Adnan Oktar`ın 11 Kasım 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu ve Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR:..."İyi akşamlar sayın Hocam. Sizi her gece seyretmeye çalışıyorum. Fikirlerinizi çok seviyorum. Almanya'dan katılıyorum ve Erzincan-Tunceliliyim” Helal olsun, bütün Tunceli'ye selam. "Lütfen Hocam, Aleviler’le ilgili biraz daha çok bilgi verir misiniz? Alevi ibadeti için ne düşünüyorsunuz ve Alevi dedeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Semah dönmeyle ilgili ne düşünüyorsunuz? Ve neden 1993'te Sivas'ta Aleviler yakıldı ve kim yaktı?" Çok uzun bir soru ama 13 dakikamız var. Cevap vermeye çalışayım.
Alevilerin özelliği, Hz. Ali'ye, dedeme aşıklar. Özellikleri budur. Yani coşkuyla Haydari Kerrar’a, Ali Haydar'a aşıktırlar. Budur, Alevilik budur. Hepimiz aşığız, onlar da aşık. "Alevi ibadeti için ne düşünüyorsunuz?” Her mezhebin farklılığı vardır. Hanefilik ayrıdır, Hanbelilik, Maliki, Şafi ayrıdır. Vehabilik ayrıdır. Ondan sonra Şia ayrıdır, Caferilik ayrıdır. Başka mezhepler de var. Hepsi bizim kardeşimizdir, hepsi nur gibi. La İlahe İllallah, Muhammeden Resulullah kardeşimizdir. Allah kaderde öyle takdir etmiş. Mehdi (a.s.) devrinde hepsi birleşecek. Ama hiçbir mezhep birbirine benzemiyor zaten farklıdır. Ama hepsi tertemiz Müslümandır. "Alevi dedeler hakkında ne düşünüyorsunuz?" Ben birçok Alevi dedesiyle görüştüm. Hacı Bektaş'a da gitmiştim ben. Bir hafta kalmıştım Hacı Bektaş’ta. Hacı Bektaş’ın hücresine de girdim. Orada üstüme bir hal gelmişti onu da söyleyeyim. Sırrımdır ama şu an söylüyorum. Başıma bir hal gelmişti. MaşaAllah. Yani o beni şaşırtmıştı. Yani düşündürmüştü. Yani hakikaten birden değiştiğimi, olgunlaştığımı hissettim. Alevi dedeler, son derece olgun, çok sevecen, sevgi dolu veya Allah aşkından, Allah sevgisinden, hayvanlara, çiçeklere, böceklere sevgiden bahseden, barışsever, fikir özgürlüğünü savunan, candan insanlardır. Neşe insanlarıdır. Dostluk, kardeşlik insanlarıdır. Alevi dedeleriyle sohbet edenler bunu görürler. Coşkun bir Allah sevgisi de vardır. Coşkun bir Hz. Muhammed (s.a.v.) sevgisi vardır. Çok güzel saz çalarlar. Çok güzel nefesleri vardır. Yunus Emre’den, Yunus Emre’nin şiirleri gibi böyle çok güzel Hz. Ali (a.s.)’yi öven, Resulullah (s.a.v.)’ı öven, Allah’a aşkla sena eden, çok güzel şiirler söylerler, sazla. İnşaAllah. Efendim. “Semah dönme ile ilgili ne düşünüyorsunuz”. Semah da yine aynı şekilde Hz. Ali (a.s.)’ye, Allah’a, Resulullah (s.a.v.)’a karşı sevgiyi ifade etmek için bir zikir tarzında. Dansla, şiirle zikiri birleştiren, birçok tarikatta da olan bir ibadet şekli. Kadiri Tarikatında da vardır. Kadiri zikri vardır. Kol kola girerler, Allah’ı anarlar birlikte. Tefle ve diğer işte, ne olursa. Mesela Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri’nin dergahında vardır o. Aşkla, şevkle Allah’ı anarlar. Allah’ı anmak için oluşturulmuş bir hareketli, Allah’ın isimlerinde geçtiği bir zikir şekli. İnşaAllah. “1999-1993’te Sivas’ta Aleviler yakıldı ve kim yaktı?” Hah. İşte İddia edilen Ergenekon Örgütü’nün en büyük amacı, Alevi, Sünni, Şii, Vahabi birbirlerine düşürüp, İslam’ı, Müslümanları yok etmektir. Çünkü Evanjelikler baktılar ki Müslümanlara direk saldırı pek mümkün değil. Yani tüketilecek gibi de değil. Ne yapalım? Birbirlerine kırdıralım dediler. Birbirine kırdırmak için de Alevi nefretinin, Sünni nefretinin geliştirilmesi lazım. Gittiler, Sünni köylerinde kardeşlerimizi katlettiler, şehit ettiler. Gittiler Madımak Oteli’nde Alevi kardeşlerimizi şehit ettiler. Yakarak şehit ettiler. Köpek gibi hırlayarak, heyecanla neticeyi beklediler. Netice ne oldu? İddia edilen Ergenekon Örgütü’ne karşı kahredici bir nefret kalbimizde yerleşti. Allah adına yemin ediyoruz, intikamını alacağız. Hukukla, kanunla. İnşaAllah. Hepsi şehittir, tertemiz kardeşlerimizdir. Allah hepsine Cennet’te güzellik nasip etsin, bu oyunlara hiç kimse gelmesin. Alevi semahı, Allah aşkıyla coşunca olur. Müthiş bir coşkuya girer, vecd haline gelir, efendim Mevlevi törenlerinde de Allah aşkıyla dönüyor Mevleviler. Kudüm, efendim, her türlü saz var, Allah aşkıyla divane oldu mu delirir adeta, manevi bir delilik gelir, Allah aşkından kaynaklanan bir delilik gelir, döner de döner. Normalde bir insan kaldıramaz öyle bir şeyi. Mesela dönmede bir insan bedeni, üç kere bile dönse düşer insan. Ama Allah aşkından vücudu uyuşuyor. Aşktan uyuşuyor, kendini kaybediyor. Yani hiçbir bünye dayanmaz ona. Allah aşkından kaynaklanıyor. Samah da Allah aşkının bir tecellisidir. Allah aşkını ifade etmek için olur. İnşaAllah.
Sakın Alevi kardeşlerimiz, Sünni kardeşlerimiz böyle oyunlara gelmesinler, hepsi bizim canımız ciğerimiz, kardeşlerimiz. Birbirimize düşürmek isteyenlere, oyun oynamak isteyenlere cahile cühelaya sakın itibar etmesinler...
Web siteleri
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler