Adnan Oktar`ın 9 Kasım 2010 tarihli Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Kendilerine okunan bu Kitab'ı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu?” diyor Cenab-ı Allah Ankebut 51’de. Bak, “Kendilerine okunan bu Kitab’ı (Kuran’) sana göndermiş olmamız onlara yetmiyor mu?” Müşriklere, münafıklara Cenab-ı Allah soruyor. Dine neden hurafeler ilave ediyorsunuz, dinde olmayan şeyleri neden koyuyorsunuz, tarzında bir soru bu Cenab-ı Allah’tan. (Ankebut Suresi 51) “Kendilerine okunan bu Kitab’ı (Kuran’) sana göndermiş olmamız” o münafıklara, o müşriklere yetmiyor mu? Yetmiyor adamlara onun için hurafe ilave ediyorlar. “Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal, buna haram demeyin.” Kendi kendinize böyle yobaz Hocaları çıkartıp, sahtekar Hocaları çıkartıp, yalancı Hocalar bak.
“Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla” diyor bak Allah. (Nahl suresi 116) “Şuna helal, buna haram demeyin.” İşte şunu yapmayın haram, bunu yapmayın haram. Haramı da helal etmeyin diyor, inşaAllah. “Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz” hurafe çıkarmış olursunuz. “Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar” hurafe çıkaranlar “kurtuluşa ermezler.” (Nahl suresi 116)
(Araf Suresi 32-33) “De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti” yani güzel süsleri güzel kıyafetleri “ve temiz rızıkları” her türlü yiyecek Allah’ın bize helal kıldığı güzel yiyecekler. “Temiz rızıkları kim haram kılmıştır?" Kim haram kılıyor? Münafıklar, yobaz takımı. “De ki: "Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir,” dünya hayatında Müslümanlar içindir diyor. İstediğiniz gibi bu nimetlerden istifade edin Allah’ın yarattığı bu güzel gıdalardan da yiyin. “Kıyamet günü ise yalnızca onlarındır." Ahirette de sadece sizin olacak diyor. Küfre ait olmayacak bu nimetler, sadece size ait olacacaktır diyor. “Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.” Bak ayeti açıklıyorum diyor Allah ama bilen bir topluluk için, kafası çalışan bir topluluk için, ahmak için değil. “De ki: "Rabbim yalnızca çirkin-hayasızlıkları -onlardan açıkta olanlarını ve gizli olanlarını,- günah işlemeyi, haklı nedeni olmayan 'isyan ve saldırıyı' kendisi hakkında ispatlayıcı bir delil indirmediği şeyi Allah’a şirk koşmanızı” bak kendisi hakkında ispatlayıcı bir delil. Demek ki Kuran’dan bir şeyin haram helal olduğuna dair delil olması lazım. Açık olmadığı zaman Allah bunun şirk olduğunu söylüyor, çünkü Allah adına hüküm vermiş oluyor. Mesela adam diyor ki, bana vahiy geldi. Nereden çıkarttın diyorsun, bana geliyor vahiy, diyor. Cenab-ı Allah diyor ki bak; "kendisi hakkında ispatlayıcı bir delil indirmediği.” Kuranda olmayan bir ayetle. “Allah’a şirk koşmanızı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır." Çıkıyor Cübbeli yağmur gibi hurafe yağdırıyor. Nereden çıkartıyorsun, Kuran'da var mı, diyorsun. Yok. Resullullah (s.a.v.)’ın hayatında var mı? Yok. Resullullah (s.a.v.)’ın sünnetinde var mı? Yok.
Bakın Enam suresi 140; “Yalan yere iftira düzüp,” yani iftira demek hurafeler demektir. Her türlü uydurma, dine sonradan katılan her türlü yobazların ilave ettiği bilgi. “Yalan yere iftira düzüp Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiklerini haram kılanlar elbette hüsrana uğramışlardır.” Mesela bir yiyecek yiyiyorsun aman yeme, diyor. Ne oldu? Haram o, diyor. Neye göre? Bak sana göstereyim, diyor. Kuran’da var mı, diyorsun. Yok. Peygamberimiz (s.a.v.)’in Kavli Sünneti’nde var mı? Yok. Nerede var? Hurafelerde var. Veyahut bana vahiy geldi diyor. İşte yobaz belasından uzun uzun Cenab-ı Allah ayetlerle böyle telin edip lanetliyor Cenab-ı Allah. Yobazlık bir tek asrımızda değil, her dönemde baş belası olmuştur.
Yunus Suresi, 59. Şeytandan Allah’a sığınıyorum. “De ki: "Allah'ın sizin için indirdiği sizin bir kısmını haram ve helal kıldığınız rızıktan, haber var mı?” Bak “sizin” diyor, Allah’ın değil. Kendileri haram kılıyorlar, öyle bir şey yok. Haram yok, bana göre haram diyor. “Sizin bir kısmını haram ve helal kıldığınız rızıktan, haber var mı? Söyler misiniz?" De ki: "Allah mı size izin verdi,” nereden çıkarttınız bu hurafeyi diyor Cenab-ı Allah. “Yoksa Allah hakkında yalan uydurup iftira mı ediyorsunuz?" Yoksa kendi kendinize hurafeler çıkarıp, yobazlık yapıp, sahtekarlık yapıp. İlaveler mi yapıyorsunuz, iftira mı ediyorsunuz Allah’a, diyor. (Yunus Suresi 59)
Enam suresi 119; “O, size haram kıldıklarını ayrı ayrı açıklamışken,” net muhkem ayetlerle belirtmişken, “Üzerinde Allah'ın ismi anılan şeyleri yemiyorsunuz?” Neden yemiyorsunuz, diyor Allah, helal olduğu halde.
Bak münafık ve yobazlar da buna cevap veriyorlar Nahl suresi 35’te. O zamanın üç kağıtçı yobazları, o zaman da var münafıklar, sahtekar yobazlar o zamanda var. “Şirk koşmakta olanlar dediler ki:” Allah’a şirk koşan bu münafık yobaz takımı. "Eğer Allah dileseydi, O'nun dışında hiçbir şeye kulluk etmezdik,” çünkü birçok insanı onlar (haşa) Allah gibi görüyorlar. Mesela vahiy indiriyor diyor adam, vahiy kaynağı olarak görüyor. Onun hükümlerini Allah’ın hükümleri gibi görüyor. “Biz de, atalarımız da; ve O'nsuz hiçbir şeyi haram kılmazdık." Kim haram kılmış? Atası. Allah diyor ki Cenab-ı Allah, “ya ataları bir şey bilmeyen cahil kimselerse yine mi uyacaklar?” Mesela adamı Kuran’a davet ettiğinde, Kuran’da nerede bana göster bu haramları, diyorsun. Atalarımda var, diyor. Cenab-ı Allah diyorki; “ya ataları bir şey bilmeyen cahil kimselerse yine mi uyacaklar?” diyor. Yani meydana gelen kepazeliğin kökeninde, bu yobazlığın kökeninde bu uydurmalar vardır, bu hurafeler vardır. Cenab-ı Allah onları anlatıyor.
Bakın yine Enam Suresi, 144. “Hiçbir bilgiye dayanmaksızın,” yani ne Kuran’da var ne sünnette var. “İnsanları saptırmak için Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzenden daha zalim kimdir?” Şu an Müslümanların perişan olmasının, acı çekmesinin kökenini Allah açıklıyor. Allah adına iftira düzmeleri.
Bak yine Enam suresi 145. “De ki:” diyor Cenab-ı Allah "Bana vahyolunanlar içinde,” Kuran’ın hükümleri içinde. “Yiyen bir kimsenin yiyeceği (şeyler) için, ölü eti, dökülen kan, domuz eti -ki bu gerçekten murdardır- ya da Allah'tan başkası adına kesilmiş bir fısk dışında, haram kılınmış bir şey bulamıyorum.” Nerede diyor bu haramlar, çıkarttığınız haramlar. Ve biz aradığımızda Kuran’da başkasını bulamıyoruz, diyor Cenab-ı Allah. Bak haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Ama münafığa sordun mu, müşriğe sordun mu, ben sana bulayım, diyor kaynak olarak. Sabaha kadar sayar sana haramları.
Maide suresi 87; “Ey iman edenler, Allah'ın sizin için helal kıldığı güzel şeyleri haram kılmayın ve haddi aşmayın.” Yani durduk yere haramları çıkartmayın uydurma çıkartmayın, diyor Cenab-ı Allah. Ve haddi de aşmayın. Haddi aşmak ne demektir? Kuran’a uymamak.
O zaman münafıklar ne diyorlar Yunus Suresi, 15’te? "Bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir." diyorlar bak Yunus Suresi, 15’te. Çünkü hurafe bulamayınca, uydurma bulamayınca ne diyor? “Bundan başka bir Kur'an getir” yeni hükümler getir bize, diyorlar. Uydurmalar tarzında veya Allah’ın hükmünü değiştir, Kuran’daki hükmü değiştir. Münafıkların yaptığını da aynı bu şekilde görüyoruz, değiştiriyor adam. Onların Allah’tan korkusu olmuyor.
Rum suresi 32; “(O müşrikler ki,) Kendi dinlerini fırkalara ayırmış” bak parçalara ayırmış kendi dinlerini ayrı ayrı gruplara ayırmış. “Ve kendileri de parça parça olmuşlardır;” kendileri de kendi içlerinde ayrıca parçalanmışlardır, diyor Allah. “Ki her grup kendi elindekiyle övünüp sevinç duymaktadır.” Yani en iyi kurtuluş yolunda olan, en doğru yolda olan biziz derler, diyor Allah. Halbuki hiçbiri doğru yolda değil, diyor Allah.
Rum suresi 32. “O dini dosdoğru ayakta tutun.” Yani Kuran’a sıkı sıkıya sarılın, “ve onda ayrılığa düşmeyin.” Bölümlere ayırmayın, İslam alemi parçalanmasın diyor Allah. Onlar ne yapıyor ayrılığa düşmeyin deyince? Tam anlamıyla ayrılığa düştüler. İşte bu ayrılığa düşmeyin ayetini uygulayacak olan Mehdi (a.s.)’dir. O ayrılığa düşmeyin sözü ne demektir? Birleşin demektir. Müslümanları ayrılığa düşmekten kurtaracak olan Mehdi (a.s.)’dir. Ve dolayısıyla Müslümanları birleştirecek...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...