verici bilgiler olduğu için ve dikkat çekici olduğu için söylüyorum...
Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler