Adnan Oktar`ın 24 Kasım 2010 tarihli Samsun Aks Tv ve Tv Kayseri röportajından
ADNAN OKTAR: ...Yahudi ve Hristiyan neredeyse Cennetlik diyecek şekilde anlatıyorsunuz. Ben anladım ama binlerce insan anlamıyor, lütfen İslam’ı bir bütün olarak kabul edelim. Bu din ne Cübbeli’nin anladığı gibi, ne sizin anladığınız gibi değil. Peygamberimiz (s.a.v) anlattığı ve yaşadığı gibidir. Allah (c.c.) aşkına şuna buna bir şey demeyin” diyor İbrahim Karamahmutoğlu.
Evet, Cübbeli’nin ekipten anladığım kadarıyla. Çok hoş bir yazı olmuş, yani açıklamamız açısından faydalı. Bir kere bu Mehdi (a.s.) alerjisi ne? Yani Kuran’ın Mehdi (a.s)’ye işaret etmesinden İbrahim kardeş niye rahatsız oldu? Mehdi (a.s.)’ye tabii ki işaret eder, İttihat-ı İslam’a tabii ki işaret eder. Niye Hz. İsa (a.s.)’ın gelişinden rahatsız oluyorsunuz? Neden Mehdi (a.s.)’e Kuran’ın işaret etmesinden korkuyorsunuz? Hz. İsa (a.s.)’ya da işaret ediyor Kuran. Mehdi (a.s.)’ye de işaret ediyor, İtiihat-ı İslam’a da işaret ediyor. Zaten Kuran’ın özelliğidir bu. Yani hakka, hakikate, güzelliklere işaret eder. Bu rahatsız edecek bir şey mi, iftihar edilecek bir şey. Kuran-ı Kerim’deki ayetlerin Nur Suresi 55 ve diğer ayetler, o Tevrat ve Zebur’a gönderme yapılan ve dünyaya hakim olacağını söylediği Cenab-ı Allah’ın, vaddettiği ayetlerin esbabı nuzülünü, sebebini, neden o ayetlerin indiğini ve kime işaret ettiğini İmam-ı Caferi Sadık açıklıyor. “Doğrudan Mehdi (a.s.)’ye işaret etmektedir ayet” diyor. “Mehdi (a.s.) zamanında İslam ahlakının dünya hakimiyetine işaret etmektedir” diyor. Ben Caferi Sadık dedemin dediğini aktarıyorum. Peygamber (s.a.v.)’in torunu Caferi Sadık’ın, Peygamberimiz (s.a.v.)’den duyup bize aktardığı bilgiyi aktarıyorum. Ve iftihar edilecek bir bilgi bu. “Ahit Sandığı hakkında biraz daha açık bilgi verir misiniz?” Hz. Musa (a.s.)’nın zamanında yapılmış, Hz. Musa (a.s.)’nın çocukken içine konduğu o sandığın altın kaplanmasıyla yapılmış, akasya dallarından sapları, tutma yerleri olan ve üzeri tamamen altın kaplı olan, ince tabaka altın kaplı olan, gördüğümüz kadarıyla da açılıp kapanmasında elektriklenen, yani öyle bir sistemi var, içinde kutsal eşyaların bulunduğu, Hz. Musa (a.s.)’nın Kuran’da belirtiği o tabletlerin de içinde bulunduğu, Kuran’da belirtiliyor, “Allah’tan korkanlar için onda bir hidayet ve bir rahmet vardır” yaklaşık inşaAllah. Hidayet zaten Mediliği işaret eder. İnşaAllah. Kutsal eşyalar, içinde gömlekler, bazı işte kaplar bulunan bir sandık. Taberiye Gölü’nün bataklıklarında, Taberiye Gölü’nün dibinde ve Şam’da ki bazı mağaralarda ve Hatay’da, yine bazı mağaraların özel bölümlerinde, bu kutsal eşyalar saklılar. Zamanı gelince hepsi çıkacak. Bak açıkca yer de söylüyorum. Daha önce söyledim, Ağrı Dağ’ında Nuh (a.s)’un gemisi var dedim. Adamlar gittiler eliyle koymuş gibi buldular. Şimdi bak dediğim yerlerde de yine bulunacak aynı şekilde. “Filistinli kardeşlerimiz hakkında mücadele etmeleri hak, söz etmiyorsunuz.” Filistinli kardeşlerimizi kurtarmak istiyorsan; Mehdiyet’e, Mehdi (a.s.)’nin sancağı altına girmen lazım. İttihat-ı İslam’ı istemen lazım. Biz bununla ilgili bir internet sitesi de yaptık hatta.
ALTUĞ BERKER:Kitaplarınız var, konferanslar verdiniz Hocam bu konuda çok fazla faaliyetiniz oldu inşaAllah, halen oluyor. Çözüm gösteriyorsunuz, nasihat ediyorsunuz Kitap Ehli’ne her türlü her tarafa.
ADNAN OKTAR: Evet “Filistin Zulmü” diye bir sitemiz var.
ALTUĞ BERKER:Filisitinzulmü.com, “tek çözüm Türk-İslam Birliği” diyorsunuz Hocam inşaAllah. Programlardaki açıklamalarınız var. İsraillilere çağrı, Yahudilere bakış bu konularda ki yazılarınız var. Ateist siyonist terörden bahsediyorsunuz Hocam. Kitap Ehl-i Yahudilere açıklama.
ADNAN OKTAR:“Filistinli kardeşlerimiz hakkında mücadele etmeleri hak, söz etmiyorsunuz.” Demek ki bayağı söz ediyormuşum. Bir hayli söz ediyormuşum; CD’ler çıkarttım, kitaplar yazdım, konferanslar verdik, açık faaliyet yaptık.
ALTUĞ BERKER:Musevi halkına açık mektup mesela Hocam yayınladınız, o da var sitede inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Eğer Filistinli kardeşlerimiz hakkında samimi düşünüyorsa İbrahim kardeş; İttihad-ı İslam istesin. Filistin’in kurtuluşu İtthad-ı İslam’ladır. Sokakta bağırıp çağırmakla, taş atmakla, İsrail’e hakaret etmekle hiçbir yere varamazsın. Bol bol Müslümanlar’ı ezdirirsin tek çözüm İttihad-ı İslam’dır. Ama senin Cübbeli Hocan İttihad-ı İslam istemiyor. Bak bu çok önemli İttihad-ı İslam istemiyor. Sen Cübbeli Hocanı ikna et, İttihad-ı İslam’a. Mehdi (a.s.)’nin çıkmasını istemiyor, Hz. İsa (a.s.)’nın nüzulünü istemiyor. Hem Hz. İsa (a.s.)’nın nüzulünü isteme, hem Mehdi (a.s.)’nin çıkmasını isteme, hem İttihad-ı İslam’ı isteme; hem de Filistin’in kurtuluşunu iste, bunlar samimiyetsiz oluyor. Bak Cübbeli neredeyse ağlayacak. “İslam aleminin her yeri işgal edilmiş. Zulüm, acılar, kan her yeri kaplamış” diyor. Çözüm? “Çözüm, Mehdi (a.s.)’ye karşı olmak, Hz. İsa (a.s.) ‘nın nüzulüne karşı olmak, ittihad-ı İslam’a karşı olmak ve bu güzel olayları en az 570 yıl ileriye almak diyor. Bu Rahmani mi, şeytani mi bir düşünsün kardeşimiz. Bunun yanlış olduğu belli. Dolayısıyla eğer samimiysen Doğu Türkistan da kan ağlıyor, Doğu Türkistan’dan bak hiç bahsetmiyorsun. Irak kan ağlıyor, Afganistan kan ağlıyor; sadece Filistin değil. Hepsinin kurtuluşu için tek çözüm İttihad-ı İslam’dır, yani Mehdiyet’tir. Bundan bahsetmeyip de tek yanlı “Vay Filisitin” diye oturup ağıt dökersen sana inanmazlar, samimiyetine inanmazlar, dürüst olmadığın anlaşılır. Bilakis zulmün devamını istiyorsun aklımıza gelir, onu düşündüğün aklımıza gelir. Değil mi zulmün devamını istiyor aklımıza gelmiz mi? 570 yıl geriye almanın anlamı budur. “Yahudi ve Hristiyanlar’ı neredeyse Cennetlik diyecek şekilde anlatıyorsunuz”. Şimdi, “neredeyse” olmaz. Dersen demişsindir, dememişsen dememişsindir. Demediğime göre, dememişimdir. Neredeyse olmaz. Biz Yahudi ve Hristiyanlar’ın Hz. İsa (a.s.) Mesih zamanında Müslüman olacağına inanıyoruz ve dolayısıyla Cennet’e gideceklerine inanıyoruz. Kuran’da ayet var; “Sana inananları (seni sevenleri) Kıyamete kadar küfrün üstüne geçireceğim ve ölümünden önce sana inanmadık hiç kimse kalmayacak (Ehli Kitap’tan) hepsi iman edecek” diyor Cenab-ı Allah. Ben Hz. İsa (a.s.)’nın geldiğine inanıyorum, Mehdi (a.s.)’nin çıktığına inanıyorum. Dolayısıyla da Hristiyanlar ve Musevilerin hepsi Müslüman olacağı için; Allah’ın izniyle hepsi de Cennete gidecekler. Ben bunu Kuran’a dayanarak söylüyorum, sen neye göre söylüyorsun? Kafana göre söylüyorsun. Olmaz. Bak senin Hocan Hz. İsa (a.s.) ‘nın inişini istemiyor, sen Hz. İsa (a.s.)’nın inişini istemiyorsun, Mehdi (a.s.)’nin çıkışını istemiyorsun. O durumda Hristiyan Cehennem’e gider, Musevi de Cehennem’e gidebilir ama sen de Cehennem’e gidersin. Kurtuluş nedir? Mehdi (a.s.)’ye tabi olmak, Hz. İsa (a.s.)’ya tabi olmak, İttihad-ı İslam’ı istemek, Kuran’ın yeterliliğine inanmak, sahabe devri Müslümanlığını savunmak. “Ben anladım ama binlerce insan anlamıyor” diyor. Yok sen de anlamamışsın, binlerce insanın anlamadığı doğru ama sen de anlamamışsın. Şimdi anlatıyoruz inşaAllah bu sefer anlamışsındır. “Lütfen İslam’ı bir bütün olarak kabul edelim”, İslam’ı bütün olarak savunan benim, senin Hocam kabul etmiyor İslam’ı bütün olarak. O ne diyor? “Şiileri pırasa gibi doğrayalım, Caferileri doğrayalım, Bektaşileri doğrayalım, Alevileri doğrayalım, Hristiyanları doğrayalım, Musevileri doğrayalım, herkesi doğrayalım” diyor. Ben Müslümanları bütün kabul ediyorum. Alevisi, Sunnisi, Bektaşisi, Vehhabisi, hepsi “Lailaheillallah Muhammeden Resulullah” diyen kardeşlerimizin hepsi Müslümandır diyorum. Dolayısıyla “İslam’ı bir bütün olarak kabul edelim” sözünü sen kendi Hocana söylemen lazım. Cübbeli Hazretlerine söylemen lazım. İttihad-ı İslam’ı savunan benim çünkü, Müslümanların birliğini savunan benim ve Müslümanlığı bütün olarak ele alan da benim. Ben mezhep ayrımı yapmaksızın bütün Müslümanları “Lailaheillallah Muhammeden Resulullah” diyen herkesi, Müslüman kabul ediyorum. Senin Cübbeli Hocan kabul ediyor mu? Bak asıl orada hastalık dururken ve Hocanın yaptıkları ortada iken sen de Hocana uyuyorken, bu söz samimi olmuş olmuyor. Uymuyorsun çünkü sözüne. Ama bu söze ben seni uyman için davet ediyorum. “Peygamberimizin (s.a.v.) anlattığı ve yaşadığı gibidir”, işte Asr-ı Saadet Müslümanlığını anlatan kim? Geceli gündüzlü anlatan kim? Hurafeye karşı mücadele eden kim? Senin Cübbeli Hocan hurafe savunuyor. Ben de Asr-ı Saadet Müslümanlığını savunuyorum. “Allah aşkına bunlara bir laf söylemeyin” diyor. Emri bil maruf ve nehyi anil münker farzdır. Ben seni de eleştireceğim, Hocanı da eleştireceğim, şaşar beşeri de eleştireceğim, Osman Ünlü’yü de eleştireceğim. Senin Hocan “570 yıl Müslümanlar çileye devam etsin, acıya, kana “ diyor. Öbürü de çıkıyor, Osman Ünlü de “1000 yıl devam etsin” diyor. Öbürü de tam teslim zaten şaşar beşer Faruk Beşer. O “İttihad-ı İslam yok” diyor zaten.
ALTUĞ BERKER:Beş sene evvel “Mehdi (a.s.)’yi bize göster” diye dua ederken şimdi niye söylemiyor onu düşünsün kardeşimiz.
ADNAN OKTAR: Evet bak senin Hocan, yalvarıyor aşkla “Ya Rabbi Mehdi (a.s.)’ye bizi kavuştur” diye. Ona yukarılardan bir üfleme geldi senin Cübbeli Hocana, sen dahil Cübbeli Hocan dahil böyle rüzgar fırıldağı gibi ters döndünüz. Yani bir adamı Fatih Altaylı gibi bir adam göklere çıkarıp övüyorsa, bunu çocuk olsa anlar bunun ne anlama geldiğini. Ve kimler tarafından desteklendiğini de anlar. Fatih Altaylı’nın nereye bağlı olduğunu herkes bilir, bütün basın bilir. Yani üfürümü nereden aldığını da herkes bilir. Bilmeyen varsa gelsin bana sorsun. Bütün gazeteciler bilir, köşe yazarları hepsi bilirler. Fatih Altaylı Cübbeli’nin kulağına üfürme emrini nereden aldığını da bilirler. Ve o üfürüm neticesinde böyle bir ortam meydana geldi. Sürekli üfürüyorlar adama. Çünkü adam şiddetle İttihad-ı İslam’a karşı, Mehdiyet’e karşı, Hz. İsa (a.s.)’nın inişine karşı. Daha önce konuştuklarını unutmuş, Allah ayağına dolandırdı. Bak Hocanı şu an ben talebe yaptım kendime hizmet ettiriyorum. Sen de istemesen bile bize hizmet ettin şu an İbrahim Karamahmutoğlu kardeş. İstesen de, istemesen de hizmet ettin. Güya Cübbeli’ye hizmet edecektin ama bak bize hizmet ettin. İslam’a hizmet ettin, Kuran’a hizmet ettin ve edeceksiniz de daha. Ben bütün gelen yazıları da okuyorum hiç fark etmiyor, istediğiniz yazıyı gönderin anında cevabını veririm inşaAllah. Ben kendimden Allah’ın dilemesiyle eminim, vicdanım da son derece rahat...
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler