Adnan Oktar`ın 13 Kasım 2010 tarihli Gaziantep Olay Tv ve Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Şimdi bütün Müslüman kardeşlerimiz Nur talebesi kardeşlerimizi ayaklandırsınlar, manevi ayaklandırma yani onların üzerindeki deccalin büyüsünü bozsunlar. Deccal onlara Mehdi (a.s.)’den bahsettirmiyor, büyü yaptı. İsa Mesih (a.s.)’den bahsettirmiyor, büyü yaptı onlara. İttihad-ı İslam’dan bahsettirmiyor, büyü yaptı. Ne kadar kısmına? Yüzde bir, onları kurtaracağız. O yüzde birlir kısım bizim için çok hayatidir, çok hayati, yani en önemli kısımdır, yüzde birlik kısım...
ADNAN OKTAR:... Nur talebesi kardeşlerimize bunu okumak yasak. O birlik kısma yasak, ben o yasağı deldim işte ve delmeye devam edeceğim, inşaAllah. Deccal bir çok ulemaya, bir çok insana büyü yaptı, onları korkuttu. Bediüzzaman diyor, “havf damarından yaklaşır” diyor. Şeytan korkuyu iyice körüklüyor, delilik derecesinde korkutmaya başladı. Bir kısmı kaderi inkara başladı, bir kısmı Melekleri inkara başladı. Koskoca alim ya ilahiyat profesörü miracı inkar ediyor. Ayet var, net, açık alenen yani çok kapsamlı anlatıyor ayet. Kader böyle kelimesiyle, çok kapsamlı kader kelimesiyle açık açık detaylarıyla anlatılıyor. Kaderin ne olduğunu anlatıyor Cenab-ı Allah, buna rağmen kaderi de inkar ediyor. Yani deccal mahvetti alimleri, bir kısım alimleri, bir kısım Müslümanları. Nur talebelerine de saldırdı. İvedelikle onları da kurtarmaya çalışıyoruz. “En büyük müctehid, en büyük bir müceddid,” yani bütün mezheplerin imamlarının hepsinin üzerinde. İmam-ı Hanbel, İmam-ı Şafi, İmam-ı Malik, İmam-ı Hanefi, hepsinin üzerinde. İmam Cafer-i Sadık, hepsi. İmam Rabbani, Abdülkadir Geylani, tamamının üzerindedir. Gelmiş geçmiş en büyük velidir. Bütün Ehl-i Sünnet’in ittifakla söylediği bir konudur. Halifetullah, Allah’ın halifesi. Bir tek onun için söyleniyor, Allah’ın halifesi diye. Ve ahkamda masumdur. Hiçbir imam masum değildir, bir tek o ahkamda masumdur. Peygamberimiz (s.a.v.)’in vahiyle bildirdiği bir bilgidir. Sadece Mehdi (a.s.)’ye mahsus. Onun için, bak; büyük müctehid de demiyor, nasıl bir müctehid diyor? Bak müctehid de demiyor, büyük müctehid de demiyor, “en büyük müctehid” diyor. Mesela müctehidlere müctehid deniliyor. Büyük müctehid denilmiyor, bak “en büyük müctehid” diyor Bediüzzaman. “Hem en büyük bir müceddid, hem hakim,” bütün dünyaya adalet dağıtıyor, bütün dünyada adaleti sağlayacak, hakim, “hem Mehdi, hem mürşid,” bütün tarikatların üzerinde, on iki büyük tarikatın tamamı Mehdi (a.s.)’ye bağlanıyor. Bütün tarikatlar kalkıyor. Zaten Şeyh Nazım Hocamız da söyledi; “tarikatlar kalktı” dedi. Menzil de söylüyor zaten, Menzil’in o mübarek mürşidleri de söylüyor. “Artık tarikat zamanı değil” diyor, “tarikat kalktı bütün hidayet Mehdi (a.s.) kanalıyla” diyor, “Mehdi (a.s.) vesilesiyle” diyor. Bunu ben söylemiyorum, bunu en büyük Nakşi halifeleri söylüyor. “Hem mürşid, hem kutb-u azam,” kutup, en büyük kutup, ama gelmiş geçmiş en büyük kutuptur. Yani veliler içerisinde gelmiş geçmiş en büyük kutuptur. “Bir kutb-u azam olarak bir zat-ı nuraniyi gönderecek,” şimdi bazı Nur talebesi kardeşlerimiz bir kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar. Bir’in ne ifade ettiğini bilmiyorlar. “‘Bir’ çokluğu ifade eder, milyonlarca insanı ifade ediyor ‘bir’” diyorlar. ‘Bir’ demek ‘bir’ demektir. Uğraşıyorum adamlarla. ‘Bir’ tarifi olur mu? ‘Bir’ işte. Zat ne demek zat? Şahıs. “Bir zat-ı nuraniyi gönderecek.” ‘Gönderdi’ ile gönderecek’in farkını Müslüman bilmez mi? Gönderecek ne demek? İleride olacak bir şey için gönderecek denilir. Gelmiş bir şeye gönderilecek denilir mi? Kaç kişi gelecekmiş? Bir kişi. Bu kişi kim? Zat-ı nurani, bir zat-ı nurani. Gelmiş mi? Hayır. “Gönderecek” diyor. Ne zaman? Ahir zamanda, Ahir zamanın en büyük fesadı zamanında. En büyük fesad zamanı ne zaman diyor Bediüzzaman? Net tarih veriyor, “1400 sene sonra gelecek bir hakikati” diyor. 1400, Hicri 1400. “gönderecek. O zat da,” o zat, çokluk mu ifade ediyor, o zat? Sen ne anlıyorsun o zat deyince? O zat deyince ne anlarsın? Milyarlarca insan mı anlarsın, bir kişi mi anlarsın?
SUNUCU:Bir kişi.
ADNAN OKTAR:Bir kişi. “Yok” diyor adam, “milyonlarca insandan bahsediyor” diyor. “O zat da Ehl-i Beyt-i Nebeviden (Peygamberimiz (sav)'in soyundan-seyyid) olacaktır” diyor. Kardeşim, ben bu adamlara inanamıyorum yani. Deccal bunların beynini nasıl bu kadar mahvediyor? Bir insanın beyni nasıl bu kadar dağılıyor? Araba kazası olsa; kafa çarpıyor ağır travma geçiriyor, yine böyle olmaz insan. Yine hatırlıyor, anasını babasını hatırlıyor. Adamlar kafayı çizmiş durumdalar. Deccal perişan etmiş vaziyette. Çok çok küçük bir kesim, yani birlik, belki binde birlik bir kesim ama böyle bir bela var. Ama tekrar söylüyorum cahilliğinden, saflığından yapanları tenzih ediyorum, onlara ben ne diyeyim yani.
Dergiler
Devamı ...Dergiler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler