Adnan Oktar`ın 9 Kasım 2010 tarihli Gaziantep Olay Tv röportajından
ALTUĞ BERKER: ... Hocam “müşriklerin iddialarının aksine Allah bizim güzel yaşamamızı istiyor” demiştiniz. Allah Kuran’da müminleri dünyada güzel yaşatacağını bildiriyor Hocam. Ayeti okuyorum, şeytandan Allah’a sığınırım, “Erkek olsun, kadın olsun, bir mü'min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz.” Nahl 97.
ADNAN OKTAR: İşte bu güzel hayat Mehdiyet devrinde olacak, inşaAllah. O zaman çok neşeli ve sevinçli olacaklar, kuşlar gibi özgür olacaklar, inşaAllah. Çok çok rahat edecekler. Her zaman söylüyorum, genç kızlar hep yalnızlar. Ya bir tane arkadaşları oluyor sırdaşları, ona da pek güvenmiyorlar, yüzde otuz-kırk güveniyorlar, genellikle hep yalnız oluyorlar. Dolayısıyla içlerinde dolu dolu olan coşkun sevgilerini ifade edecek ne bir ortam, ne bir insan topluluğu, ne de bir insan bulabiliyorlar. Bu çok korkunç bir şeydir, Ahir zamanın en büyük felaketlerinden birisidir. Sevme gücü, sevme coşkusu bu kadar yüksek bir varlığın, yani insanın sevecek insan bulmada bu kadar zorlanması ve bu kadar acı çekmesi Ahir zamanın, deccalin bir fitnesidir, bir oyunudur. Ki, tek başına çok derin, çok içli, sevmeyi ve sevilmeyi çok çok güzel bilen insanlar. Amma velakin dışarıya çıkığımızda birçok yerde, Türkiye haricinde ülkelerde sevgisizliğin, korkunun hakim olduğunu görüyoruz. Kuşku hakim, herkes birbirinden şüphe ediyor ve kuşkuyla bakıyorlar. Ama görünürde de, canım, ciğerim, arkadaşım hoş geldin diyor, ama potansiyel tehlike olarak görüyor. Her türlü melaneti işleyebilecek, her türlü kötülüğü yapabilecek bir kişi olarak görüyor. Müthiş dikkatli ve temkinli davranıyor. O dikkatten dolayı da artık yoruluyor, sağına dönüyor dikkat, soluna dönüyor dikkat etmesi gerekiyor. Halbuki Müslümanın son derece özgür, neşeli, sevinç dolu bir hayat sürmesi lazım, bir nevi cennet gibi olması lazım dünyanın. Bir kere güvenme sorunu hiç olmaması lazım, yalan söyleme diye bir konu olmaması lazım, insanların mutlaka doğru konuşması lazım. Vefa diye bir sorun olmaması lazım, herkes vefalı olması lazım. İyi niyetinden şüphe etme olmaması lazım, samimiyetinden şüphe etme olmaması lazım. Mesela bir insanın samimiyetini anlamak için iki üç yıl bir insanı deniyor. Bu ne kadar korkunç bir şey, üç yıl bir insanı sevebilmenin umudunu taşıyor insan, hatta üç yıl, beş yıl. Onu anlamaya, tanımaya çalışıyorum diyor. Niye tanımaya çalışıyor, sevmek için. O kadar süre geçer mi? Bakar bakmaz sevmesi lazım, bakar bakmaz tanıması lazım, bakar bakmaz güvenmesi lazım. Bu çok korkunç ve acı verici bir ortam, dünyada bir nevi cehennem hayatı gibi bir şey. Arkadaşı oluyor, uzun uzun onu aylarca tartıyor, acaba oyuncu mu? Hakikaten de korktuğu başına geliyor, hakikaten de sahtekar çıkıyor ve her arkadaşlık dostluk, büyük bölümü dışarıda böyledir. Hep felaketle sonuçlanır, ya kavga ederler, ya düşman olurlar birbirlerine, ya birbirlerinin dedikodularını yaparlar, hep ayrılıkla sonuçlanır. Sevmede ayrılıkla sonuçlanma hiç yoktur İslam’da. Bir kere seversin, sonsuza kadar beraber olursun, ölüm de ayırmaz seni, çünkü ahirette de beraber oluyorsun. Ama cahiliye kafasında sürekli ayrılıklar vardır, sürekli sükutu hayale uğrama vardır, böyle hayretler içinde kalma, şok olma. Artık öyle insanlardan nefret ediyorum ki, öyle bir tanıdım ki, benim anladığım dünyada güvenecek hiç kimse yok diyor. Bunu diyenlerin oranı yüzde doksan dokuz gibi falan dünyada. Güvendiğin adam var mı, diyorum. Yok, diyor. Önce başta güveniyordum, diyor. Bak ben kiminle görüştüysem, “başlangıçta güveniyordum ama sonra anladım ki insanlar kesinlikle güvenilmezler” diyor. Deccalin verdiği zararın ve tahribatın şiddetini görüyor musun? Ve bu inancı insanlara enjekte etti, inandırdı insanları. Gidin bakın, kime sorarsanız sorun, güvendiğin biri var mı bir deyin bakalım. Mutlaka bu safhalardan geçtiğini söyleyecektir. “Önce ben temiz bir kalple güveniyordum ama baktım ki, herkes bir oyun peşinde, güvenilir insanlar yok. Şimdi ben sadece kendimi seviyorum, bir de kedimi seviyorum, köpeğimi seviyorum” diyor. Yine de ihtiyaten bir arkadaş ediniyorlar ama onlar da yine tehlikeli. Ona karşı da dikkatli, teyakkuzda duruyor, fazla da açık vermiyor. Halbuki her mümin, her müminin sırdaşı olması lazım. Gönlü çok rahat olması lazım. Hiçbir şekilde yalan söylememesi lazım, alabildiğine samimi olması lazım ki, bizim sinirlerimiz yatışmış, ruhumuz yatışmış, huzurlu yaşayabilelim. Bunun dışında o stresi insanın vücudu kaldırmaz. İnsan zavallı bir varlık, zayıf yaratılmıştır. Milyonlarca tehlikenin içinde yaşayamaz. Her insandan korkacak, her olaydan korkacak, herkese temkinli olacak, bir kişiyle arkadaş olmak için yıllarca analiz yapacak, bu çok korkunç bir şey, böyle olmaz...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler