Adnan Oktar`ın 13 Kasım 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Bak o zamanın münafıklarından Cenab-ı Allah örnek veriyor, Bakara Suresi 67-71: “Hani Musa kavmine: “Allah, muhakkak sizin bir sığır kesmenizi emrediyor” demişti.” Bak ne kadar sade bir hüküm. “Allah muhakkak sizin bir sığır kesmenizi emrediyor”. Bir sığır kesecekler, Allah’ın emri yerine gelecek, konu bu kadar kolay. Dinin kolaylığını Allah bir nimet olarak onlara sunmuş. ““Bizi alaya mı alıyorsun?” dediler.” Bak, görüyor musun münafıkları? “Böyle kolay din olur mu?” diyorlar. “Karmakarışık olması lazım, içinden çıkılmaz bir şey olması lazım.” “(Musa) “Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım” dedi.” Münafıklar öyle galeyana gelince, o da “Allah’a sığınırım” diyor, “ben böyle bir şey istemem ben” diyor. Şimdi diyorlar: “Rabbine adımıza yalvar da, bize niteliklerini açıklasın” diyorlar, “Bu sığır nasıl bir sığırdır? Detay istiyoruz senden” diyorlar. Münafıkların detaycılığına Allah dikkat çekiyor. “(Musa, Rabbine yalvardıktan sonra) “Şüphesiz Allah diyor ki: O ne pek geçkin, ne de pek genç, ikisi arası dinç(likte bir sığır olmalı)dır. Artık emrolunduğunuz şeyi yerine getirin” dedi.” “Bitirin” diyor. Bakın, “ne pek geçkin ne pek genç”, zaten normal bir insan sığır deyince, değil mi, normal ortalı bir sığır aklına gelir, alır, kesersin onu. Onu vurgulayacak bir şey söylüyor Cenab-ı Allah’tan aldığı vahiyle. “O ne pek geçkin, ne de pek genç, ikisi arası dinç(likte bir sığır olmalı)dır. Artık emrolunduğunuz şeyi yerine getirin”, bak: “Artık emrolunduğunuz şeyi yerine getirin” ne demek? Uzatmayın konuyu, yani detaya girmeyin artık, bu yeterli. Münafığı bu durdurmaz. Münafık detay ister, karmaşa ister, yani insanın yapamayacağı bir şeyler ister. “(Bu sefer) dediler ki”, yine bak münafıklar kuduruyorlar, “Rabbine adımıza yalvar da, bize rengini bildirsin.” Sana ne? “Rengini bildirsin”, yani şu akla bak yani, al, beyaz, kırmızı, hiç fark etmeyecek yani, herhangi bir sığır keseler olacak. Ama detay istiyor, illa ki din zorlaşacak. İnsanların yaşamasını, o dini yaşamasını zor hale getirecekler. Münafıklığın psikopatlığı bu. ““Rabbine adımıza yalvar da, bize rengini bildirsin” O: “(Rabbim) diyor ki: O, bakanların içini ferahlatan sarı bir inektir”” Bak gittikçe zorlaşmaya başlıyor. Çünkü arasında mesela, normalde yaşlı bir inek de olurdu, genç bir inek de kesebilirdi, herhangi bir renkte bir inek de kesebilirdi. Bak mesela büyük bir kolaylık bu. Bir ineği alacak, kesecek. Şimdi hem insanın içini ferahlatan sarı bir inek bulmaları gerekiyor. Yani sarı inek rahatça rastlanacak bir şey değil. Başka renkler de var, alacalısı var, şunu var, bunu var, sarı inek diye. Bir de orta yaş, orta yaş bulması gerekiyor. Bu zor, bak gittikçe zorlaşmaya başlıyor. Münafıklar söyledikçe Allah onlara bela olarak zorlaştırıyor. Kendi belalarını istiyorlar. “(Onlar yine)” Bak münafık azgınlığını görüyor musun? Ne kadar girift ve karmaşık bir din istediklerini? “Rabbine adımıza yalvar da, bize onun niteliklerini açıklasın. Çünkü bize göre sığırlar birbirine benzer.” Daha ne istiyorsun işte? Al bir sığır, herhangi bir sığır kes. Ne kadar güzel, ne kadar kolay senin için. Sürüden alacaksın bir sığırı keseceksin, Allah’ın emrini yerine getireceksin. ““İnşaAllah (Allah dilerse) biz doğruyu buluruz” dediler.” diyor. Bak sana doğru yol geliyor, fakat sen kabul etmiyorsun, küstahlık yapıyorsun. “(Bunun üzerine Musa, “Rabbim) diyor ki: O, yeri sürmek ve ekini sulamak için boyunduruğa alınmayan”. Şimdi bak ne kadar büyük bir zorluk daha oluşmuş oluyor. “Yeri sürmek ve ekini sulamak için boyunduruğa alınmayan, salma”, salma çok daha zordur bak. Bir kere zaten sığırlar genellikle ekin sürme yani, yeri sürmekte ve ekin sulamak için genellikle hep kullanılıyor. Bir kere bu yönde kullanılmamış olması gerekiyor, bakın. Salma, salma olması çok daha zor. Çünkü salma direk besiye çekilmiş, bırakılmış olması gerekiyor. “Ve alacası olmayan”, hiç üstünde bir alaca olmayacak. Yani, derisinde mesela, siyah, beyaz, gri, herhangi bir ben veyahut leke olmayacak. Orta yaşta olacak ve sarı renkte olacak, düz sarı. Yani çok çok zordur. “(O zaman): “Şimdi gerçeği getirdin” dediler” diyor münafıklar. Çünkü artık o kadar zor hale geliyor ki, böyle bir. Sığır bulmaları, böyle bir sığır kesmeleri adeta yani halk için imkansız gibi bir şey, çok çok zor. “Böylece ineği kestiler; ama neredeyse (bunu) yapmayacaklardı.” Bakara Suresi 67-71.
Geçenlerde İsrail’de böyle bir sığır bulmuşlar, hiç üstünde leke yok hayvanın üstünde hiçbir şey yok, genç. Fotoğrafları vardı, “bu Ahir zamanda işte Moşiyah’ın geliş alametidir” diyorlar. Yani, “Mehdi (a.s.)’nin geliş alametidir” diyorlar. Hiç üstünde, en ufak yani, tek bir tane bile bir şey yok, leke yok hayvanın. Ve tam bu dedikleri gibi renkte yani denilen renkte. Allah’ın sözü oluyor tabii, Allah’ın dediği renkte. Onu şimdi üretip, onu çoğaltmaya çalışıyorlar. Yani, ondan daha yeni yeni böyle sığırlar elde etmeyi düşünüyorlar.
Bakara Suresi 170, münafıklara: “Ne zaman onlara: “Allah’ın indirdiklerine uyun” denilse”, yani “Kuran’a uyacaksınız” deniyor, o kadar. Kuran çok kolaydır. Kuran’ın anlattığı din çok kolaydır, yani halk çok rahat yaşayacağı, zevkle, sevinçle yaşayacağı kadar kolaydır. Cenab-ı Allah, bak diyor: “Allah sizin için zorluk dilemez, kolaylık diler” diyor. “Hz. İbrahim’in dini gibi kolaydır” diyor. Mehdi (a.s.)’nin de yapacağı dini tahfif etmek, kolaylaştırmaktır. Bunu kim söylüyor? Berzenci Hazretleri söylüyor. Nerden söylüyor? Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerine dayandırarak söylüyor. Kıyas yok Mehdi (a.s.)’de, inşaAllah. Kuran, Kuran’ı en güzel tefsir eden kimdir? Resulullah (s.a.v.)’dir. Kuran ve Peygamber (s.a.v.)’in asr-ı saadette yaşadığı İslam’dır, İslam alemi, inşaAllah...
Güncel Yorumlar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler