Adnan Oktar`ın 10 Kasım 2010 tarihli Tv Kayseri ve Samsun Aks Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:Mehmet Şevket Eygi Hocamız çok güzel bir yazı yazmış bugün inşaAllah. Yazının başlığı “Ehli cehennem kurralar”. Kurra yani malumunuz çok ibadet eden, günahtan kaçınan demek. Yazıda hadislerden de örnekler vererek en çok münafıkların, çok dindar gözüken kişilerden çıktıklarını yazmış Hocam.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Ağzından nur akıyor, Hocamızı bir kere daha bir çağıralım, şereflendirsin. Hocamızı bir gün misafir edelim. Geçenlerde bir gelmişti fakat tadına doyamadık. Hocamızın yine bir inşaAllah sohbetinden istifade edelim. Çok isabetli, güzel bir açıklama yapmış. Oku biraz.
ALTUĞ BERKER:Tabii Hocam, inşaAllah. Başlıyorum.
ADNAN OKTAR:İn aşağıya kadar, gel.
ALTUĞ BERKER:Ben de önümdekinden okuyabilir miyim Hocam inşaAllah?
ADNAN OKTAR:Evet.
ALTUĞ BERKER:“Dindar görünerek dini şahsi menfaatlerine ve ihtiraslarına alet eden, dini hizmetleri dejenere eden, dini tahrip eden, din sömürüsü yapan, küfre hizmet eden münafıklar için Cehennemin en korkunç, en kötü, en dehşetli kuyusu hazırlanmıştır.” Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in iki hadisini naklediyor. Tırmizi’de geçen hadis şu şekilde; “Resulullah (s.a.v.) bir gün: "Hüzün Kuyusu'ndan Allah'ı sığınırım" buyurdular. Yanındakiler sordular: "Ey Allah'ın Resulü. Hüzün Kuyusu nedir?" Resulüllah (s.a.v.) şu cevabı verdiler: "O, Cehennem'de bir vadidir. Cehennem, o vadiden her gün yüz kere Allah'a sığınır." Yine sordular: "Ey Allah'ın Resulü, oraya kimler girecek?" Buyurdular: "Oraya, amellerinde riya yapan kurralar girecektir." Bir başka hadiste de Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuş. "Ümmetimin gerçek münafıklarının çoğunluğu kurralar arasındadır."
ADNAN OKTAR:Kurra, hafızlar Kuran’ı ezberden bilen, Kuran’ı çok iyi okuyan insanlardır, benim bildiğim öyle. Yani Kuran’a tam hakim, Kuran’ı baştan sona ezberlemiş, alim fakat sahtekar, üçkağıtçı, Türk-İslam Birliği’ni istemez, İttihad-ı İslam’ı istemez, Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkmasını istemez, Hz. İsa (a.s.)’ın inmesini istemez.
SUNUCU:Neyi ister?
ADNAN OKTAR:Kendi sisteminin devamını ister. Kendi saltanatının devamını ister yani o ünlü olacak, tanınacak, mutlu yaşayacak. Mehdiyeti zorlu görür. Yani oturup şimdi Cübbeli’yi ima ettiğimi zannetmesin. Onunla alakası yok, ben sadece cahil olarak görüyorum onu veyahut işte şaşar beşer Faruk Beşer bilmem ne falan onların hiçbirini kastetmiyorum. Bu kişilerin şahsi imparatorlukları oluyor, küçük imparatorluklar. Yani mesela binlerce küçük imparatorluk bu imparatorlukların ellerinden gideceğinden tedirginler yani konu bu. Onu sonuna kadar yaşatmak peşindeler. Halbuki o imparatorluklar yıkılsın. Allah’ın istediği İttihad-ı İslam, Türk İslam Birliği oluşsun. Bütün insanlık mutlu olsun. Hristiyanlar da rahat etsin, Museviler de rahat etsin, Müslümanlar da rahat etsin, dinsiz de rahat etsin, hepsi rahat etsin. Tam bir demokrasi, tam bir özgürlük ortamı olsun. Güzel ortam olsun. Her gün bayram olsun, her gün sevinç içinde insanlar yaşasın. Bu gerilim ve korku kalksın. Yani mesela siyasette kavga, sokakta kavga, evde kavga, ticarette kavga, bölgelerde kavga, maçta kavga, bunların hepsi kalkacak işte. Yani kavga bitecek, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Yazısının sonunu da okuyayım mı Hocamızın?
ADNAN OKTAR: Evet.
ALTUĞ BERKER:“Onların bir kısmının dini imanı paradır, maddi menfaattir, şahsi prestijdir. Bozuk kurralardan bazısı namaz bile kılmaz. Onlardan bazısı Kitab, Sünnet ve icmâ-i ümmet ile sâbit tesettürü bile inkâr eder. Kimisi milyonlarca tasavvuf ve tarikat Müslümanını müşrik ve kâfir ilan eder. Cenab-ı Hak bu Müslüman halkı, bozuk kurraların şerlerinden muhafaza buyursun” diyerek bitirmiş Hocam.
ADNAN OKTAR:Sadece kendi topluluğunu hak olarak görür böyle tipler, kendi çevresini hak olarak görür. Herkesi dalalette ve küfrün içerisinde görür. Mesela başı açık hanımları dinsiz gibi görür. Efendim, İslam alemini paramparça etmek ister. Bir tek kendi topluluğu haktır, o kurtuluş içerisindedir o kadar. Hatta kendi topluluğu içerisinde bile belirli bir bölümün kurtuluş içerisinde olacağını düşünür. Halbuki “La ilahe illallah Muhammeden Resulullah” diyen herkes Müslümandır. Alevisi de, Şiisi de, Vahhabisi de. Hepimiz kardeşiz, hepimiz Allah’a boyun eğmiş, Allah’a kul olan insanlarız. Başı açık olanlar da bizim Müslüman kardeşimizdir, başı kapalı olanlar da Müslüman kardeşimizdir, çarşaflı olanlar da Müslüman kardeşimizdir. Yani bölünmeyi aramamak lazım, bölünmeyi aradın mı şeytan sana on bin türlü bölünme çıkartır. Bak, başörtülüler içerisinde bile bölünecek konu buluyorlar; çarşaflı olanlar, türbanlı olanlar. Türbanlı olanları zaten dinsiz gibi görüyorlar. “Hiç örtünmesin daha iyi” diyor, çarşaflı olanlarda da yüzü görünenleri, onları da sapkın görüyor. “Yüzünün bir gözünün görünmesi gerekir” diyor. Onları da kendi içinde bölüyor. Bir gözünün görünen, “O da acayiptir, hiç gözünün görünmemesi gerekir, yüzüne peçe örtmesi gerekir” diyor. “Peçe örttüğünde dışarı çıkarsa da fitne çıkartıyor” diyor, o da ayrı bir bölüme ayırıyor. Bununla baş olacak gibi değil kardeşim burada bölmedik adam kalmıyor. Müslümanlar zaten bir avuç, dünyada bir avuç. Zaten gücü yetmiyor deccaliyete karşı. Deccaliyete karşı zaten bütün mezhepler, bütün cemaatlerin birleşmesi gerekiyor, ayrıca hristiyanlarla da ittifak yapılması gerekiyor ki deccaliyet yıkılabilsin. Adam paramparça etmek peşinde, o zaman ne diyor? “Ben şehit olayım daha iyi” diyor. Bir de şehitliği garantide görüyor, şehitlik garantide değil ki. Cehennemin en dibine gidebilirsin sen, hakkı, hakikati samimiyetle savunmazsan cehennemin en dibine gidebilirsin.
Mehmet Şevket Eygi Hocamız çok candandır, mesela o Müslümanların başına mutlaka bir lider seçilmesini yıllardan beri söyler, geceli gündüzlü anlatır. Adamların en çekindiği şey küçük olsun benim olsun. Mesela küçük bir cemaat oluyor, “Benim şeyhim en büyük alimdir, en büyük müceddittir, en büyük müçtehittir”. Başka bir gruba gidiyorsun, o da diyor, “Benim Hocam en büyük müceddit, en büyük müçtehittir” diyor. Böyle yüzlerce, hatta binlerce en büyük müceddit ve en büyük müçtehit var dünyada, şu an yüzlerce binlerce. Her cemaat kendini en büyük müceddit, müçtehit ilan etti liderlerini. Halbuki Peygamber Efendimiz (s.a.v.) böyle bir durumu bildiği için Müslümanların bölünmesini ortadan kaldırmak için bütün mezhepleri ortadan kaldıracak tek bir Hz. Mehdi (a.s.) gönderiyor, tek bir müceddit ve müçtehit. Tamamının üstünde ve fitneyi tamamen ortadan kaldıracak birisi...
Makaleler
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler