Adnan Oktar`ın 14 Kasım 2010 tarihli Çay Tv röportajından
ALTUĞ BERKER: Hocam Tansel Çölaşan, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı şu anda. AK Parti’ye tepkilerini göstermeyen zengin kesime eleştirilerde bulunmuş Hocam. Özetle şunları söylüyor; “Bodrum’da havuzlu villalarda yaşayanlar, tuzu kuru olanlar 12 Haziran’a kadar tepkisini göstermez, sessiz kalırsanız, çok değil 5-10 yıl içinde kapınıza dayanacaklar. Böyle giderse İran’dan beter diktatörlük, faşizm olacak. Sol partiler kavgayı bırakıp birleşsinler. AK Parti Gençlik Kolları’nı örnek alın. Hangi partinin böyle bir örgütlenmesi var? Türkiye bölünmek üzere” demiş.
ADNAN OKTAR:Böyle inancı zayıf olan insanların vesvesesi çok güçlü oluyor. Yani vesveseleri, tedirginlikleri, korkuları çok şiddetli oluyor. İman ehli Allah’a tevekkül ettiği için, iman edenler yani her şeyde bir hayır, hikmet görüyor. Ama imanı zayıf olanlarda korku, vesvese, tedirginlik, gerilim çok şiddetli oluyor. Yazarsa, onları da yazılarına aksettiriyorlar. Yani çok acayip görüntüler anlatıyorlar. Yani millet birbirini kırıyor geçiriyor, şu bu falan fiş mekan. Halbuki Tayyip Erdoğan, bizim milletimizin içinden çıkmış, Anadolu çocuğu, yani mazlum bir insan. İyi olsun, güzel olsun diye gayret ediyor. Yani onun ne çıkarı olabilir? Yani ne olacak.
ALTUĞ BERKER: Tabii.
ADNAN OKTAR: Abdullah Gül de, Cumhurbaşkanımız; o da yani mazlum, sempatik, böyle sevecen bir insan. İyi olan güzel olan şeyleri insanlara göstermek lazım. Yani onların gericilikten rahatsız olduğunu görüyorlar. Yani hiçbir şekilde istemezler onlar gericiliği. Niye istesinler tutuculuğu? Bir de bizim milletimiz istemez. Yani belirli bir topluluğun istemiş olması önemli değil ki. Bizim çok aydın, güçlü, aklı başında, dinamik bir gençliğimiz var. Yani gericiliğe karşı çelik kale gibiler. Öyle bir konu olmaz. Yani böyle hayali vakalar meydana getirip İslam’ın, Asr-ı Saadet Müslümanlığının, Kuran’ın gerçeklerinin yayılmasına karşı tavır alınması için gizli tahrik yapmaya kalkmak ayıptır.
ALTUĞ BERKER: Tabii.
ADNAN OKTAR: “Gericilik” Gericilik nedir? Dört bin yıllık, beş bin yıllık putperest pagan dinlerini hortlatmaktır. Beş bin yıllık sen Darwinist evrim pagan dinini hortlatıyorsan gericilik buna denir...
ADNAN OKTAR:... Annem rahat olsun. Ondan sonra Çölaşan annemiz; o, milli annelerden inşaAllah. Din güzeldir, Allah sonsuz güzeldir. Bizim güzel olmamızı ister Allah. Allah’a dönsün. Kuran’ı yaşasın. Kuran’da gericiliğe karşı tavır alsın. Asr-ı saadet Müslümanlığı ile gericiliğe tavır alsın. Bütün insanların birbirini sevmesini istesin. Faşizm, faşist düşünce Kuran’a uyulmadığında olur. Kuran’a davet etsin insanları. Faşizme karşı Komünizm’le tavır alınmaz veyahut faşizme karşı ateizmle tavır alınmaz. Faşizme karşı Kuran’la tavır alınır. Komünizme karşı Kuran’la tavır alınır.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Ayrıca Hükümet de eleştiriye açık. Yani makul insanlar. Öyle hani enaniyetli, böyle ters tavır gösteren insanlar değil; makul bir fikir getirildiğinde uyguluyorlar. Zaten “söyleyin” diyorlar, “yapalım” diyorlar. Böyle sert bir yaklaşıma gerek yok. Bir de Türkiye’de ayrıca dengeler çok güçlü. MHP çok güçlüdür, Cumhuriyet Halk Partisi çok güçlüdür, Büyük Birlik Partisi güçlüdür, Saadet Partisi güçlüdür. Yani zeminde güçlü bir yapı var, denge var...
ADNAN OKTAR:... Bu tip anneler, bu tip amcalar, dedeler çok gerginler. Yani böyle bir sevgi duyalım, bir şefkat, bir dostluk, kardeşlik duyalım, bir güzellik olsun. Tabii ki ben “dindar” denilen kesimlerde, mesela gericiler var Türkiye’de, ben gericilerin farkındayım. Mesela başı açık hanımlara karşı çok küstah tavır sergiliyorlar ama ben onların dilini koparıyorum bilimle, akılla, hukukla dillerini koparıyorum; konuşturtmam. Başı açıkların hepsi benim kardeşim, başı kapalılar da benim kardeşim, çarşaflılar da benim kardeşim, başı açıklılar da benim kardeşim. Birebir hepsi aynı hakka sahipler ve birebir hepsi yüzde yüz en kaliteli Müslüman’dır. Birinin diğerinden hiç aşağı yönü yoktur, yukarı yönünde yoktur; aynıdır. Tabii ki densizler ama bunların gücü çok zayıftır, çok cılızdır. Yani zannedildiği gibi değil, abartıyorlar. Ben bakıyorum onlara; çok zavallı, kıyıda köşede, sinmiş tiplerdir. Yani öyle arada sırada işte internetten bağırır, oradan buradan bağırır, bir şeyler yapar ama cılızdır, yani bu tip kişileri kimse kaale almaz. Yani ne devlet kaale alır bunu, ne aydınlar kaale, alır ne aklı başındaki insanlar kaale alır; garibandırlar. Ama bunlara öfke duymaya gerek yok, bunları şefkat ve merhametle eğitmek lazım. Yani gericilere olan nefret de çok tehlikelidir, yani bu çok akılsızca bir harekettir. Hâlbuki ona şefkatle yaklaşılsa, mesela akılcı yaklaşılsa onun sözünü dinleyeceği insanlar oluyor, mesela onlar kanalıyla yaklaşılır, nezaketiyle eğitilebilir. Onlar da bizim vatandaşımız. ‘Gericilik’ damgalayıp adamı ezip yani ne yapacağız? Onu da kazanalım. Yani niye tahrip edelim? Onu da Kuran Müslümanlığına, Asr-ı saadet Müslümanlığına çekmek mümkün. Olmuyorsa da ezmeye gerek yok. Yani her şeyin bir akılcı yönü var...
Kitaplar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Evrimcilerin Sahtekarlıkları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler