Adnan Oktar`ın 22 Kasım 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ALTUĞ BERKER: ... Hocam, Fecr Suresi ile ilgili bir kardeşimizin tefsiri vardı Hocam, size takdimi, şöyle geçiyor ayette Fecr Suresi 1. ve 2. ayet şeytandan Allah’a sığınırım. “Fecre andolsun, On geceye, Çifte ve tek'e”.
ADNAN OKTAR: Fecr Suresi’ni, açarsan. Ben sana söyleyeyim.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah Hocam, buyurun Hocam 89.
ADNAN OKTAR: Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla, şeytan’dan Allah’a sığınırım. “Fecr’e andolsun” Fecr, Mehdi (a.s.)’nin zuhuru fecir, Güneş’in doğuşu “On geceye”, Muharrem’in onu inşaAllah. Mehdi (a.s.)’ye biatla ilgili, inşaAllah. Ona işaret var. Aynı zamanda başka anlamları da var. “Çifte ve tek’e, akıp gittiği zaman geceye”, yani zulümat, dinsizlik, deccaliyet’in yok olmasına gecenin yok olmasına, Güneş doğuyor. İslam ahlakı hakim oluyor, inşaAllah. “Çifte ve tek’e” çiftler mesela; iki iki Kuran’da çok geçer iki, iki,iki birçok olay iki, iki ile kilitlenmiştir. Mesela; Ay ve Güneş tutulmaları ikişer keredir. Kuyruklu yıldızların çıkışı iki keredir. Üst üste iki kere olmuştur. Birçok alamet hep iki keredir. Vurgulu olarak Kuran’da da çok fazla dikkat çekilir. Ayrıca bu kuyruklu yıldızların özelliği olarak da mesela; Halley kuyruklu yıldızının tek kuyruğu var. Bu teke işaret ediyor, inşaAllah. Çift olan hangisi?
ALTUĞ BERKER: Lulin.
ADNAN OKTAR: Lulin kuyruklu yıldızı onda da iki tane var. İki kuyruk var “çifte ve teke” mesela; bak bu çift kuyruklu, bir de Halley’in resmi var mı?
ALTUĞ BERKER: Bulayım Hocam.
ADNAN OKTAR: Bilahare bulursun o da tek. Çifte ve tek’e, bu Mehdi (a.s.) devrinde iki önemli olaya da aynı zamanda işaret ediyor. Ve Mehdi (a.s.) devrindeki çiftlere de dikkat çekiyor. Çift olan olaylara “Akıp-gittiği zaman geceye”, şu an da deccaliyet sürekli akıyor ki; “Bunlarda, akıl sahibi olan için bir yemin var.” Bak, “akıl sahibi olan için, bunlarda akıl sahibi olan için bir yemin var.”, Bunlarda bir sır var bir derinlik var. Ama akleden için, düşünen ve araştıran için “çifte ve tek’e on geceye”, ebcedi 2010 tarihini veriyor.
ALTUĞ BERKER: MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bu Ahir zaman bakıyor çok önemli o yönden, mesela; 2010’dayız. Ona da bakar. Bak “on geceye” diyor. Fakat aynı zamanda da 2010 tarihini veriyor ebcedi. Burada hayret edilecek bir durum var, inşaAllah. ”Rabbinin Ad (kavmin)e ne yaptığını görmedin mi? Yüksek sütunlar' sahibi İrem'e?”, Masonların sonunun geldiğine Cenab-ı Allah dikkat çekmiş oluyor. Çünkü onlar yüksek sütunlar onların localarında da var. Yüksek sütun ve uçları da üçgendir. Şeytan çağırmada kullanılır. “Ki şehirler içinde onun bir benzeri yaratılmış değildi”.Ki bu yüksek sütunlar İstanbul’da biliyorsunuz şu an, Mısır’dan getirilmiştir. Sultan Ahmet’te duruyor, herkes görebiliyor. Uçları da sivridir ve birçok yerde yine sütun vardır. Çemberlitaş’ta da vardır. Deccal öldüğünde şeytan Çemberlitaştan bağırır, diyor inşaAllah. Yani “dikili taştan bağırır. O öldü diye”, bütün şeytan alemine haber veriyorlar. “Ve şehirler içinde onun bir benzeri yaratılmış değildi”. İstanbul’un bir benzeri yok. Böyle boğaz üstünde kurulmuş dünyada hiçbir şehir yoktur. Yani iki taraflı olarak boğaz üstüne kurulmuş başka bir şehir yok. Bir tek İstanbul’dur. Ve böyle bir güzel bir şehir de yoktur. Böyle stratejik yönden, tarihi yönden, her yönden estetik yönden daha mükemmel bir şehir yok. Bir benzeri olmayan bir şehre dikkat çekilmiş oluyor. İstanbul’a dikkat çekilmiş oluyor. Bunların tamamı Mehdiyet’e işaret eden alametler.
Mesela; 89. sure “Fecre andolsun, (İslam’ın doğuşuna) on geceye, çifte ve tek’e, akıp gittiği zaman geceye. Yüksek sütunlar sahibi İrem’e ki şehirler içinde onun benzeri yaratılmış değildir. Ve vadilerde kayaları oyup biçen Semud'a?”, daha önce de söylemiştim. Masonların toplandığı yere vadi denir. Mesela; şu vadi, bu vadi deniliyor.. “Kayaları oyup,” kayayı şekillendirmek zaten onlar taş ustası olarak kendilerini alıyorlar. Kayaları şekillendiren usta olarak alıyorlar. “Ve kazıklar sahibi Firavun'a?”, Firavun’un kazıkları nereye geldi? O taşlar İstanbul’a geldi. İstanbul’da şu an. Hangi şehirde? İstanbul’da. Bu Sure’de açıkça İstanbul’dan bahsedildiğini görüyoruz. “Ki onlar, şehirlerde azgınlaşmışlardı”, yani şehirlerde anarşi ve terör çıkarmışlardı. Bombalamalar. Gasp yapmak, insanları canını yakmak, olay çıkarmak. “Böylece oralarda fesadı yaygınlaştırmış-arttırmışlardı”, yani komünistliği, saldırganlığı, terörü, Darwinizm’i, materyalizmi, Allah’ı inkarı -haşa, fesadı yaygınlaştırmış arttırmışlardı. “Bundan dolayı, Rabbin, onların üzerine bir azap kamçısı çarptı. Çünkü senin Rabbin, gerçekten gözetlemektedir”, yani Allah her yerde sizi gözetlemektedir, diyor 14’üncü ayette...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler