Adnan Oktar`ın 6 Kasım 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:... Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e duyduğu hayranlıkla başlıyor Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Bak bir CHP’linin nasıl olması gerektiğini Atatürk bize anlatıyor. Atatürk CHP’yi kuran kişidir. Bütün milletin de Başkumandanıdır ve Milli Önderimizdir ve son derece isabetli, güzel düşünceleriyle Türk milletine daima en güzel yolları göstermiştir. Şimdi gerçek bir CHP’linin nasıl olması gerektiğini bize Atatürk anlatıyor. Hep beraber dinleyelim.
ALTUĞ BERKER:Atatürk’ün İslam dinini öven sözleriyle başlıyorum. Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, cilt 2, S.93. "Ey Millet! Allah birdir. Şanı büyüktür. Allah'ın selameti, atıfeti ve hayrı üzerinize olsun. Koyduğu esas kanunlar, Kur'ân-ı Azimüşşan`daki ayetlerdir. İnsanlara feyz ruhunu vermiş olan dinimiz son dindir. Ekmel dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa, hakikate uymamış olsaydı, bununla diğer ilahi ve tabii kanunlar arasında aykırılıklar olması gerekirdi. Bütün ilahi kanunları yapan Cenab-ı Hak’tır."
ADNAN OKTAR:Evet, devam edelim.
ALTUĞ BERKER:"Milletimiz din gibi kuvvetli bir fazilete sahiptir. Bu fazileti hiçbir kuvvet, milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz. Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur."
ADNAN OKTAR:Dinsiz milletlerin devamına imkan yok.
ALTUĞ BERKER:“Türk Ulusu daha dindar olmalıdır.”
ADNAN OKTAR:Daha dindar, yani mevcut dindarlığından; bak Atatürk kendi dönemindeki dindarlıktan daha dindar olmasını istiyor milletin. Evet.
ALTUĞ BERKER:“Yani tüm sadeliği ile dindar olmalıdır. Dinime, bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum." (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, cilt 3, s. 69) “Elhamdülillah hepimiz Müslümanız, hepimiz dindarız.” Atatürk’ün sözüydü Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Bak elhamdülillah, Allah’a hamd ederek başlıyor. Hepimiz Türküz, hepimiz Müslümanız. Evet.
ALTUĞ BERKER:"Bilhassa bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır. Bu ölçü ile hangi şeyin bir dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz. Hangi şey ki akla, mantığa halkın menfaatine uygundur; biliniz ki o bizim dinimize de uygundur. Her şey akıl ve mantığa, milletin menfaatine, İslam'ın menfaatine uygunsa kimseye sormayın. O şey dinidir. Eğer bizim dinimiz aklın mantığın uyduğu bir din olmasaydı mükemmel olmazdı, son din olmazdı."
ADNAN OKTAR:“Bilimle din iç içedir, yani mutabıktır” diyor. “İslam diniyle bilim bir bütündür” diyor. Yani “bilimi tasdik eder, bilim de İslam’ı tasdik eder” diyor. Onu söylüyor, evet.
ALTUĞ BERKER:Evet, inşaAllah. "Kuran 'Kitab-ı Ekmel'dir. (En mükemmel kitaptır)” diyor Atatürk. “Atatürk, 1923 yılında Konya’da Dar-ül Hilafet-i âliye Medresesi’nde ahlak dersinin okutulduğu bir sınıfa girmiş ve bir öğrenciden; “İnnallâhe ye’murukum en tueddûl emânâti ilâ ehlihâ” (Nisa Suresi, 58) “Şüphesiz Allah size emanetleri, sahiplerine teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor”, ayetini yorumlamasını ve ayetten çıkan ahlak ilkelerini açıklamasını istemiştir. Öğrencinin açıklamalarının ardından Atatürk, öğretmen ve öğrencilere bu ayet-i kerime-i muvaffakiyetimiz için (başarımız için) yegane bir delil hayr eylerim diyerek.”
ADNAN OKTAR:Muvaffakiyetimiz için Türk milletinin genel olarak, yani her konuda muvaffakiyeti için rehber olsun, diyor Kuran. Kuran’ın bu hükmü rehber olmalı, diyor.
ALTUĞ BERKER:“Diyerek duygu ve düşüncelerini açıklamıştır. Kurtuluş Savaşı’nın en zor günlerinde Kerim Paşa, Kuran’da geçen ‘Allah’ın Eli onların üzerindedir,’ ayetini yorumlamış ve bu ayette belirtildiği gibi Allah’ın yardımı ile sıkıntıların aşılacağını söylemiştir. Bunun üzerine Atatürk şöyle karşılık vermiştir. Azizim, ‘Yedullahi fevka eydihim.’ Allah’ın eli bütün ellerden üstündür. Millet, Allah’ın buyruğunu yerine getirecektir ve buyurduğunuz gibi milletçe elde edeceklerimiz hayırlı ve uğurlu olacaktır. Lütufkâr dualarınızın eksik edilmemesini rica ederim. Gayret bizden, yardım ve kolaylık ölümsüz Allah’tandır.”
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Görüyor musunuz Atatürk’ün güzel üslubunu, güzel ruhunu, güzel hitabetini? Evet.
ALTUĞ BERKER:“Atatürk’ün kütüphanecisi Nuri Ulusu aktarıyor. Atatürk bazı kereler çalışırken okuduğu tefsirlerin çok etkisinde kalırdı ve de ‘Hey Büyük Allah’ım, Kuran’a inanmayan kafirdir. Bize nasıl yol gösteriyor, Kuran’ı tüm Dünya’ya okutmalıyız’ derdi. Sonra o, yanındaki bizlere, ‘okurken ruhum coşuyor, sizlere de oluyor mu?’ diye sorardı.”
ADNAN OKTAR:Kardeşim, burada tam muttaki, samimi bir Müslümandan bahsediliyor. İşte CHP’nin çizgisini Atatürk böyle belirliyor. Yani nasıl olmaları gerektiğini, nasıl bakış açısı içinde olmaları gerektiğini gösteriyor. Bu tarzda yani Atatürk gibi aynısı olan bir CHP düşünün, hangi partiye oyunu verirsin?
ALTUĞ BERKER:CHP’ye.
ADNAN OKTAR:CHP’ye veririz. Gözümüzü kırpmadan veririz oyunuzu CHP’ye. Ama Atatürk’ün aynı modelinde olacak, aynı üslup, aynısı olacak, taviz yok. Evet devam et.
ALTUĞ BERKER:Atatürk’ün en çok üzerinde durduğu surelerden biri Şura Suresidir. Atatürk bir konuşmasında Şura Suresine şöyle vurgu yapmıştır. Kuran ayetlerine ve Peygamberimiz (s.a.v.)’in sözlerine göre hükümetin esasları ifade edilmiştir. Onlar şunlardır, danışıp konuşma, Adalet ve Devlet Başkanı’na itaat. Şura muamelatınısı (insanlara ait davranışları) ifa ederken, adilane ifa edecektir. Çünkü adaletten mücerret (ayrılmış) olan Şura, Allah’ın emrettiği bir Şura olamaz. Atatürk Cumhuriyete giden süreçte sıkça Şura Suresine göndermeler yapmıştır. Atatürk bir keresinde, “senin şanını yükseltmedik mi” ayetinde içeren İnşirah Suresi’nin tefsirini yapmıştır.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, Atatürk’ün Kuran bilgisi çok derindi, o bilinmiyor. Yani o Hoca efendilerle karşılaştığında onlarla hemen tefsir konusunda çok güzel konuşmalar oluyordu.
ALTUĞ BERKER:Peygamberimiz (s.a.v.) hakkındaki sözlerinden. Yine söylev ve demeçlerden. “Muhammet Mustafa (s.a.v.), Peygamber olmadan evvel kavminin sevgisine, saygısına, güvenine erişti. Fahriâlem Efendimiz (s.a.v.), sonsuz tehlikeler içinde, tükenmez sıkıntılar ve zorluklar karşısında (20) sene çalıştı ve İslâm dinini kurmaya ait Peygamberlik görevini yapmayı başardıktan sonra Cennetin en yüksek katına erişti.
ADNAN OKTAR:Bak, saygısı, sevgisi Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e ne kadar yüksek. Deniz Baykal da böyle bir konuşma yaptı biliyorsunuz. Ondan sonra yer yerinden oynadı. Ondan sonra bu kaset işi şu bu falan olaylar çıktı. Tek sebebi Deniz Baykal’ın yaptığı bu konuşmadır. O kasedin tek sebebi budur. İddia edilen Ergenekon Örgütü’nün bu kasedi ortaya çıkarmasının tek nedeni Deniz Baykal’ın Türk milliyetçisi olmasıdır. Üniter devleti savunmasıdır ve dine samimi olarak candan inanıyor olmasıdır. Kuran’a canı gönülden sevgi duyuyor olmasıdır. Tek nedeni budur. Anında, bakın hemen olayın akabinde, konuşmanın akabinde çat kasedi ortaya çıkardılar. Çok eski bir kaset o. Ama adamlar zamanlamasını tam o ana getirdiler. Hani böyle konuşursam böyle olur gibisinden. O da maşaAllah delikanlı hiç dinlediği yok, dümdüz gidiyor. Onların tehdidine asla boyun eğmez. Kılıçdaroğlu’ndan da beklediğimiz bu. Deniz Baykal’dan da beklediğimiz bu. Partililerden de beklediğimiz bu. Atatürk’ün bu çizgisinde ilerlemeleri. Mesela bu içerideki zıtlaşmanın düzelmesi de güzel. O da CHP’yi, derler toplar...
Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Sunumlar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler