Adnan Oktar`ın 12 Kasım 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Bediüzzaman diyor ki Mektubat sayfa 270’de: “İşte ey müminle, iman edenlere karşı saldırı vaziyetini almış, ne kadar aşiret hükmünde düşmanlar olduğunu bilirmisiniz?” Müslümanlar’a karşı çok fazla düşman vardır, diyor. “Birbiri içindeki daireler gibi yüz daireden fazla vardır” O, onun içine geçmiş, o, onun içine geçmiş, biribirini koruyup-kollayan tarzda içiçe dairelerden oluşan çok fazla düşmanı vardır Müslümanların, diyor. “Her birisine karşı dayanışma göstererek elele verip savunma vaziyeti almaya mecbur iken,” bak “her birine karşı dayanışma gösterip” Müslümanlar birleşip, “elele verip” birbirlerinin ellerinden tutup, “savunma vaziyeti almaya mecbur iken,” Alevi’si, Sünni’si, Caferi’si, Vahabi’si, hepsi. “Elele verip savunma vaziyeti almaya mecbur iken, onların saldırısını kolaylaştırmak, onların İslam’ın korunması gereken yerlerine girmeleri için kapıları açmak hükmünde olan, haset içeren tarafgirlik ve düşmanca inat hiçbir şekilde iman edenlere yakışır mı?” Bak çok manidar. “Elele tutup savunma vaziyeti almak gerekirken, onların İslam’ın korunması gereken yerlerine girmeleri,” camiilere, evlere, her yere. “Girmeleri için kapıları açmak” hani ben demiştim, örnek vermiştim. Çocuk olur, kapıyı açarsın. Bak Bediüzzaman da aynı örneği vermiş, maşaAllah. “Kapıları açmak hükmünde olan,” kapıyı açıyor, düşmanı davet etmiş oluyor. “Haset içeren tarafgirlik ve düşmanca inat,” işte Şii düşmanlığı, Alevi düşmanlığı, Bektaşi düşmanlığı. “Haset içeren tarafgirlik ve düşmance inat hiçbir şekilde iman edenlere yakışır mı?” Müslüman’a yakışır mı, diyor Bediüzzaman. Ne kadar çirkin, diyor. “O düşman daireler sapkınlar ve dinsizlerden tut, ta küfrün alemine, ta dünyanın kötülerine ve uğursuzlarına kadar, biribiri içinde size karşı zararlı bir vaziyet alan, birbiri arkasından size hiddet ve hırs ile bakan belki 70 nevi düşmanlar var. Bütün bunlara karşı kuvvetli silahın ve siperin ve dayanağın İslam kardeşliğidir” İttihad-ı İslam’dır. “Bu İslam dayanışmasını küçük düşmanlıklar ve bahanelerle sarsmak,” işte mezhebi ayrı, cemaati ayrı gibi iddialarla, “sarsmak, ne kadar vicdana aykırı ve ne kadar İslam adaletine aykırı olduğunu bil ve ayıl” diyor. Kendinde değilsin, ayıl diyor Bediüzzaman. “Hadis-i şeriflerde gelmiş ki Ahir zamanın süfyan ve deccal gibi nifak ve zındıka başına geçecek olan zarar veren müthiş şahısları, İslam’ın ve beşerin,” Müslüman aleminin ve beşerin, “hırs ve ayrılığından,” dünya hırsından. İşte mezhep ayrılığı, bölge ayrılığı, ırk ayrılığı, diyor. “Hırs ve ayrılığından (bölünmeden),” ayrılık, bölünme zaten, mezhepler şu bu. “İstifade ederek az bir kuvvetle,” mesela 400 kişilik, 500 kişilik bir kuvvet ile. “Az bir kuvvet ile tüm insanlığı darmadağın eder” deccal. “Ve koca alem İslam’ı esaret altına alır” Şu anda da öyle oldu, diyor Bediüzzaman. Koskoca İslam alemi esir vaziyette, diyor. Buradaki, Mektubat sayfa 270’teki Bediüzzaman’ın açıklamasını Cübbeli en az bir 20-30 kere okuması lazım, en az 20-30 kere. Çünkü Büyük Ortadoğu Projesi’nin esası; Alevi’yi Sünni’ye kırdırmak, Şii’yi Sünni’ye kırdırmak, Sünni’yi Vahabi’ye kırdırmak üzerine kurulmuş bir sistemdir. Ve onları birbirine düşürecek şekilde teşvik etmek Büyük Ortadoğu Projesi’nin bir gereğidir. Onların ılımlı İslam dediği, Mehdi (a.s.)’nin olmadığı, İttihad-ı İslam’ın olmadığı, Hz. İsa (a.s.)’nın inişinin olmadığı İslamlık’tır. Ilımlı İslam dedikleri budur. Yoksa sevginin, barışın, kardeşliğin olduğu İslam anlamında değil bu. Ilımlı İslam denince onu yanlış yorumluyorlar, yanlış anlıyorlar ve söylenmemiş bir şeyi söylenmiş gibi gösteriyorlar. Söylenen şu; Mehdi (a.s.)’nin olmadığı, İsa (a.s.)’nın olmadığı, İttihad-ı İslam’ın olmadığı, nasıl istiyorsanız bir İslamlık kurun, diyorlar. İsterseniz Cübbeli tarzı, isterseniz Afganistan’daki tarzda, isterseniz başka tarzda, çünkü o zaman biz sizi ezebiliriz ancak, diyorlar. Müslümanların biribirne düşman olduğu, biribiryle uğraştığı bir sistem istiyorlar. Büyük Ortadoğu Projesi’nin esası budur. Birbirine Müslümanları kırdırıp, bölgeyi boşaltmak, bomboş hale getirmek. Çünkü deccal ordusu olarak görüyorlar Müslümanları. Müslümanı, Müslümana kırdırıp biz elimizi hiç bu işin içine sokmayalım, ılımlı olarak bu işi halledelim, diyorlar. Dolayısı ile Mehdi (a.s.) karşıtı kim varsa destekliyor. İsa (a.s.)’nın gelişini kim savunuyorsa ona karşı tavır alıyorlar. Mehdi (a.s.)’yi kim savunuyorsa ona karşı tavır alıyorlar. Mehdi (a.s.)’nin gelmeyeceğini, Mehdi (a.s.)’nin olmadığını veyahut Mehdi (a.s.)’nin herhangi bir şekilde şahs-ı manevi olduğunu veyahut bir ruh olduğunu, dolayısıyla Mehdiyet’i pratik olarak ortadan kadıran her türlü fikir sistemini destekliyorlar. Şahs-ı manevi dersen, destekler. Mehdiyet ruhtur dersen, destekler. Mehdi (a.s.) gelmiş, geçmiştir dersen, destekler. Mehdi (a.s.) 570 sene sonra gelecek dersen, destekler. 1000 yıl sonra gelecek, İmam-ı Rabbani böyle diyor diye, İmam-ı Rabbani’ye iftira atarak, doğru söylemeyerek Müslümanları oyalarsan, bunu da destekler. Büyük Ortadoğu Projesi’nin en büyük düşmanı, karşı olduğu konu Mehdiyet’tir, İttihad-ı İslam’dır, Türk-İslam Birliği’dir.Büyük Ortadoğu Projesi Mehdiyeti durdurmak için ortaya atılmış bir düşüncedir. Biz bunu askerle, şununla bununla yapmayalım, cahil cühelayı, bazı Hocalari, bazı alimleri ayaklandıralım, onunla yapalım, diyorlar. Onlara tabii doğrudan teklifi yapmıyorlar, dolaylı etki yapıyorlar. Onların da haberi bile yok. Bir kısmının haberi yok, bir kısmını haberi var. Bir kısmı maaşlı, doğrudan para alıyorlar. Bir kısmının da haberi yok, saflığından, cahilliğinden yapıyor. Ve dolayısıyla Büyük Ortadoğu Projesi’ni en etkili şekilde bozan hareketlere karşı da muazzam bir atak halindeler. Kimdir Büyük Ortadoğu Projesi’ni bozan? Bediüzzaman, ona yükleniyorlar. Kimdir? Şeyh Nazım Hocamız, ona yükleniyorlar. Kimdir? Harun Yahya, güya onu durdurmak için gayret ediyorlar. Hiçbir şey yapamazlar, hiçbir güç ellerinde yok, mağlup olacaklardır, bunu da Allah onlara gösteriyor...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler