Adnan Oktar`ın 9 Kasım 2010 tarihli Gaziantep Olay Tv röportajından
ALTUĞ BERKER: ...Cüneyt Ülsever yine Hürriyet’te, Türkiye’nin füze kalkanı projesine hayır demesinin mümkün olmadığını, bu nedenle bazı şartlar öne sürerek kabul edeceğini söylüyor. Ancak bu şartların sadece göz boyamadan ibaret olacağını, yoksa bu proje hayata geçtiği takdirde, örneğin herhangi bir fiili durumda İran topraklarına füze atmasının önüne geçilemeyeceğini yazmış.
ADNAN OKTAR: Kardeşim İran’la zaten savaş olmayacak. Dolayısıyla kimsenin kimseye de füze atması diye bir konu yok. Zamanımız Mehdiyet çağıdır.
ALTUĞ BERKER: Siz söyledikten sonra İran Cumhurbaşkanı da aynı söyledikleriniz paralelinde açıklamalar yaparak, atom bombasının olamayacağını söylemişti Hocam sizin anlatımınızdan sonra.
ADNAN OKTAR: Fakat İran’dan beklediğimiz bu görünmez Mehdi (a.s.) inancının yerine, yaşayan Mehdi (a.s.), anneden babadan doğmuş Mehdi (a.s.) inancının oturması, doğrusu budur. Yani hiçbir zaman için gelmeyecek Mehdi (a.s.)’yi bekleyeceğine, gerçekten Kuran’da da belirtilen, işaret edilen, Mehdilerin devamı olan Mehdi (a.s.) geleceğine inanmaları en doğru olanıdır.
ALTUĞ BERKER: Semih İdiz’in bir yazısı vardı Hocam Milliyet’te. “NATO’nun Türk muamması” başlıklı bir yazı yazmış. “AK Parti iktidarı sıcak baktığı İran ile soğuk baktığı ama ilişkilerini devam ettirmek zorunda olduğu batı arasında sıkışıp kaldı” diyor. “Ankara ince ve diplomatik çözümler üretmezse iki tarafa da yaranamayacak. Türkiye uluslar arası düzeyde etkinliğini arttırdı bundan şüphe yok. Ama yinede çoğunluğun kabul ettiği konularda kendi arzularını kabul ettirme gücüne henüz değil” demiş.
ADNAN OKTAR: Kardeşim İran çaka çaka silahla dolsa, Türkiye’de çaka çaka silahla dolsa, birbirlerine konuşlandırılmış füzeleri de olduğunu düşünelim. Fakat ikisi birbiriyle Mehdiyet konusunda tam anlaşıp, İslam konusunda tam ittifak edip, kardeş olup birbirlerine bağlarını güçlendirirlerse, o silahların, o malzemelerin ne mahsuru olur? Hiçbir mahsuru olmaz. Bütün mesela dostluktadır. Yani bizi kavga edecek zannederken, biz birbirimizle dost olduğumuzu, sevdiğimizi, kardeş olduğumuzu gösterirsek, bu çok büyük bir tokat olur. Ama birileri çıkar da, işte İran’ın başına Allah bela vermiş, ne kadar güzel olmuş. Allah daha da başına belayı arttırsın, diyorsa Cübbeli Ahmet gibi. Veyahut işte Şiileri, Caferileri, Alevileri, Bektaşileri, Vahabileri Mehdi (a.s.) hepsini kıtır kıtır pırasa gibi doğrayacak diyorsa, oradaki topluluk da buna "doğru" diyorsa. Nasıl doğrayacak, pırasa gibi doğrayacak mı, diyor. Pırasa gibi doğrayacak toptan, diyor. İşte böyle olunca Amerika’nın kan dökücü Evanjelik bir kısım elemanlarına, Amerikan masonlarına yani ateist-masonlarına çok büyük bir destek sağlanmış olur. Bu da çok büyük bir hata olur.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler