Adnan Oktar`ın 11 Kasım 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu ve Kaçkar Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:... Mesela Mehmet Ali Birand bugün “Hayatımız kavga” demiş, başlıkta. “En basit bir tartışma bile kavgaya dönüşüyor tvlerde kavga raiting yapıyor, kavga eden köşe yazarı ünleniyor, liderler tartışıyor. Artistler, sanatçılar, sporcular herkes kavga ediyor. Kim kimin gözünü oyarsa o konuşuluyor” demiş. Aynı şekilde yine Can Dündar’da Hocam Milliyet Gazetesi’nden aynı bu öfke olmaması, sizin söylediğiniz şeyleri tekrarlayan bir yazı yazmış Rauf Tamer yine Hürriyet’ten den aynı şekilde, sevgi ve saygıdan bahsedin, diye şeklinde.
ADNAN OKTAR:Bak hayret bak daha 2 gün oldu ben bunu açıklayalı. Bir hafta önce de yine bunu açıklamıştım. Ama daha yeni toparlandılar yani çok kapsamlı üstüne gidince bak hepsi samimi olarak demek ki vicdanlarında bir yara hissettiler, vicdanen suçluluk hissettiler. Bu ehemmiyetli konuyu ele almaya başladılar. Bu bir kere ele alınıp kapatılacak bir konu değil. Bu çok büyük bir bela. Türkiye’nin üstünde çok büyük bir bela, büyük bir dert. İnsanlar birbirinden korkuyor, yani insanların nelerden korktuğunu herkes biliyor. Yani bizim insanımız belirli meslek gruplarından korkar. Belirli şeylerden korkar. Yani yıldırılan ve baskı altına alınan bir toplum modelinden şiddetle kaçınmak lazım. İnsanları korkutmak çok büyük bir vicdansızlık, yani korku nefreti getirir. İnsan korktuğundan nefret eder ve kinlenir korktuğundan. Yani bilinçaltında tarif edilmez bir nefret meydana gelir. Yani bu mesela bu iktidara da yansıyor yani insanlar korktu mu bu tip şeylerden, kendini kurtaracak kişiyi, kurtaracağını umduğu, az da olsa kurtaracağını umduğu kişiyi iktidara getiriyor. Mesela Adnan Menderes döneminde halk feci şekilde korkutuldu. Yani acayip üstüne gittiler halkın. Halk ne yapacağını şaşırdı. En sonunda Adnan Menderes’e razı oldu o dönemde. Yani hiç olmazsa o bizi kurtarır gibi. Çünkü daha ılımlıydı. Daha az acı çekeriz gibisinden onu iktidara getirdiler. Yoksa Adnan Menderes’i ne tanır halk, ne bilir, ne de yeteneklerini bilir yani yetenekli bir insanda değildi yani öyle olağanüstü yetenekleri olan bir kişi değildi Adnan Menderes. Sadece biraz sevgiyi, biraz şefkati onda gördükleri için, biraz koruyuculuğu gördükleri için bizi belki korur düşüncesiyle onu iktidara getirdiler.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah evet.
ADNAN OKTAR:AK Parti’nin iktidara gelmesinin sebebi de odur işin doğrusu yani İslam’a, Kuran’a sahip çıkar, Müslümanlara sahip çıkar, korku ortamını daha azaltır düşüncesiyle. Yani insanlarda çok güçlü bir içgüdüdür korku, en güçlü içgüdüdür. Korkuyu kim kaldırırsa insanlar o tarafa doğru gider. Yani korkuyu şiddeti gösterten, kabadayılığı ortaya koyan, bağırtı çağırtıyı ortaya koyan, korkuya korku katacağını, şiddete şiddet katacağını gösterten kişiler sonunda hezimete uğrarlar söyleyeyim. Yani bizim milletimiz şiddeti gördü mü o bilinçaltına yerleşir ve asla unutmazlar şiddeti. Mesela bize bak 99’da yapılan uygulamayı bizim halkımız unutmadı, yani sessiz sedasız seyrettiler ama unutmadılar. Ve gümbür gümbür o siyasete yansıdı. Ecevit’te kaybetti, efendim öbürleri de kaybetti. Fakat en ziyade etkisi olan kişiler kaybettiler inşaAllah...
...
ADNAN OKTAR:Ama hayrettir, korkuya korku katan, gerilime gerilim katan. İnsan zayıf yaratılmıştır, biz sevgiden, dostluktan, kardeşlikten hoşlanırız. Yani gazeteye baktık mı insanların kanı iliği çekiliyor. Mesela bir konuşmacı çıkıyor bir bağırıp çağırıyor, insanların kanı iliği çekiliyor. İnsanlar şiddetten, dehşetten hoşlanmazlar. Yani şiddetten, dehşetten psikopatlar hoşlanırlar. Yani anormal insanlar hoşlanır. Yani bir çocuğu düşünün siz, yani şiddet ve dehşet ortamına sokun, fıtratında yoktur, nefret eder. Bizi Allah niçin Cennet’e hazırlıyor mümin, muttaki olanları? Cennet huzur yurdu, selam yurdu. Biz orada güvenliği bulacağımız için, huzuru, sükûneti, nezaketi, şefkati bulacağımız için, o güvenli ortamın zevkini tadacağımız için bize Cennet’i Allah teklif ediyor. Biz de dünyada Cennet gibi bir ortam isteriz. Huzur isteriz yani bir kere, değer verdiğimiz insana güvenmek isteriz. Onun tehlikesiz, saldırgan olmayan bir insan olmasını isteriz. Yani saldırgan insan, bugün ona saldıran, bir başka gün bana saldırır, bir başkasına saldırır. Yani saldırganın ne zaman, ne yapacağını biz bilemeyiz ki. Yani ona saldırır ama bana saldırmaz, diyemez bir insan. Yani çünkü fıtratından saldırganlık olan illa ki saldıracak birini bulacaktır ve insanlar kendilerini güvende görmezler öyle bir ortamda. En güzeli şefkattir...
...
ADNAN OKTAR:... Yani benim demek istediğim bu. Yani olay hep din ve maneviyat ve mukaddesat üzerinde dönüyor. Mesela Adnan Menderes’in iktidara gelmesinin sebebi; halkın dindar olmasıdır. Başka bir nedeni yoktur ve halkın özgürlük ve sevgi istemesidir. Özgürlüğü, sevgiyi, mukaddesatçılığı kim millete sunarsa o iktidardadır onu söyleyeyim. Kim korkuyu, dehşeti, bağırtıyı çağırtıyı, eziciliği halka gösterirse halk bilinç altında kinlenir. Yani sessiz sedasız, bizim milletimizin kini gizli olur. Bir kısmının, bir kısmının da açık olur. Bir kısmının da hiç olmaz. Ama bu yansır. Yani kin derken; buğzu, kalbindeki öfkesi. Bizim milletimiz dikkat ederseniz çok sessizdir, sakin. Mesela tam diyor ki; “Gürül gürül iktidara geldik” diyor. Bakıyorsun, 0,1 oy vermiş adama, çok sevildiğini zannediyor o. Yani şiddetle baskıyla, olay çıkartmakla mesela Sadettin Tantan kahraman olduğunu zannetti. Hâlbuki halkımız bize yaptığını unutmadı Tantan’ın. Ve onu alaşağı etti milletimiz. Aldığı oy 0,0 bilmem kaç. İşte bak karşılığını aldın. O parti kurup bize yaptığı olaylardan dolayı milli kahraman olduğunu zannetti. Milli başka bir şey oldu o. Yani bambaşka bir şey oldu. Ve milletimiz ona haddini bildirdi...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Güzel Konular
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler