Adnan Oktar`ın 13 Kasım 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:Hocam Diyanet’ten özel irşat ekipleri şu anda yeni bir devlet, yeni bir oluşum şey yapıyor. Sizin yıllardan beri söylediğiniz konu, eğitim. Teröre karşı eğitim konusunda bir nebze de olsa bir atak başlatıyorlar inşaAllah. “Diyanet İşleri Başkanlığı bölücü akımlara din ile karşı koyacak. Bu kapsamda Türkiye genelinde oluşturulacak olan özel irşat ekipleri Doğu ve Güneydoğu bölgesinde hizmet vererek vatandaşları bölücüye karşı uyaracak.”
ADNAN OKTAR:Nasıl bir yöntem kullanacaklarını bilmiyoruz. Cami Hocalarını gönderirler de onlara fıkıh dersi verirse halka, halk yani Marksist, Leninist alan bir insan, Darwinist, materyalist eğitim alan bir insana sen fıkıh dersi vermeye kalkarsan, o seni feodal düşüncenin etkisinde kalmış, zavallı insanlar olarak görür ve hiçbir şekilde de etkilenmez. Önce, bu gidecek irşat ekiplerinin ben vasfını bilmiyorum. Yani inşaAllah tahmin ettiğimiz gibi olur. Darwinizm ve materyalizmi yerle bir edecekler. Onu yaptın mı bütün yollar açılır. Darwinizm, materyalizmi yıkan bir sistemle gidecekse bu ekipler ve anti-Marksist, anti-Leninist, anti-Stalinist çalışma yapacaksa, bilimsel çalışma yapacaklarsa ve üstüne Kuran hakikatlerini, Kuran mucizelerini anlatacaklarsa, o zaman muzaffer olurlar. Ama, deccaliyet dururken, deccali yok sayıp, üstüne din anlatmaya kalkarsan, deccalin taraftarları sana şefkatle bakarlar ve gülerler yani sadece. Adamlar namazla, abdestle, haşa, alay ediyor, PKK’nın itleri. Fotoğraflar var, filmler var, internette de yayınlanıyor. Namazla dalga geçiyorlar, haşa. Kuran’la, haşa, alay ediyorlar. Yani, ama sen karşılarına bilim ve felsefeyle çıkarsan adamlar apışır kalırlar. Çünkü onun anlayacağı şey bilim ve felsefedir. Adam dindar değil ki ben ona dini anlatayım. Yani, Allah’tan korkacak, Allah’a inanacak ki ona din anlatılsın. Allah’tan korkmayan, Allah’ı tanımayan, Allah’a karşı sevgisi olmayan adama ben dini nasıl anlatayım. Allah diyor, “inanacaklarsa, itaat edeceklerse öğüt ver” diyor. “Sen de ancak kalpleri” şeytandan Allah’a sığınırım, “Allah’tan içleri titreyerek korkanlara” diyor, “öğüt verebilirsin” diyor. “Allah’tan içleri titreyerek korkanlara öğüt verebilirisin” diyor. Bu adamlar Allah’tan korkmuyor, Allah’ı tanımıyor, haşa. O zaman onların kendi dininin, putunun kaldırılması gerekiyor. Onların putu ne? Darwinizm ve materyalizm. Bu yok sayarsa devlet ve Darwinist, materyalist eğitime devam ederse, o zaman irşat ekibini dinlemez ki adam. Şimdi diyecek ki, biyoloji kitabını açacak irşat ekibine. Hoca gelecek, “Hocam” diyecek, “tamam. Sen devletin adamısın, bu da devletin kitabı. Devletin kitabında bizim evrim sonucunda oluştuğumuz”. “Diyalektik felsefenin etkisiyle dünyanın yönlendiği, Big Bang’in tesadüfen olduğu, tesadüfler sonucu olduğu, canlıların tesadüfler sonucu olduğu anlatılıyor.” Darwinizmin ve materyalizmin bir gerçek olduğu anlatılıyor. Üniversite imtihanlarında, üniversite giriş imtihanlarında da, üniversitede de, okul imtihanlarında da sorulan sorularda eğer sen Darwin doğru dedi” demezsen sınıfta kalıyorsun. “Allah yarattı” dersen, sınıfta kalıyorsun. “Darwin doğru dedi” dersen, sınıfını geçiyorsun. Böyle bir sistem var Hocam, ne diyorsun?” deseler, adam irşat ekibi ne desin? Ne konuşsun adam? Hangisi doğru yani? Devlet burada hangisine doğru diyecek? “Senin anlattığın mı doğru? Bu devletin kitaplarında anlatılan mı doğru? Hangisi doğru?” diyecek adam. Kuran’da anlatılan doğruysa” diyecek, der, “ben zaten diyalektik felsefeyi savunuyorum, materyalist, Darwinist felsefeyi savunuyorum, dolayısıyla senin anlattıkların boş” diyecektir, haşa. Ama, devlet kitaplarında materyalist, Darwinist sistemi yerle bir edecek bilimsel, felsefi delilleri sunarsa irşat ekibi de gittiğinde o zaman çok anlamlı olur. O zaman olur. Ama öbür türlü çelişki olacaktır ve inanmazlar adamlar. Yani, Güneydoğu’da gençler 19-20 yaşında 16-17-18 yaşında, civa gibi gençler bunlar, çok zeki gençler bunlar. Çoğu internete giriyor, kitap okuyor ve PKK bunları geceli gündüzlü sokaklarda, kahvehanelerde, evlerde, kırsal alanda kitlevi olarak Darwinist ve materyalist olarak eğitiyor. Eğitirken de devletin bastırdığı okul kitaplarını kullanıyor. Darwinizmi, materyalizmi anlatmak için. Darwinizmi, materyalizmi anlatan herkes zaten okul kitaplarını kullanıyor. “Devlet yalan mı söylüyor?” diyorlar. Doğrusu bu” diyorlar. Biz ona karşı ne yapıyoruz? “Oradaki anlatılanlar yanlış” diyoruz, geceli gündüzlü. Bak buraya koskoca fosil getirdik, timsah fosilini. Ve gerçekliğini de ispat ediyoruz. Ve hiçbir değişikliğe uğramamış. 100 milyon yıllık, 200 milyon yıllık fosiller getiriyoruz. Dolayısıyla Allah rızası için burada akıllı ve samimi bir çizgiye geçilsin.
Bak, refik Erduran’ı gördük, çok samimiyetsiz bir üslup. Hem Marksist, Leninist, Darwinist düşünceyi savun, ondan sonra, hem de sevgiden, şefkatten, merhametten bahset. Nasıl olacak bu? Kainat tesadüfen olduğuna inanıyorsa bir adam, Ahiretin olmadığına inanıyorsa ve kendini maymundan gelmiş bir mahluk olduğunu, yani, solucandan gelişmiş bir mahluk olduğuna inanıyorsa, atasının solucan olduğuna inanıyorsa, bu adamın kendine bakış açısı, karşısındakine bakış açısı nasıl olur? Karşısındakini solucan gibi görmez mi o? “Atası solucan diyor, atan mikrop” diyor, Hürriyet Gazetesi’nde vardı. “Atamız mikropmuş” diyor. Atasını mikrop olarak gören adam saygı duyar mı karşısındaki insana. Burada akılcı, samimi, net bakış açısı olması lazım. Çok dürüst bir bakış açısı olması lazım, olayı netleştirmek lazım.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler