Adnan Oktar`ın 14 Kasım 2010 tarihli Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Sedat ve Serdar kardeşler yazıyor, Bozüyük Bilecik’ten. “Selamün aleyküm” aleyna aleyküm selam rahmetullahi ve berekatühü. “Muhammed Adnan Hocam, biz iki kardeş yıllardan beridir hem Nur Talebesi, hem de sizin talebeniziz, inşaAllah. Heyecanımızı ve mutluluğumuzu inanın kelimelerle anlatamıyorum. Hem Risale-i Nur Külliyatı’nı hem sizin eserlerinizi hem de Kuran’ı sürekli okuyor, dua ediyor ve fiiliyatta her türlü imkan kullanarak Nur talebelerinin Mehdiyet’le ilgili hakikatleri anlamaları için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz Hocam, inşaAllah” diyor. Hay maşaAllah. Ne güzel, elhamdülillah. Çünkü bakın deccal telkinle, ısrarlı telkinlerle Nur Talebelerini bu hale getirdi. İnanılır gibi değil. O kadar açık ki Mehdi (a.s.)’nin geleceği. Açık. “Yok, öyle bir şey yok” diyor adamlar. Yani ancak bu büyüyle olabilir yahut şiddetli cehaletle olabilir. Onun için kardeşlerimiz var gücüyle bastırsınlar, bu deccalin büyüsünü kıralım.
“Nur Talebeleri’nin Üstad’a olan aşırı muhabbetleri hakikatler önünde perde olduğunu düşünüyorum. Ve inanıyorum ki Üstad, ‘pişdar bir neferi, öncü bir askeri olduğumu zannediyorum’ dediği gibi biz de diğer bütün Nur Talebeleri bu hakikati hakkıyla kavrayıp, Üstadımız’ın yolundan gidecek ve Hz. Mehdi (a.s.)’ye asker olmak için çalışacaklar ve dua edecekler inşaAllah Hocam” E tabii, Bediüzzaman “pişdar bir neferi, öncü bir askeriyim” demekle gurur yapmıyor da Nur Talebeleri gurur yaparsa bu yakışık alır mı. Koskoca müceddid, koskoca müctehid, büyük alim; “ben onun öncü bir askeriyim, pişdar bir neferiyim” diyor, “o acip şahıs gibi hiçbir cihette olamam” diyor. “Çiçekler baharda gelir” diyor, “biz kışta geldik” diyor, “anladık ki” diyor, “biz bu vazifemizde o kutsi çiçeklere zemin izhar ediyoruz, ortam hazırlıyoruz” diyor, “benim görevim bu” diyor. Nur talebesinin bu ağırına giderse, enaniyetine ağır gelirse bu olur mu? “Biz Mehdi (a.s.) talebesiyiz” diye enaniyetten, büyüklükten, kibirden Allah bir kısmının aklını zayıflattı. Nur talebesi olmak tevazu gerektirir, mazlumluk gerektirir, toplulukla bir olmayı gerektirir. Büyüklük ve azamet, “bütün Müslümanlardan üstünüz”, “biz yüceyiz” mantığını getirmez. Sayıları çok az da olsa bu beş on kişi mutlaka akıllarını başlarına alması gerekiyor. İnşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Siz daha iyi bilirsiniz Hocam, o yüzden asıl sahipleri Risale-i Nur’un, Mehdi (a.s.) ve şakirtleri” diyor Bediüzzaman.
ADNAN OKTAR:Bak, diyor Bediüzzaman; “Risale-i Nur’un asıl sahipleri” diyor, “Mehdi (a.s.) ve şakirtleri gelir, bu vazifeleri yapar; biz de” diyor, “kabrimizden seyredip, Allah’a şükrederiz” diyor. “Ben o anda vefat etmiş olacağım” diyor. İnşaAllah. “Karşılaştığımız herkese Hz. Mehdi (a.s.)’ye ve İslam ahlakının dünya hakimiyetine ellerinden gelse de gelmese de dua etmelerini ve imanda derinleşmek için mümkün olduğunca iman hakikatlerini hıfz etmelerini anlatıyoruz Hocam, inşaAllah. Heyecanımız ve mücadelemiz ölene kadar artarak sürecek inşaAllah. Sedat ve Serdar” Helal olsun Serdar. Bütün Bozüyük Bilecik’e de selam, oranın koç yiğitlerine, kardeşlerimize, maşaAllah...
Makaleler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler