Adnan Oktar`ın 7 Kasım 2010 tarihli Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“O'ndan başkasını ilahlar edindiler.” Maddeyi ilah ediniyorlar, materyalist oluyorlar.“Onlara apaçık bir delil getirmeleri gerekmez miydi?” Mesela bizde Darwinistlere diyoruz ki, “Apaçık bir delil getirin, fosil getirin, proteinlerin tesadüfen meydana geleceğine dair delil getirin”. “Yok” diyorlar, yoksa bittin demektir. Biz getiriyoruz çünkü. Delil getiriyoruz. “Öyleyse Allah’a karşı yalan uydurup iftira edenden daha zalim kimdir?” Onlar da Allah’a karşı yalan söyledikleri için, Allah onların zalim olduğunu söylüyor. Çünkü “Allah yaratmadı, tesadüf yarattı”, diyorlar. Bu Allah’a karşı bir yalandır. Bak, “(İçlerinden biri demişti ki:) Madem ki siz onlardan, ailenizden ve Allah'tan başka taptıklarından” o devrin işte materyalist, Darwinist, ateist, evrimci düşüncesinden, “Kopup ayrıldınız, o halde, mağaraya sığının da”, bak, “Mağaraya sığının da, Rabbiniz size rahmetinden yaysın ve işinizden size bir yarar kolaylaştırsın." Şimdi vahiy almadan bir insan bunu söyleyebilir mi? Mağarada ne yapılır? Sadece saklanılır. Mağarada hayat yok, bir şey yok. Mağara karanlık girersin mağaraya hiçbir şey olmaz. Ama bak diyor ki o kişi;"O halde mağaraya sığının da, Rabbiniz size rahmetinden yaysın." Mağaraya girince Allah'ın rahmetinin üzerlerine olacağını nereden biliyor? Ve "İşinizden size bir yarar kolaylaştırsın", mağarada bir iş yapılmaz ki zaten. Ama bak, "İşinizden size bir yarar kolaylaştırsın" diyor, "İşiniz rast gidecek” diyor, “Hedefinize varacaksınız, dediğinizi yapacaksınız” diyor. “Ve bir yarar kolaylaştıracak Allah size” diyor. Bu ancak vahiy gerektiren bir bilgidir, Allah’ın bildirmesi gerek. Anlıyoruz ki, Hz. Hızır (a.s.) aralarında. Çünkü mağara hayatını, mağara ehlini, mağaradan çıkan hayatı en iyi bilen üstadlardan birisi Hz. Hızır (a.s.)’dır. Hatta bu iddia edilen Ergenekon Örgütü bile, “Bizi” diyorlar, “Mağaradan gelen ruhani varlıklar yönetiyordu” diyorlar.
ALTUĞ BERKER: Agarta.
ADNAN OKTAR: Agarta, yeraltı mağaralar sistemi. Oranın üstadıHz.Hızır (a.s.)’dır. Mağaranın üstadı Hz. Hızır (a.s.)’dır. Allah-ü alem gençler, bir ihtimal Hz. İsa (a.s.)'ın talebeleri. Zor durumda kalmışlar, aranıyorlardı Allah-ü alem, çünkü çok felaket bir ortam var. Onlarda Hz. Yahya (a.s.)'ı şehit ettiler, Hz. Zekeriya (a.s.)'ı da şehit ettiler. Hz. İsa (a.s.)'ı şehit ettiklerini zannettiler. Muazzam bir gerilim oldu. Ama sonra Hz. İsa (a.s.) daha önce vahiyle onlara bildirdiği için konu akıllarına gelince rahatladılar. Çünkü “Ben göğe çekileceğim” dedi, Hz. İsa (a.s.). Burada ki şahsın Hz. Hızır (a.s.) olduğunu anlıyoruz. “Görürsün ki, güneş doğduğunda, mağaralarına sağ yandan yönelir, battığında onları sol yandan keser-geçerdi ve onlar da onun (mağaranın) geniş boşluğundalardı. Bu, Allah'ın ayetlerindendir. Allah, kime hidayet verirse işte hidayet bulan odur.” Hz. Mehdi (a.s.) olan odur. “Kimi saptırırsa onun için asla doğru-yolu gösterici bir veli bulamazsın” o da deccal. Bak, burada hem Hz. Mehdi (a.s.)’dan, hem deccalden bahis var. “Sen onları uyanık sanırsın, oysa onlar uyuşmuşlardır” yani yekaza hali gibi bir hal. Uyuşmuşlardır, zaten bu konumda Hz. Hızır (a.s.) ile bağlantı oluyor.“Biz onları sağ yana ve sol yana çeviriyorduk. Köpekleri de iki kolunu uzatmış yatıyordu. Onları görmüş olsaydın, geri dönüp onlardan kaçardın, onlardan içini korku kaplardı.” Görünüşleri seni korkuturdu diyor. Çünkü, biraz acayip bir durum mağaranın içerisinde, yıllardan beri yatan insanlar var ve hiçbir şey olmamış. Bir mantığı yok ilk bakan için. Çok acayip bir durum var. “Korkardın” diyor Cenab-ı Allah. “Böylece, aralarında bir sorgulama yapsınlar diye onları dirilttik (uyandırdık).” Yani o yekaza halinden, o boyuttan çıkarttık diyor Allah. “İçlerinden bir sözcü dedi ki: "Ne kadar kaldınız?" yine aynı kişi Allah-ü alem, Hz. Hızır (a.s.) inşaAllah.“Dediler ki: "Bir gün veya günün bir (kaç saatlik) kısmı kadar kaldık."” Şeytandan Allah’a sığınıyorum. “Dediler ki: "Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir; şimdi birinizi bu paranızla şehre gönderin de, hangi yiyecek temizse baksın, size ondan bir rızık getirsin; ancak oldukça nazik davransın ve sakın sizi kimseye sezdirmesin." Bu kadar ince bilgiyi, detaylı bilgiyi kim veriyor, Allah-ü alemHz.Hızır (a.s.). Bak, “Çünkü durumunuzu bilip, ele geçirirlerse sizi taşa tutarlar veya dinlerine geri çevirirler; bu durumda ebedi olarak kurtuluş bulamazsınız." “Böylece Allah'ın va'dinin hak olduğunu ve gerçekten” bak, Allah’ın vaadi ne? Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkışı, İttihad-ı İslam, Hz. İsa (a.s.)’ın zuhuru ve Kıyamet. “Allah'ın va'dinin hak olduğunu gerçekten kıyametin, kendisinde şüphe bulunmadığını bilmeleri için” Kıyamet mutlaka kopacak diyor. Ona ait alametler de oluştu biliyorsun, inşaAllah. “Onları buldurmuş olduk. Kendi aralarında durumlarını tartışıyorlardı, dedi ki: "Onların üstüne bir bina inşa edin, Rableri onları daha iyi bilir."” Bu bina inşa etme, duvar inşa etme kimin işi?
ALTUĞ BERKER: Hz.Hızır (a.s.).
ADNAN OKTAR: Hz.Hızır (a.s.)’ın.“Onların işine galip”, bak “İşine galip gelen (sözleri geçen)ler ise: "Üstlerine mutlaka bir mescid yapmalıyız" dediler. Mescid konusunda da uzmandır Hz.Hızır (a.s.). Bu Hz. Süleyman (a.s.)'ın mescidinde görev almıştır, inşaAllah. “Hiçbir şey hakkında: "Bunu yarın mutlaka yapacağım” deme. Ancak: "İnşaAllah” de” diyor Allah. İnşaAllah, burada geçiyor işte. Kuran’da tek Kehf Suresi’nde, maşaAllah da burada geçer, inşaAllah da. İnşaAllah’ı, maşaAllah’ı çok söyleyenler dünya hakimi olacaklar. Bir sır var içerisinde, kilit kelimedir, anahtar kelimedir, inşaAllah...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler