Adnan Oktar`ın 11 Kasım 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu ve Kaçkar Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:... Posta Gazetesi’nden Mehmet Ali Birand, Hocam, sizin uzun süredir liderler ve gazeteciler başta olmak üzere bir çok kişinin sert, katı, kırıcı üslub kullanmasını eleştiriyorsunuz Hocam bir süredir. Özellikle de Doğan Grubu yazarlarına dikkat çekiyorsunuz. Birçok gazeteci de sizin bu uyarılarınızdan sonra bir değişim olmaya başladı Hocam. Doğan Grubu yazarları özellikle bu konuyu ele alan yazılar yazmaya başladılar.
Bugün bu konuyla ilgili Doğan Grubun’dan dört yazarın yazısı var Hocam.
ADNAN OKTAR:Benim konuşmalarım bunların üzerinde ne kadar etkili oluyor, maşaAllah yani ne konuşsam iki gün sonra manşet bunlarda konu, konu da bulamıyorlar ama muntazam yani böyle birebir. Mesela bak 30 yıldan beri 40 yıldan beri hiç bahsetmedikleri bir konudur bu. Yani sevgi, kardeşlik hiçbir şekilde yani. Hep katı, böyle sert çehreli, insanları korkutan, tedirgin eden, huzursuz eden yazılar yazarlardı hep. Gazeteci dedin mi insanlar hep çekinir. Hatta evini bile vermek istemez bir çok insan yani kiracı olarak, değil mi düşündüğünde, gazeteci mi aman falan diyorlar yani o kadar korkutmuşlardı insanları. Yani iyi olan gazetecileri ben tenzih ederim ama bir kısmı öyle insanları korkutmuştu. Tabii yani gazeteci dedin mi insanları hapse düşüren, perişan eden, toplum nazarında kötü konumuna getiren, o kişiyi işinden gücünden eden hatta evinden atılmasına sebep olan, mahallesine giremez hale getiren bir insan olarak düşünürlerdi bir kısmını. Bir kısım gazetecileri ve o vasıflarını da ısrarla bir kısım gazeteciler de korudular. Yani böyle insanları korkutmak, yıldırmak, onlara tepeden bakmak, onları adam yerine koymamak, kendini büyük hissetmek bir kısım gazetecilerin vasfıydı. Aydın Doğan’ın ekipte de yani Doğanik ekipte de bu vasıfların bir kısmını gördük. Şimdi söz dinler hale gelmiş olmaları güzel yani konuşmalarımdan etkilenmeleri güzel. Yani dördünün birden aynı anda 40 yıldan beri bahsetmedikleri bir konuyu ben uyardıktan sonra gündeme getirmiş olmaları güzel.
ALTUĞ BERKER:Evet, evet inşaAllah. Mesela Mehmet Ali Birand bugün “Hayatımız kavga” demiş, başlıkta. “En basit bir tartışma bile kavgaya dönüşüyor tvlerde kavga raiting yapıyor, kavga eden köşe yazarı ünleniyor, liderler tartışıyor. Artistler, sanatçılar, sporcular herkes kavga ediyor. Kim kimin gözünü oyarsa o konuşuluyor” demiş. Aynı şekilde yine Can Dündar’da Hocam Milliyet Gazetesi’nden aynı bu öfke olmaması, sizin söylediğiniz şeyleri tekrarlayan bir yazı yazmış Rauf Tamer yine Hürriyet’ten den aynı şekilde, sevgi ve saygıdan bahsedin, diye şeklinde.
ADNAN OKTAR:Bak hayret bak daha 2 gün oldu ben bunu açıklayalı. Bir hafta önce de yine bunu açıklamıştım. Ama daha yeni toparlandılar yani çok kapsamlı üstüne gidince bak hepsi samimi olarak demek ki vicdanlarında bir yara hissettiler, vicdanen suçluluk hissettiler. Bu ehemmiyetli konuyu ele almaya başladılar. Bu bir kere ele alınıp kapatılacak bir konu değil. Bu çok büyük bir bela. Türkiye’nin üstünde çok büyük bir bela, büyük bir dert. İnsanlar birbirinden korkuyor, yani insanların nelerden korktuğunu herkes biliyor. Yani bizim insanımız belirli meslek gruplarından korkar. Belirli şeylerden korkar. Yani yıldırılan ve baskı altına alınan bir toplum modelinden şiddetle kaçınmak lazım. İnsanları korkutmak çok büyük bir vicdansızlık, yani korku nefreti getirir. İnsan korktuğundan nefret eder ve kinlenir korktuğundan. Yani bilinçaltında tarif edilmez bir nefret meydana gelir...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler