Adnan Oktar`ın 7 Kasım 2010 tarihli Tv Kayseri ve Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Hafsa, ben anlamıyorum kardeşim bir şey anlatıyorum. Hep tepeden, ben o kadar kapsamlı açıklıyorum ki dinlemiyorlar. Ben bir şey anlattığımda anlamayanlar Allah aşkına bizim internet sitemizden yeniden indirip bir dinlesinler. Detaylı açıklıyorum, dikkat edersen dikkatleri kapalı, anlamıyorlar. Birinci kısmı dinliyor, ikinci cümleyi dinlemiyor. Kardeşim bütününü dinlesene, tam anlamıyla açıklıyorum. Bir konuyu açıklayınca mutlaka şerhini yapıyorum, açıklıyorum. Ben dedim ki; kapalı hanımlar, bir kısmı kendilerine bakmıyorlar” dedim. Diyor ki; “bütün kapalı hanımlar kendilerine bakmıyorlar dediniz” diyor. Buyur yani şimdi bak ben o filmi seyrettireceğim. Ben doğruysam ne yapacak Hafsa? Olmadı güzel Hafsa olmadı. Ben bir kere kapalı hanımları çok seviyorum. Çarşaflı hanımları daha da çok seviyorum. Öyle bir şeyim yok benim, hepsini çok seviyorum. Fakat bakımsızlar, bakmıyorlar kendilerine yani biliyorum, duyuyorum. Saçları yapış yapış böyle saçları çoğunun dökülüyor. Mesela gitsinler saçını kabartsın, Güneşe çıkarsın ve yahut ultraviole alacak şekilde. Solaryuma girsin, güçlü olsun saçları mesela tarakla kabartır. Hava alması lazım saçların. Örtüyorlar o tülbentle içeri bastırıyor iyice sıkıyor, üstüne bir daha bastırıyor. Eve gidiyor yine açmıyor. Dışarıya çıkıyor yine açmıyor. Uyuyor, onunla yatıyor. Ne olur, o saç? Dökülüyor ondan sonra saçları, yapış yapış. Güneşe de çıkmıyorlar, D vitamini de almıyor, kemikleri kıralacak gibi böyle. Yiyeceklerine dikkat edecekler, A ve D vitamini alacaklar, mutlaka ya solaryuma yada Güneşe çıkmaları lazım. Yani vücudun ihtiyacıdır bu, saçlarını kabartacaklar, güzel tarayacaklar, bakımlı olması lazım. Evde açsınlar saçlarını artık anasının babasının yanında insaf. Yani böyle şey olmaz. Deodorant kullansınlar, benim dediğim doğru. Bu acı gerçek, bunu kimse söylemiyor. Dost derler işte hani acı değil de tatlı söylüyoruz. Bak bunu kimseden duyamazlar kolay kolay çünkü insanlar çekinir bunu söyleyemezler. Ben onları sevdiğim için söylüyorum. Güzel olmaları için söylüyorum. Yani bizzat müşahade ettiğim vakalar var da onun için söylüyorum. Hakikaten kokuyor. Yazık günah. Giymiş üst üste tamam güzel bir şey dediğimiz yok. Ama onun özel bakımı vardır. Yani günde en az 2 kere, 3 kere banyo alınması lazım. Haftada bir yıkanıyor. Ne olur o vücut? Pazardan pazara, cumadan cumaya. Bir kere bu çok anormal bir hareket cumadan cumaya yıkanmak. Yani rezalet ve çok anormal bir hareket. Üstü üste olduğunda bir vücut ne olur? Bir düşünün, hasta da olur. Enfeksiyon oluşur, bilmem ne oluşur. Hemen eve gittiğinde çıkaracak, çok kapsamlı yıkanıp duş alması lazım. Saçlarını yıkayacak, kabartacak. Mümkünse solaryuma girsin, değilse Güneşe çıksın. Ailesi bunu sağlaması gerekir. Mutlaka D vitamini alması lazım, hazır ve yahut balık yağı alsın. Çünkü hiç Güneş görmüyor, Güneş görmeyince ne olur? Hem kansızlık olur. Bir kere A vitamini beta-karoten alıyor, A vitaminine dönüşmüyor, Güneş görmediği için. Güneş görmediği için D vitamini de alamıyor. Çok sağlıksız oluyor. Güçsüz, kürdan gibiler çok zayıf şey gibi. Ben istiyorum ki Müslüman, Peygamberimiz (s.a.v.) diyor, “Müslümanın güçlü olanı makbuldür” diyor. Zinde ve güçlü olsunlar, aslan gibi böyle gösterişli, yapılı olsunlar. Spor yapsınlar. Evde mesela spor yapabilir, yer jimnastiği yapabilir. Tembellik ediyorlar, spor da yapmıyorlar. O zaman ne kas gelişimi oluyor, ne kemik gelişimi oluyor. Kansız da oluyorlar. Mıy mıy mıy keratalar. Çok cansız oluyorlar. Halbuki dalyan gibi olacaklar, Müslüman. Güçlü, kuvvetli olması lazım. Sıhhatli, canlı olacaklar, mis gibi böyle koksunlar, güzel canlı canlı konuşsunlar. Yani temiz koksunlar, illa belirli bir koku olsun demiyorum da. En azından temiz, çiçek kokusu da olabilir, hafif bir koku yani ağır bir koku o da anormal bir hareket tabii olmaz. Ağır kokan demiyorum ama temiz, hafif bir çiçek kokusu mesela olur. Çok kültürlü olsunlar, mesela güler yüzlü olsunlar, hoş sohbet olsunlar, mesela bir baş örtüsü çok nefis ve güzel bir görünümde olsun. Mesela kıyafetleri çok güzel olsun. Bakan hay maşaAllah desin. Mesela konuştuğunda çok hikmetli konuşsun. Mesela aksi olmak, ters konuşmak, laf sokmak. Bu onlar için, bu çocukların üstüne çok gittikleri için kapalı kızların, bir kısmının sinirleri bozulmuş. Nasılsın? Desem, sanki hakaret etmiş gibi geliyor. Hemen ters cevap, lafa laf on da üstte, hemen iddialaşma, hemen kavga. Bir de sol entel bir ağız geliştirdiler bir kısmı. Altı kaval, üstü şişhane, altında ayağında botlar, askeri bot, askeri ayakkabı, üstünde kırmızı, alt tarafında yeşil, bir etek, altında pantolon yani çok alengirli kıyafetler. Osmanlı döneminde Abdülmecit döneminde o gravürlerde falan var. Mesela Osmanlı hanımlarının kıyafetleri mesela çok şahane. Bayağı kibar, çok zarif bir görünüm. O zaman insanlar imreniyor, çok güzel olur. Mesela lafını sözünü bilen böyle. Hz. Meryem (a.s.) gibi çok isabetli konuşan, iddialaşmayan, müthiş genel kültüre sahip, insanın nefesi kesilir o zaman. “Aman Allah’ım bu ne, maşaAllah” dersin. Gayri ihtiyari hürmet edilir. Mesela laf atan olur ters. Mesela “selam size derler” diyor, Allah ayatte.. Kavgaya, gürültüye karışmayan böyle hoş sohbet. Benim istediğim böyle işte sıhhatli. Dalyan gibi böyle aklı başında, sportmen, dindar kızlar, hanım kızlar. Herkes iftihar eder o zaman çok hoşlarına gider. Olayın kökeninde bu var yani gerçek kökenini söylüyorum ben, çektikleri sıkıntının kökeninde bunlar var. Bak kimsenin söyleyemediğini ben söylüyorum. Bak bu çok büyük bir nimet. Yani bunu kimse söyleyemiyor. Resmi ağızdanda bunu söyleyemezler. Ben söylüyorum işte, yani sıhhtasiz olmamalarını, onların sıhhatli olmalarını istiyorum ben, sağlık olmalarını istiyorum. Güzel huylu olsunlar. Çoğu konuşamıyor, bir şey söyleyemiyor yani garip bir ruh hali, kendi aralarında acayip şeyler oluyor. Bu % 1 oranında benim dediğim sayı, ama % 1, sütün içerisine bir damla zehir damlatırsın, sütün tamamını batırır. % 1 çok büyük tahribat yapıyor. O % 1’in düzelmesi için bunları söylüyorum. Hafsa da efendim sözümü herhalde anlamıştır. Bu meyandaydı benim konuşmam yani biraz daha genişletmiş oldum...
Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler