Adnan Oktar`ın 14 Kasım 2010 tarihli Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Bediüzzaman’ın adını anmaktan korkanlar, “adını anarsak ne olur durumumuz?” işte, “bize şöyle eza ederler, böyle eza ederler” diyenler çok büyük felaketlerle karşılaştılar. Yani Allah yanlarına bırakmadı. Mesela Adnan Menderes; tabii ki acıdır onun asılması çok şeydir ama Bediüzzaman’ın o devirde ezim ezim ezilmesine göz yumdu. Yani muazzam işkence yaptılar Bediüzzaman’a. Bakın onu koruyup kolladığı halde, Adnan Menderes’e dua ettiği halde, ona Anadolu’da zemin hazırladığı halde, onun kazanması için var gücüyle gayret ettiği halde ki, iktidara gelmesinde bir numaralı etkendir -hatta İnönü’nün de bu konuda açıklamaları var hatırladığım kadarıyla- yani iktidara gelmesinde ana etkendir; buna rağmen velinimeti olan bu insana karşı koruyucu ve şefkatli olmadı. Yani mesela Ankara’ya girmek istiyor, kapıda, Ankara’nın girişinde polisler karşılıyor; “giremezsiniz efendim” diyorlar. Allah Allah. Niye? Mahkeme kararı gerekir. Nasıl giremez. Bir kere Anayasaya aykırı; vatandaş istediği gibi kendi vatanında gezer. Türkiye onun vatanı. Niye giremesin yani? Ve çok yaşlı, düşkün bir ihtiyar, hastalanmış. Arabasıyla geliyor, “buyurun efendim biz size yardımcı olalım, sizi koruyup kollayalım” denileceğine, “sizi sokamayız” diyorlar. “O zaman” diyor, “Urfa’ya gideyim, memleketime gideyim” diyor. “Oraya da koymayız” diyorlar. Allah Allah. E ne istiyorsunuz kardeşim? “Oraya gitme”, “buraya gitme” Nereye gidecek? Ne yapması gerekiyor? Yani. Bu Allah’ın zoruna gitti bu ve arkasından bu olaylar oldu. Bediüzzaman dedi yani. “Onlara desteğimi kaldırdım” dedi, “onlara desteğimi çektim” dedi ve eliyle de devrileceklerini işaretle söyledi ve kısa bir süre sonra devrileceklerini söyledi ve aynen dediği gibi oldu. “Ben gidiyorum” dedi “ama onlar da gidecekler” dedi. Yani, “ben vefat edeceğim ama onlar da gidecekler” dedi arkasından. Onun için veli olan insanları koruyup kollamak, onlara destek olmak bereket getirir, güzellik getirir. Onun için Hüseyin Çelik’i tebrik ediyorum. Güzel, yiğitçe, candan, samimi bir konuşma yapıyor. Allah razı olsun.
ALTUĞ BERKER: Hatta siz uçak kazasında hatırlatmıştınız Hocam, bir uyarıydı oradan kurtulması, mucizevari.
ADNAN OKTAR: Kardeşim tabii. Cenab-ı Allah Adnan Menderes’i daha önce uyardı. Bu, Bediüzzaman’a işkencenin yoğunlaştığı dönemde tahta barakada, sıfırın altında on derecede, tahta barakada hücre hapsinde tutuyorlar. Soba yok. Yaşlı bir insana, kardeşim bu çok büyük bir zulüm değil mi bu?
ALTUĞ BERKER:“Rusya’da görmedim” diyor Hocam esarette.
ADNAN OKTAR: Bak, “ben bu zulmü” diyor, “Rusya’da görmedim” diyor. Adnan Menderes, tam bu olayların olduğu, Bediüzzaman’a bu işkencelerin uygulandığı dönemde bir uçak kazası geçirdi. Uçakta -benim bildiğim- herkes öldü, bir tek bu kurtuldu ayaklarından asılmış olarak. Ayaklarından bir demire asılmış olarak, ters, başının üstüne asılmış olarak kurtuldu yahut birkaç kişi daha kurtuldu, tam hatırlamıyorum. Mesela o, ona bir uyarıydı. Bak Allah onu astı, havada tuttu başının üstüne. Yani bu alını başına al anlamındaydı; anlamadı, dinlemedi...
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler