Adnan Oktar`ın 13 Kasım 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Bakın, Cenab-ı Allah diyor ki, Hucurat Suresi 16’da: “Peki onlar, Allah’ın dininden başka bir din mi arıyorlar?” Evet, başka din arıyorlar. Çünkü hurafelerden oluşan bir din, uydurma izahlardan oluşan bir din anlayışına sahipler, onu arıyorlar. Cenab-ı Allah diyor ki onlara: “De ki: “Siz Allah’a dininizi mi öğreteceksiniz?”” Önce kendi dinini kafasında oluşturuyor münafık, Kuran’a bakıyor, “Ya” diyor, “ben bu dini bulamadım Kuran’da” diyor. Bu nasıl bir mantık? Tam münafık mantığı. Bak, Cenab-ı Allah da diyor ki: “Siz Allah’a” şeytandan Allah’a sığınırım, Hucurat Suresi 16. “Siz Allah’a dininizi mi öğreteceksiniz?” Allah’a din öğretmeye kalkıyor, haşa. Yanlış” diyor, “Kuran’da yok o” diyor. “Ee?” diyorsun, “ilave yapılması gerekir” diyor, “hurafe tarzında”.
Rad Suresi 33: “Yoksa siz yeryüzünde bilmeyeceği bir şeyi O’na haber mi veriyorsunuz?” Allah haber mi veriyorsunuz?” diyor, “bilmeyeceği bir şeyi”. “Yeni bir hüküm, yeni bir kanun mu çıkarıyorsunuz?” diyor Allah. “Yoksa sözün zahirine (veya boş ve süslü olanına)mi (kanıyorsunuz)?” Bak, “sözün zahirine (veya boş ve süslü olanına)mi (kanıyorsunuz)?” Yani, “kinayeyle, efendim, imayla, bir anlayış mı ortaya çıkarıyorsunuz?” diyor Cenab-ı Allah. “Hayır, inkar edenlere kendi hileli-düzenleri süslü-çekici gösterilmiştir”. Münafıklarda bu hileli düzen süslü ve çekici gösterilmiştir. O din onların hoşuna gidiyor böyle, “heyecan verir bu” diyorlar. Yani o karmaşık yapı, o içinden çıkılmayan yapı, onlara hoş geliyor. “Onlar (doğru) yoldan alıkonulmuşlardır” diyor Allah. “Allah, kimi saptırırsa, artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur.” Rad Suresi 33. İstediği kadar anlatsın insan, adam eğer sapıttıysa vazgeçmiyor münafık. Onlar, Allah’a hoşlarına gitmeyen şeyleri uygun görürler, dilleri de yalan olarak en güzel olanın 'kendilerinin olduğunu düzmektedir’”. En güzel, en doğru olduklarını iddia ediyorlar. Sorduğunda, bayağı eminler yani. “En mükemmel, dünyada en mükemmel adam biziz” diyorlar. “Allah’a hoşlarına gitmeyen şeyleri uygun görürler.” Allah’ın affediciliğini, Allah’ın yüceliğini münafıklar kabul etmezler, ancak bir aracı vasıtasıyla Allah’ın ikna olabileceğini veyahut kendilerinin Ahirette Allah’ı ikna edebileceklerine inanırlar. Allah’la kavga ederek, haşa. Kavga edebileceklerini, böyle kafa tutabileceklerini düşünüyorlar, bir kısım cahil cühela. Şimdi Cübbeli hemen alınmasın, ona değil sözüm.
“Fakat şeytan onlara yapıp ettiklerini süslü göstermiştir.” Nahl Suresi 62-63. Çünkü çok fazla karışık olduğu için, onlara çok süslü geliyor. Yani, özel bir ayin ruhu meydana getirdikleri için, yani, Kuran’ı anlattığı din onlara çok sade geliyor. Asr-ı saadet Müslümanlığı onlara sade geliyor, yetmiyor adamlara, karışık olmasını istiyorlar.
Sad Suresi 6 ve7: “Biz bunu, diğer dinde işitmedik” yani atalarından gelen dinde işitmediklerini söylüyorlar. “Bu, nerden çıkarttın bu hükmü?” diyor, Kuran’dan söylediğinde.
Bak Cenab-ı Allah diyor, Nahl Suresi 116: “Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal, buna haram demeyin.” Münafıklar sürekli fetva verirler: “Şu helal, şu haram, şu helal, şu haram.” Neye göre? Belli değil. Ya Kuran’dan imayla çıkarırlar, ya hurafeyle çıkarırlar. Bak, Allah onlara uyarı yapıyor. Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla” alışmışlar yalan söylemeye, şuna helal, buna haram demeyin” diyor Cenab-ı Allah.
Şeytandan Allah’a sığınıyorum, En’am Suresi 119: “O, size haram kıldıklarını ayrı ayrı açıklamışken”, “Ben net olarak açıkladım” diyor, “Kuran’da haram kıldıklarımı”. “Üzerinde Allah’ın ismi anılan şeyleri yemiyorsunuz?” Münafıklarda haram sayısı bir hayli yüksektir. Dalalet de bir hayli yüksektir. Bak, “Allah’ın ismi anılan şeyleri yemiyorsunuz?” Yani, “niye yasaklıyorsunuz?” diyor Allah. “Neye göre yasaklıyorsun? Ben haram olanları bildirdim Kuran’da” diyor Cenab-ı Allah. Gerçekten çoğu, bir ilim olmaksızın kendi heva (istek ve tutku)larıyla (kimilerini) saptırıyorlar. Şüphesiz, senin Rabbin haddi aşanları en iyi bilendir. En’am Suresi 140: “Allah’a karşı yalan yere iftira düzüp Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiklerini haram kılanlar elbette hüsrana uğramışlardır.” Yani, “yenilmişlerdir, perişan olmuşlardır, ezilmişlerdir” diyor. “Allah’a karşı yalan yere iftira düzüp”, yani Kuran’da olmayan şeyleri hurafe olarak ortaya çıkarıp, “Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiklerini haram kılanlar”. Rızığı da haram kılıyor, süsü de haram kılıyor, hayatı da haram kılıyor, gülmeyi de, yemeyi içmeyi de, kadınları da haram kılıyor, hepsini haram kılıyor münafık. Yani, haram kılmada üstlerine yoktur münafıkların...
Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler