Adnan Oktar`ın 23 Kasım 2010 tarihli Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... İmam-ı Sadık, Caferi Sadık (a.s.)’dan hadis, “(Hz. Mehdi (a.s.)’nin) kaybolduğu dönem, aleni olarak ortaya çıkışından önceki dönem) uzun olduğu için, yalnızca tek bir grup kararlı kalacak ve başka bir grup "henüz doğmadı" diyecek. Başkaları diyecekler ki "doğdu ve öldü." Diğerleri, "imam başkasının vücudunda yeniden geldi ve konuşuyor" diyerek günaha girecekler.” (Müntekab-ül Ezhar, s. 260 ve Kemalüd-din, cilt. 2, bölüm 34, 51. Hadis) Hocayı çıkarttık ya bir tane, “başkasının vücuduna girdi Mehdi (a.s.)” diyor, duydunuz, değil mi? Bak, 1300 sene öncesinden, 1400 sene öncesinden Peygamberimiz (s.a.v.) bildiriyor böyle adamların çıkacağını. Bu çok büyük bir mucize. Bak, “"imam başkasının vücudunda yeniden geldi ve girdi" diyecekler ve "bu şekilde konuşuyor" diyerek, günaha girecekler” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Adam da aynısını söyledi bak, gördünüz. Mehdi (a.s.)’nin bir başka insanın vücuduna girdiğini söylüyor.
ALTUĞ BERKER: “Felç gibi” diyor.
ADNAN OKTAR: “Felç gibi” diyor. “Başka bir grup "henüz daha doğmadı" diyecek” diyor, Cübbeli gibi. Bak Cübbeli “henüz doğmadı” diyor. “570 yıl var” diyor. “Başkaları diyecek ki "doğdu ve öldü."” Mesela “şu alimdi, şu kişiydi, doğdu, öldü, Mehdi (a.s.) bitmiştir, artık Kıyameti bekliyoruz.” “Küfür” diyorsun, “Müslümanları mahvediyor.” “Olsun, bekleyin, bir şey olmaz” diyor. Seyredeceksin, sadece televizyonlardan seyredin” diyor, “ezsinler Müslümanları” diyor. Kaim (Hz. Mehdi (a.s.)) çıktığında, insanların imamlarıyla aralarında bir postacı olmayacak. Hz. Mehdi (a.s.) onlara (dünyaya) kendi mekanından seslenecek,” kendi bulunduğu ortamdan seslenecek, “onlar da konuşmasını dinleyecek, hatta onu görecekler.” (Müntekab-ül Ezhar, s. 483) Bakın 1400 sene öncesinden Peygamberimiz (s.a.v.) bildiriyor. “Mehdi (a.s.) bulunduğu mekanla beraber görüntüsü her yerde belirecek” diyor, televizyonu açıkça söylemiş olmuyor mu böyle?
ALTUĞ BERKER: Evet Hocam.
ADNAN OKTAR: Yani “bütün insanlar seyredecek, dünyanın her tarafında onu seyredecekler” diyor. Bakın hatta ziyadesi var, bak diyor ki, Müntekab-ül Ezhar isimli eserin, sayfa 483’te, Peygamberimiz (s.a.v.)’den hadis; “Hz. Mehdi (a.s.) onlara (dünyaya) kendi mekanından seslenecek.” Bulunduğu yerden seslenecek dünyaya. “Onlar da konuşmasını dinleyecek, hatta onu görecekler.” Hem radyo, hem televizyon, hem internete, 1400 sene öncesinden Peygamberimiz (s.a.v.) açıkça işaret etmiş. Çok net. Evet, bunlar yeni hadisler, onun için. Men La Yehzuruh’ul-Fakih, c. 1, s. 269; “Onlar Peygamber (s.a.v.)’i görmemişler,” Mehdi (a.s.) talebeleri, “ve İmam da (Hz. Mehdi (a.s.) de) onlardan gizlidir. Bununla birlikte onlar beyaz sayfalara nakş olunmuş siyah hatlar vasıtasıyla iman ederler.” Yani kitaplar, “Mehdi (a.s.)’nin hazırlayacağı kitaplar vesilesiyle iman edecekler” diyor. “Mehdi (a.s.)’yi bilemeyecekler” diyor, talebeleri, yani alamet olmadığı, yani bir açık vahiy olmadığı için bilmeyecekler. “Peygamber (s.a.v.)’i de görmemişler” diyor, “fakat kitaplar vasıtasıyla, okudukları kitaplar vasıtasıyla iman edecekler” diyor.
“Hz. Mehdi (a.s.)’nin delilleri,” yani gösterdiği ilmi deliller, artık neyse o, bilimsel her türlü delil, fotoğraf olabilir, harita olabilir, her şey, “delilleri,” fosil de olur, başka belgeler de olur, hepsi. Bak, “Hz. Mehdi (a.s.)’nin delilleri bütün insanlar üzerinde galip gelecek,” bütün dünyaya galip gelecek, yani “onun gösterdiği delillere karşı koyamayacaklar” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). “(Etkili olacak, hakim olacak) ve kimsenin ona karşı getirecek bir gerekçesi,” delili, “(nedeni) olamayacaktır.” Yani meydan okuyacak, diyecek ki; “varsa deliliniz getirin” diyecek, “getiremeyecekler” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). “Hiçbir delil gösteremeyecekler” diyor. (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 70)
“Dikkat edin, o zaman” diyor, “Mehdi (a.s.) gelişinin yaklaştığı zamandır.” “Dikkat edin, o zaman aramızdan çıkmış olan (Hz. Mehdi (a.s.)), bu en zor zamanlarda aydınlık bir ışıkla onları aşacak.” Yeni bir hadis bu.
“Ona (Hz. Mehdi (a.s.)’ye) imameti veren, ona ilim ve kitaplar verecek ve onu kendi başına bırakmayacak.” Kim bu gücü veren? Allah.
ALTUĞ BERKER: Allah.
ADNAN OKTAR: Değil mi? Bak, Cenab-ı Allah, “ona (Mehdi (a.s.)’ye) imameti veren Allah, ona ilim ve kitaplar verecek ve onu kendi başına bırakmayacak.”
“Yüce Allah’ın Kitabı hakkındaki bilgisi,” yani “Kuran hakkındaki bilgisi, “ve O’nun elçisinin (s.a.v.) sünneti, Mehdimiz (a.s.)’in kalbinde bir bitkinin en güzel bir şekilde büyüyüp yetişmesi gibi gelişir.” Yani “Allah onun kalbinde o ilhamı, o bilgiyi, o delilini ona verecek” diyor, inşaAllah.
“İmam Muhammed Bakır şöyle buyurmuştur: "Kaimimiz kıyam edince"” yani ortaya çıkınca, belirince, “onlarla konuşmak istediğinde,” halkla, insanlarla konuşmak istediğinde, “duyarlar,” Mehdi (a.s.)’yi duyarlar, “ve kendi mekanında olduğu halde onu görürler.” Bu da başka bir rivayet.
“Dünyayı fitne ve düşmanlık sardığında,” yani deccal çıktığında, “her yer zulüm, fesat ve yağmalamayla dolduğunda,” Cübbeli diyor ya; “her yer fesatla doldu, zulümle doldu, düşmanlıkla doldu” diyor. “Dolduğunda,” Peygamberimiz (s.a.v.) söylüyor bunu bak, “dalalet ve inhiraf,” doğru yoldan saptıran, “küfür kalelerini yıkmak, karanlık ve taş kalpleri tevhid,” Allah’ın birliği ve tekliği ve “insaniyet ve adalet nuruyla aydınlatmak için Allah büyük ıslahatçısı Mehdi (a.s.)’yi gönderecektir.” (El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 310) “Mehdi (a.s.) döneminde halk kitlesinin akıl gücü temerküz bulacak.” Yani “akıllarını başlarına toplayacaklar” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). “Hz. Mehdi (a.s.) Allah’ın teyidiyle insanların aklını olgunlaştıracak,” yani akılların olgunlaşmasına sebep olacak, “ve herkeste bir aydınlık meydana getirecektir.” (Usul-u Kafi, c.1 Kitab’ül Akl, Hadis: 21) Yani “kafaları aydınlanır, ferahlayacaklar” diyor, inşaAllah. Bunu daha önce okumuştum ama bir daha okuyorum; “Hz. Mehdi (a.s.) döneminde fitne ve kavga ateşi sönecek.” Yani anarşi, terör yok. “Zulüm ve gece baskını,” gece baskını, değil mi? İnsanlar çok bizar oluyor; gecenin ikisinde, üçünde evlerinden alınıyorlar, “gece baskını ve yağmalama adeti kalkacak. Savaşlar yok olacak.” (El Mehdiyy-İl Mev’ud, c:1, sf. 264) “Bunun tamamını durduracak” diyor, Mehdi (a.s.).
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler