Adnan Oktar`ın 10 Kasım 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Bak Bediüzzaman diyor ki; “Ahir zamanın en büyük fesadı zamanında” en büyük fesad olduğunu Cübbeli kendisi anlatıyor uzun uzun. Afganistan şöyle, Irak böyle, her yer hercümerc vaziyette, perişan vaziyette diyor. “Elbette en büyük bir müçtehid, hem en büyük bir müceddid,” bak, en büyük müçtehid kimmiş? Mehdi (a.s.). “Hem en büyük bir müceddid,” bak büyük değil, “en büyük.” Şimdi bak büyük müceddid vardır. Bak müceddid vardır, büyük müceddid vardır, bir de en büyük müceddid vardır. Bediüzzaman ne diyor? “Hem en büyük bir müceddid”. Yani müceddidlerin müceddidi olmuş oluyor. “En büyük müceddid, hem hakim,” adalet sisteminin dünyadaki tamamına hakim, “hem hakim.” Çünkü dünyaya gösterecek, diyor Bediüzzaman adaleti. Sırf İslam alemine değil, bütün dünyaya gösterecek diyor İslam adaletini. “Hem hakim, hem Mehdi hem mürşid.” Mürşid, bütün tarikatlar kalktığı için tek mürşid o oluyor. “Hem mürşid, hem kutb-u azam olarak,” kutup, dünyadaki tek kutup, inşaAllah. “Kutb-u azam olarak bir zat-ı nuraniyi gönderecek.” Nurani bir zatı gönderecek. Bak “bir”, şahs-ı manevi göndermiyor Cenab-ı Allah, “bir zatı nuraniyi gönderecek” gönderdi demiyor. Hiç üçkağıtçılık, sahtekarlık yapmasınlar, dürüst olacak Müslümanlar. Kimse o dediklerim, beş-on arkadaş var onları kastediyorum. Bak, “Kutb-u azam olarak bir zat-ı nuraniyi gönderecek, o zat da” şahs-ı manevi değil, “o zat da Ehl-i Beyt-i nebeviden olacaktır.” Peygamberimizin (s.a.v.) soyundan olacaktır. Bak, “Ehl-i Beyt-i nebevi” bu kadar, inşaAllah. “Fakat çiçekler baharda gelir. Öyle kudsi çiçeklere zemin izhar etmek lazım gelir. Ve anladık ki, bu hizmetimizle” yani Risale-i Nur Külliyatına yönelik yaptığımız çalışmalar, işte hapisler, şunlar bunlar bütün yaptığı hizmetlerin nedeninin açıklamasını yapıyor, “biz bu hizmetimizle o nurani zatlara” yani Mehdi (a.s.) ve talebelerine “zemin izhar ediyoruz.” Benim görevim bu diyor Bediüzzaman. Bak öbür yerde de ne diyor Bediüzzaman? “O gelecek adam olduğumu iddia edemem, hiçbir cihette liyakatim yoktur.” Hiçbir cihette. “Fakat o ileride gelecek acip şahsın” yani Mehdi (a.s.)’nin “bir hizmetkârı,” bak hizmetkarıyım diyor Bediüzzaman, Mehdi (a.s.)’nin hizmetkarıyım diyor. “Ve ona yer hazır edecek bir dümdarı,” onun zeminini hazırlıyorum, ona rahatlık hazırlıyorum. “Ve o büyük kumandanın,” kumandan değil “o büyük kumandanın” bütün İslam aleminin kumandanı olan bu kişinin, “pişdar bir neferi” öncü bir askeri “olduğumu zannediyorum” diyor. Adamlar sıralamaya sokuyorlar, diyorlar ki, Bediüzzaman ondan daha üstündür, sekiz kat daha yüksektir, o ondan yedi kat. Kardeşim sen ne karışıyorsun? Onu Allah’a bıraksana. Senin elinde (haşa) bir ölçü var da, onunla tespit mi yapıyorsun? Mehdi (a.s.) için Bediüzzaman bunu söylüyorsa sen buna uy, gerisine karışma. Resulullah (s.a.v.) ne diyorsa ona uy. Sıralama senin ne haddine? Yoluna yürümekten acizsin, yoluna yürüyemeyen bir insansın, sıralama yapmakla sen mükellef misin? Sana vahiy mi geliyor? Bediüzzaman bunu diyorsa, hadise dayalı olarak söylüyor ve Bediüzzaman’a sen orada güveneceksin. Bu Bediüzzaman’ın değerini düşürmez Mehdi (a.s.)’ye tabi olmak. Değerini yükseltir. Mesela Şeyh Ahmet Yasin Hocam diyor ki, “ben Mehdi (a.s.)’nin bir kumandanıyım, askeriyim.” Bu onun değerini düşürmez, değerini yükseltir. Ben ne diyorum? Ben Mehdi (a.s.)’nin bir askeriyim, hizmetçisiyim, ayağının tozuyum, inşaAllah...
Makaleler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler