Adnan Oktar`ın 10 Kasım 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:Mehmet Barlas Sabah Gazetesi’nde, “siyasette medyada yeni bir üslup gerekiyor” diye bir yazı yazmış Hocam. “Hem medyada, hem siyasette sabah kalkıp bugün kime bulaşayım, kimi aşağılayayım, kime hakaret edeyim diye bir kitle var. Bu bir ruhsal bozukluktur” demiş Hocam.
ADNAN OKTAR:İşte bak o da daha yeni uyandı Mehmet Barlas. Bak benim konuşmalarımdan sonra uyandı ve benim konuşmamın başka şeklini, başka cümlelerle ifade etmiş oluyor. Birebir benim anlattığım konuları aktarmış. Bak yıllardan beri olan bu belayı görmemiş şu ana kadar. İyi bir insan, ben Mehmet Barlas’ı beğenirim. Şefkat duyduğum bir insan. Ama o da bu vakte kadar sesini çıkarmamış bir insan. Ben bu konunun üstüne gittikten sonra olay gündeme geldi. Bu doğru, yani beni anlattığı konu doğru. Mesela gazete alan insan, benim aleyhimde bir haber çıkacak mı, kimin aleyhine konuşacak, kime hakaret edecekler, kime saldıracaklar, yani gerilim içerisinde. Gazete başlığını bir okuyor adam sabahleyin, kasılıyor millet, yani yine bir olay çıkacak gibisinden. Ya bir topluluğu, ya bir insanı, ya bir mesela devletin mühim bir görevlisini böyle alaşağı edecek güya, çok keskin, sert, bozuk ifadeler. Ve insanlar genellikle de korkuyla okuyor gazeteyi okurken. Mesela köşe yazısını okurken acaba kime vuracak, kimin aleyhinde konuşacak. Ne sevgi görebilirsin, ne şefkat, ne merhamet, ne dostluk, ne sıcaklık. Hiç Oktay Ekşi’nin yazısına bak, senelerden beri okursunuz. Hiç bu tarz sevgiyi, şefkati, dostluğu, muhabbeti ifade eden, böyle coşkulu sevinci ifade eden, bayram günü gibi bir toplumun özlemini ifade eden, bütün Türklük aleminin kurtuluşunu, İslam aleminin kurtuluşunu ifade eden bir söz göremezsiniz. Soğuk, buz gibi 1940’ların üslubu vardır. Kemikleşmiş, sert bir üslup, soğuk bir üslup. Allah bir vesileyle bunların etkisini ortadan kaldırıyor ve insanlar bunlara karşı uyandı ama internetin tabii bunlara karşı çok büyük etkisi oldu. Günlerden beri anlattığım konuya Mehmet Barlas ta dikkat çekmiş ama daha düz, daha anlaşılır, daha net de konuşabilirdi. Yani bu kadar kapalı bir üsluba gerek yok. Daha sarih ifade edebilir, ne mahsuru var?
ALTUĞ BERKER:Siz 2007’den beri Hocam, dergilerden birisine kapak makaleniz vardı. Siyasetçilerin ılımlı üslup kullanmasıyla ilgili, üç seneden beri söylüyorsunuz o gerginliğin olmaması için.
ADNAN OKTAR:Tabi yazarların, siyasetçilerin evet.
Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Dergiler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler