Adnan Oktar`ın 13 Kasım 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Ne zaman onlara: “Allah’ın indirdiklerine uyun” denilse”, “Kuran’a uyun denilse”, “onlar: “Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye (geleneksel dine) uyarız” derler” diyor. “Geleneğe uyarız derler” diyor. “Kuran’a uymuyoruz” diyor yani, “Kuran’ın yeterliliğini kabul etmiyoruz” diyorlar. “Atalarımızdan ne geldiyse, oradan gelen geleneksel dine uyarız biz” diyorlar münafıklar. Cenab-ı Allah: “(Peki) Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler?” “yine mi uyacaklar?” diyor Allah, Bakara Suresi 170. Bak: “(Peki) Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler?” Yani, Allah belalarını vermiş zaten onların, akılları zaten çalışmıyor. Felakete uğramışlar, “buna rağmen yine mi uyacaklar?” diyor Allah.
Araf Suresi 28: Onlar, ‘çirkin bir hayasızlık’ işlediklerinde”, yani İttihad-ı İslam’a karşı geldiklerinde, Mehdiyete karşı geldiklerinde, Hz. İsa (a.s.)’ın gelişine karşı geldiklerinde, Kuran’ın Kuran’a uyulmasını istediğinde, buna karşı geldiklerinde, dinin sadeliğine karşı geldiklerinde, sevgiye, merhamete, şefkate karşı geldiklerinde, bir kısmı cahillikten yapar, o ayrı. “Çirkin bir hayasızlık işlediklerinde: “Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah bunu bize emretti” derler.” Yani, “bizim Hocalarımız, alimlerimiz, bize bunu söyledi” diyor. Gelenek böyle” diyor. “Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, bize yeni bir din mi getiriyorsun sen?” diyorlar yani, Kuran’a uy deyince. “Vahiy alıyor” diyor, “benim Hocam” diyor. “Vahiyle hareket ediyor” diyor, açık söylüyor. “Bana Kuran gibi kitap geldi” diyor, “bir kitap daha geldi” diyor, “hurafe de var bende” diyor. Bak: ““Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah bunu bize emretti” derler. De ki: “Şüphesiz Allah, ‘çirkin hayasızlıkları’ emretmez”” Böyle zulmü, psikopatlıkları, dinsiz, karaktersiz tavırları emretmez. “Bilmediğiniz bir şeyi Allah’a karşı mı söylüyorsunuz?” diyor Allah. “Kuran’da olmayan şeyleri Allah’a karşı mı söylüyorsunuz?” diyor, Araf Suresi 28. Münafıklar hep tarih boyunca baş belası olmuşlardır.
Tevbe Suresi 9: “Allah’ın ayetlerine karşılık”, yani Kuran’ın hakimiyetine, Kuran’ın doğru olan hükümlerine karşılık, “az bir değeri satın aldılar”. Sırf çıkar için. İşte, “alim” desinler, “Hoca” desinler, köşe dönsün, tanınsın diye, az bir değer karşılığında Kuran’a tavır alıyorlar. “Böylece O’nun yolunu” Allah’ın yolunu, Kuran’ın yolunu, “engellediler”. İttihad-ı İslam’ı, Türk İslam Birliği’ni engellemeye çalışıyorlar. “Onların yaptıkları gerçekten ne kötüdür.” Peki, engeli Mehdi (a.s.) dinler mi? Dinlemez. Çünkü engel çıkacak Mehdi (a.s.)’nin önüne, dağ çıkaracaklar. Dağı ne yapacak diyor? Resulullah (s.a.v.). Yanından mı geçecek dağın? “Dağı ezecek” diyor, “dağı”. “Dağı yerle bir edecek, ondan sonra geçecek” diyor. Yani, normalde bir insan dağın kenarından yol bulur. “Öyle yapmayacak” diyor, “o dağı ezip geçecek” diyor. O çok önemli yani, inşaAllah.
En’am Suresi 71: “De ki: “Bize yararı ve zararı olmayan Allah’tan başka şeylere mi tapalım?” ” Yani Allah’ın, Kuran’ın bildirdiği hükümlerin dışında hurafelere mi tabi olalım? “Allah bizi hidayete erdirdikten sonra” yani, Kuran’a tabi yaptıktan sonra, sahabe İslamlığına tabi olduktan sonra, “şeytanların ayartarak”, deccaliyetin ayartarak, “yerde şaşkınca bıraktıkları” tam şaşkın ve avanak oluyor zaten münafıklar. Resimlerine bakın, filmlerine bakın, hakikaten o şaşkın, avanak ifadeyi görürsünüz yüzlerinde. Bak: “Şaşkınca bıraktıkları arkadaşlarının da: “Doğru yola, bize gel” diye kendisini çağırdığı kimse gibi topuklarımız üzerinde gerisin geri mi döndürülelim?” Arkadaşları da, bak: “Arkadaşlarının da: “Doğru yola, bize gel” diye kendisini çağırdığı kimse gibi topuklarımız üzerinde gerisin geri mi döndürülelim? De ki: “Hiç şüphesiz Allah’ın yolu, asıl yoldur.” Kuran’ın yolu asıl yoldur “Ve biz alemlerin Rabbine (kendimizi) teslim etmekle emrolunduk.” Allah’a tamamen teslim olmakla emrolunduk, inşaAllah.
Bak, En’am Suresi 26: “Onlar, hem ondan”, Kuran’dan insanları “alıkoyarlar”, Kuran’a uymaktan alıkoyarlar. “Hem kendileri kaçarlar.” “Ona kendileri de uymaz” diyor. “Onlar, yalnızca kendi nefislerinden başkasını yıkıma uğratmazlar ama şuurunda değildirler.” Hakikaten böyle sağlıksız, hasta insanlar oluyor sonunda. Bitap, bitkin, kendilerini de çökertiyorlar, toplumu da çökertiyorlar, kendilerine tabi olanları da çökertiyorlar ve mağlup hale getiriyorlar...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler