Adnan Oktar`ın 11 Kasım 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu ve Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Özgürlüğü, sevgiyi, mukaddesatçılığı kim millete sunarsa o iktidardadır onu söyleyeyim. Kim korkuyu, dehşeti, bağırtıyı çağırtıyı, eziciliği halka gösterirse halk bilinç altında kinlenir. Yani sessiz sedasız, bizim milletimizin kini gizli olur. Bir kısmının, bir kısmının da açık olur. Bir kısmının da hiç olmaz. Ama bu yansır. Yani kin derken; buğzu, kalbindeki öfkesi. Bizim milletimiz dikkat ederseniz çok sessizdir, sakin. Mesela tam diyor ki; “Gürül gürül iktidara geldik” diyor. Bakıyorsun, 0,1 oy vermiş adama, çok sevildiğini zannediyor o. Yani şiddetle baskıyla, olay çıkartmakla mesela Sadettin Tantan kahraman olduğunu zannetti. Hâlbuki halkımız bize yaptığını unutmadı Tantan’ın. Ve onu alaşağı etti milletimiz. Aldığı oy 0,0 bilmem kaç. İşte bak karşılığını aldın. O parti kurup bize yaptığı olaylardan dolayı milli kahraman olduğunu zannetti. Milli başka bir şey oldu o. Yani bambaşka bir şey oldu. Ve milletimiz ona haddini bildirdi.
ALTUĞ BERKER:Tabii. Mesela Bediüzzaman’ın ne kadar önemli bir kişi olduğunu Atatürk keşfetmişti. Onu davet etmişti Hocam. Mecliste konuşma yaptırmıştı. Din işlerinin başına geçmesini tavsiye etmişti. Onun değerli bir kimse olduğunu biliyordu mesela.
ADNAN OKTAR:Mesut Yılmaz mesela Tantan’ın kim olduğunu bildiği halde, kişiliğini bildiği halde sırf bize operasyon yapması için onu İçişleri Bakanı yaptı. Sırf yani tek görevi buydu. Yani tek ana görevi buydu. Bize operasyon yapması için. Çünkü diğer kişiler böyle bir konuya yaklaşmıyorlardı. Vicdanen kabul edemediler. Ama onu müsait buldu ve göreve geldi. Görevini yaptıktan sonra Mesut Yılmaz dedi ki; “Bazı kişiler kendisini Mehdi biliyor” dedi, “zannediyor” dedi, Tantan için. “Yani öyle büyüklük hissi var onda” dedi. “Kendini Mehdi zannediyor yani dünyanın en büyük insanı zannediyor” dedi. Ve ona karşı şiddetli tavır aldı. Bunu bilmiyor muydu Mesut Yılmaz? Ta başında biliyordu. Ama bize karşı operasyon yapacağını bildiği için severek onu İçişleri Bakanlık’ına getirdi. Bize operasyon yaptıktan sonra hemen görevinden aldı. “Bazı kişiler dedi kendisini Mehdi biliyor” falan dedi. Hiç böyle önemsiz bir göreve getirdi onu. Ondan sonra da kıyıya aldı ve konu kapandı. O da böyle kahraman gibi göstermek için kendisini Masonlara hiçbir şekilde dil uzatamadı. Masonlar hakkında tek kelime söyleyemiyor. Ateist Mason kelimesini kullanamıyor. Tapınak Şövalyeleri diye ortaya çıktı. Ağzın burnun eğildi mi? Desene “Masonluk” diye, diyemiyor. Korku dağları bekliyor. Yani Türkiye’de çünkü Tapınak Şövalyesi yok. Türkiye’de Mason var. Yani ucuz kahramanlık yapıyor. Yani kolay kahramanlık yapıyor. Ucuz derken kolay anlamında.
ALTUĞ BERKER: Evet.
ADNAN OKTAR:Türkiye’de Tapınak Şövalyesi olmadığı için Masonlar olduğu için masonlara tek kelime söyleyemedi. Biz gürül gürül Masonlara karşı mücadele verdik.
ALTUĞ BERKER: Tabii.
ADNAN OKTAR:Ateist Masonlara karşı ben kitaplar yazdım, birçok kitap yazdım. Benim kitaplarım sırf Yahudilik Masonluk 250.000 adet basıldı toplam. Daha ilk başlarda 250.000 adet basıldı.
ALTUĞ BERKER: Evet Hocam.
ADNAN OKTAR:Ve ciddi bir güç olduk Masonlara karşı. Masonlar en sonunda şeffaflaşma kararı aldılar. Ve Masonluk Türkiye’de gelişmesini durdurdu. Bizim faaliyetlerimizden sonra, sayısı 5000 ile 7000 arasında durdu. Çığ gibi gelişiyorlardı, gelişemediler ondan sonra. Biz halka gerçek vasıflarını gösterdiğimiz için, ateist ve Darwinist vasıflarını gösterdiğimiz için Masonluk gelişmedi Türkiye’de. Sonra da onlar şeffaf olma kararı aldılar ve Mason localarını açtılar, halka açtılar. Şu anda da hiçbir şekilde gelişmiyor Masonluk Türkiye’de.
SUNUCU:İnşaAllah.
ADNAN OKTAR:El mi yaman bey mi yaman demişler, bey hepsinden yaman.
ALTUĞ BERKER: Evet İnşaAllah.
ADNAN OKTAR:Ama bakın Tantan’nın oradaki uyanıklığı gözlerden kaçmaması lazım. Masonlardan çekindiği için Mason kelimesini kullanmadı. Tapınak Şövalyeleri diye kahramanlık yapmaya kalktı. Bu da halkımızın gözünden kaçmadı. Sonra genelevlerin çapını genişletti. Türkiye’deki genelevler ile ilgili karar aldı. Yeni yeni ek ilave gelişmeler yaptırdı genelevlere. Doğu Türkistan’daki Müslümanlara karşı Çin Devleti ile anlaşma yaptı.
ALTUĞ BERKER: Evet.
ADNAN OKTAR:İmam hatiplerden polis akademilerine, polise eleman alınabiliyordu. Onu kaldıran kanunu çıkarttırdı. Böyle hizmetleri oldu. Sonra da çekti gitti, işine baktı. Tabii milletimiz bunları unutmaz, bu tip şeyleri unutmaz.
ALTUĞ BERKER: Evet.
ADNAN OKTAR:Bak hiç sesi sedası da çıkmıyor.
ALTUĞ BERKER: Tabii.
ADNAN OKTAR:Sonra da işte onun hakkında, İddia edilen Ergenekon Örgütü davasında yargılanan bazı kişiler “Ne istesek, ne emretsek yapar” diyorlar telefon konuşmasında, polisin tespit ettiği telefon konuşmalarında. İddia edilen Ergenekon Örgütü’nün mühim elemanları, kilit noktada olan elemanları. Bize karşı olan, bana karşı olan elemanları. Ki en önemli birinci tehlike olarak görüyor İddia edilen Ergenekon Örgütü beni. Yani bunu özel toplantılarında beyan ediyorlar. Tabii oturup böyle çarşaf çarşaf yazmıyorlar. Özel toplantılarındaki beyanları bunlar. Orada diyorlar “Tantan’a ne emretsek, neyi söylesek biz ona yaptırırız” diyorlar.
ALTUĞ BERKER: Evet Hocam.
ADNAN OKTAR:Bu da tabii şaşırtıcı. Allah akıl fikir versin, Allah hidayet versin...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Dünyada Dine Dönüş Videoları