Adnan Oktar`ın 6 Kasım 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ALTUĞ BERKER: ...Peygamber Efendimiz Hazretleri (s.a.v.), diyor Atatürk, Cenab-ı Hakk tarafından insanlara dini gerçekleri bildirmeye memur ve elçi olmuştur. Anayasası, hepimizce bilinir ki, şanı büyük olan yüce Kuran'daki naslardır. İnsanlara gelişme ve aydınlanma ışığı vermiş olan dinimiz, son dindir, en eksiksiz dindir. Din insanların gıdasıdır. Dinsiz adam boş bir eve benzer. İnsana hüzün verir. Mutlaka bir şeye inanacağız. Bu dinlerin en sonuncusu, elbette en mükemmelidir. İslam dini hepsinden üstündür. Onun Hak Peygamber olduğundan şüphe edenler, şu haritaya baksınlar ve Bedir destanını okusunlar. Hz. Muhammed (s.a.v.)'in bir avuç imanlı Müslümanla mahşer gibi kalabalık ve alabildiğine zengin Kureyş ordusuna karşı Bedir Meydan Muharebesi'nde kazandığı zafer, fâni insanların kârı değildir. Onun Peygamberliğinin en kuvvetli delili işte bu savaştır.
ADNAN OKTAR: Diyorlar ki; “gençleri biz Atatürkçü yetiştireceğiz.” Güzel, Atatürk böyle derin bir din bilgisine sahipti, din kültürüne sahipti. Gençleri en az Atatürk’ün seviyesinde din bilgisiyle mücehhed etmemiz nedir? Atatürkçülüğün ta kendisidir. Atatürk’ün genel kültürüne bakın, şimdi istenen genel kültür politikasına bakın. İslam tarihini de Atatürk çok çok iyi biliyordu. Kuran’ı tefsir etmeyi de çok iyi biliyordu. Ve din hakkında, İslamiyet hakkındaki bilgisi de herhangi bir alimden, Hocadan çok çok daha fazla, mesela bu bilinmiyor. Bir müftüden, bir din aliminden çok çok daha fazladır Atatürk’ün din bilgisi. Bu biliniyor mu? Bilinmiyordur, bilinmiyor. Kuran’ı mesela baştan sona biliyor Atatürk. Çok mükemmel tefsir yapıyor. Hocalar onun karşısında susuyorlardı tartışmaya gidiğinde, konuştuğunda. Birçok sureyi sormuştur. Her sureyi teker teker, yani hangi Hocayla karşılaşsa, “surenin bana tefsirini yap” diyor. Mesela hata yapıyorlar, “yok doğrusu böyle bu şekildedir” diyor, açıklıyor. Muazzam bilgisi var. İslam tarihini baştan sona kadar, en ince detaylarına kadar bilen bir insandır. Gece-gündüz kitap okuyan bir insan. Kitap okumayı yasaklıyorlar, kitap okumaya teşvik etmek lazım, din kültürünü teşvik etmek lazım. Aynı şekilde eski Türk tarihini de çok iyi biliyordu Atatürk. Muazzam bir tarih bilgisi vardı. Musevilik hakkında bilgisi vardı, Hıristiyanlık hakkında bilgisi vardı. Komünizm hakkında, faşizm hakkında muazzam genel kültüre sahipti. Bizde gençlerimizi bu tarzda yetiştirmemiz gerekiyor. Atatürkçüyüm demeyle olmuyor ki, Atatürk gibi genel kütürlü son derece mükemmel insanlar yetiştirmek gerekiyor. Korkarsan, bilgi vermezsen nasıl olacak o zaman? Devam et.
ALTUĞ BERKER: “Bence dinsizim diyen mutlaka dindardır. İnsanın dinsiz olmasının imkanı yoktur. Dinsiz kimse olmaz.”
ADNAN OKTAR: Bak o çok hayati. Hiçbir Darwinist gerçek anlamda dinsiz değil. Cilveleniyorlar öyle kendi kendilerine, yani entel havalarına giriyor böyle. Gerçeğinde hakikaten derinlemesine araştırsan, tabii ki bir yaratan vardır” diyor. Benim mesela Hocam vardı, strüktür Hocam, efendim ismi Ercüment Tarcan. Derse gelirdi, dini kabul etmediği tarzında bir üslubu vardı. Darwinizmi, materyalizmi savunur, dini eleştiren bir üslubu oluyordu. Ben öyle görüyordum. Hocam, dedim bir gün, şu evrimle ilgili bir kitabım var, bir kitap var. Bunu okuyup, bana eleştirir misiniz, dedim. Tabii, dedi aldı, o kitabı okudu. Bir hafta sonra falan gittim. Kitabı okudunuz mu Hocam, dedim. Tek bir tane hücre yapsın insanlar, ben kendimi pencereden aşağıya atarım, dedi. Mümkün değil tesadüf, tabii ki bir yaratan var, dedi. Böyle yani, mesela yıllardan beri orada Darwinizmi anlatan, materyalizmi anlatan insan.
SUNUCU:Felsefe Hocası mı Hocam?
ADNAN OKTAR: Evet.
SUNUCU: Genelde Felsefe Hocalarının tavrı bu galiba Hocam.
ADNAN OKTAR: Evet. Mesela diğer Hocalarla da öyle konuşmuştuk. Başka diğerleri, tek tek şimdi burada isim söylemek uygun olur mu bilmiyorum da. Onların da öyle fikirleri, konuştuğunda tam bir Marksist, tam bir ateist gibi üslupları oluyordu. Mesela bizim Hilmi Yavuz Hocamız vardı, şair felsefeci yani biyoloji felsefesi eğitimi almış. Çok kültürlü bir insan, çok değerli bir insandır. O da bizim Hocamızdı. Derse gelirdi alenen Marksizmin propagandasını yapardı. Dini eleştirirdi, materyalizmin geçerli olduğunu anlatırdı. Darwinizmi çok kapsamlı anlatırdı. Ben ona da bizim o küçük kitaplardan vermiştim. Ondan sonra üç hafta falan Hocayı takip ettim, kitabı okuyup okumadığını, her seferinde okumadım, dedi. En son gittiğimde okudum, dedi. Sonra Hocayla böyle okulun cümle kapısında, ana kapısında karşılaştım. Benim elimde dosya vardı, yeni bulunan kafatasları vardı Homosapiens, onları gösterdim. Hocam bakın yeni yeni fosiller bulunuyor, hiçbirinde değişiklik yok, dedim. O mülayim Hoca, o halim Hoca aman Allah’ım acayip sinirlendi böyle, bas bas bağırıyor. Dedi ki, ne olur yani farz edelim evrim çürütülmüş olsa, evrimin olmadığı anlaşılsa, bu Allah inancını mı getirir, dedi. Orada çocuklar vardı, Marksist çocuklar vardı. Evet tabii ki Allah inancı gelir, dediler. Yoksa Darwinizm öyle olur, dediler. Hoca ondan sonra beni her gördüğünde yolunu değiştiriyordu. Mesela otobüs durağında doğru geliyorsa, hemen bir taksi tutup pır oradan gidiyordu. Hilmi Yavuz Hoca çok efendi, çok nezih bir insandır. Muazzam genel kültürü vardır. Arapçası mükemmeldir. Edebiyat bilgisi, benim bildiğim Türkiye’de üzerine yok. Hatta Ortadoğu, Balkanlarda yoktur. Muazzam genel kültürü var. Hocamla görüşecektik onu da şey yapamadınız. Görüşelim dedim ama.
ALTUĞ BERKER: Evet Hocam.Yıllar sonra kendisinin, şimdi fikirlerinin bu şekilde olmasına vesile siz oldunuz Hocam, inşaAllah o zaman.
ADNAN OKTAR: Şimdi Hocamız Darwinizme inanmıyor. Allah inancı güçlü, dine, İslam’a karşı sevgisi çok, maşaAllah. Böyle Hocamız bambaşka bir şey oldu, maşaAllah yıllar sonra ama bir görüşelim demiştik, sözleşmiştik yarım kaldı. Onu bir şekilde halledelim.
ALTUĞ BERKER: Takip edelim.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah. Bir arada Sungur Ağabeye bir git. Hem git bir konuş bir kısaca. Sungur Ağabey gerçi video kameradan pek hoşlanmaz.
ALTUĞ BERKER: Hocam sizi gördüğü zaman daha çok ifadeleri açılıyor.
ADNAN OKTAR: Benimle olduğunda sohbette hakikaten sırları açmaya başlıyor, inşaAllah. Tamam bir gün gideriz, inşaAllah. Devam et, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Atatürk şöyle diyor; “Bütün dünyanın Müslümanları Allah’ın son Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.)’in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli. Tüm Müslümanlar Hz. Muhammed (s.a.v.)’i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli. İslamiyetin hükümlerini olduğunu gibi yerine getirmeli. Zira ancak insanlar bu şekilde kurtulabilir ve kalkınabilirler.”
ADNAN OKTAR: Şimdi adam, bir insan Atatürkçüyüm deyince, Atatürk’ün fikirlerini, düşüncelerini uygulaması gerekir. Onun gibi genel kültürlü, onun gibi nezaketli, saygılı, klas, kaliteli olması gerekir. Kılık kıyafet, yemek içmek, eğlencesi sohbeti falan, her şeyi çok mükemmeldi biliyorsunuz. Atatürk bu konuşmasında çok hayati bir konuya; hayatının son zamanlarında olan bir konuşma, vefatından bir iki ay önce yaptığı konuşma bu. Bakın diyorlar ki, ilk başta başka türlü, sonra başka, yani binbir türlü oyun oynamaya kalkıyorlar. Bu vefatından bir kaç ay önceki konuşması, şimdi bu da çok hayati bir konuşması. Bir daha açıkla, anlat.
ALTUĞ BERKER: Tekrar okuyorum. “Bütün dünyanın Müslümanları Allah’ın son Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.)’in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli.”
ADNAN OKTAR: Şimdi ne anladın oradan?
ALTUĞ BERKER: Hocam tam olarak tatbik etmeli, eksik, yarım değil.
ADNAN OKTAR: Bak “bütün dünyanın” diyor, Türkiye’nin Müslümanları demiyor. Bütün İslam alemini kapsayan, bak İslam alemine hitap ediyor. İslam aleminin birleşmesini isteyen konuşmaları var. Bütün İslam alemi birleşsin. Türklük alemi birleşsin, diyor. Türk-İslam Birliği’nden bahsediyor Atatürk. Ama orada çok açık, kapsamlı, net bir konuşması var. “Peygamber (s.a.v.)’in gösterdiği yolu tam anlamıyla bilip, uygulayıp hayata geçirmeleri gerekir” diyor.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah. “Tüm Müslümanlar Hz. Muhammed (s.a.v.)’i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli. İslamiyetin hükümlerini olduğunu gibi yerine getirmeli.”
ADNAN OKTAR: “Kuran’a tam uymalıyız” diyor. Evet.
ALTUĞ BERKER: “Zira ancak insanlar bu şekilde kurtulabilir ve kalkınabilirler.”
ADNAN OKTAR: Yani bütün dünyanın kurtuluşu, Mehdiyet bununla mümkündür, diyor. Ekonomik, sosyal her türlü kalkınma da bununla mümkündür, diyor. Mimari, sanat, sanayi her şey. Çünkü moral güç olmayan, manevi güç olmayan bir millet ayakta kalamaz. Ne sanatta, ne bilimde, ne mimaride hiçbir şey yapamaz. Atatürk bu hayati konuya çok güzel dikkat çekmiş...
Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler