Adnan Oktar`ın 24 Kasım 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ALTUĞ BERKER: ... Hadi Uluengin’in bir yazısı vardı hocam onunla ilgili olarak. Batının bir Müslüman soykırımına hazırlandığı yönündeki görüşlerine İslami basının zaman zaman yer verdiğini, ancak bu görüşün batıya karşı saplantı haline gelen nefret içgüdüsünden kaynaklandığını, böyle bir durumun olmadığını yazmış hocam.
ADNAN OKTAR: Ne demek bu, ne demek istiyor?
ALTUĞ BERKER: Batı Müslüman soykırımına hazırlanıyor, diye böyle bir şey var diyor. Olmayan bir şeyi söylüyor Müslümanlar, diyor.
ADNAN OKTAR: Hadi Uluengin. Böyle bir hayal mi kuruyorlar Müslümanlar, diyor. Allah Allah, o zaman Irak’ta konfeti falan attılar bizim haberimiz yok. Bomba değil, havai fişek atılmış, orada düğün yapılmış Irak’ta. Yüz binlerce insan şehit edilmemiş, bize öyle gelmiş, gazeteler yalan yazmış. İyi oldu, bizi aydınlattı. Biz de orada adam şehit edildi zannettik. Böyle evler yıkıldı, bombalandı. Bağdat yanıyor falan, demek ki film sahnesiymiş, yanlış görmüşüz. Irak da biz işgal edildi zannediyorduk, binlerce, on binlerce insan şehit edildi zannediyorduk, bak bu da yalanmış, çok memnun olduk Hadi Bey açıklığa kavuşturdu. Nereden çıkarıyoruz biz bombalamayı falan? Asıp-kesme, yokmuş demek ki böyle bir şey. Katliam da yokmuş. Kulak kesme, ağız, burun kesme, camiinin içinde adam tarama sahneleri, filmmiş demek ki onlar, film sahnesiymiş. Bizi aydınlattı iyi oldu, teşekkür ederiz. Uyuyor bu adam, ne dediğinden haberi yok. O herhalde briç salonlarında falan, birahanelerde öyle ufuk açmış. Katliam daha nasıl olur? Bombalama nasıl olur? Kitle katliamı daha nasıl olur? Bunun üstüne anlatsın bize başka ne olabilir, geriye ne kaldı ki. Tir tir titriyor Müslüman alemi. Her yerde kan revan var. Doğu Türkistan’da 30 milyon insan şu an kayıp, şehit edildi. Genç kızları Kızıl Ordu’nun genel evine gönderiyorlar Doğu Türkistan’da, yüzlerce, binlercesini birden. Hadi, bak ismiyle de bağlantılı değil. “Hadi” Allah’ın hidayetine vesile olan anlamındadır. “Hadi” Allah’ın isimlerindendir. İsmiyle de mutabık değil üslup.
ALTUĞ BERKER: Doğru hocam.
ADNAN OKTAR: Tabii. Aklını başına alsın. Ne konuştuğundan haberi yok. Ben ona bazı resimler göndereyim, belgeler göndereyim biraz kafası aydınlansın. Cübbeli’nin Hürriyet şubesi gibi bak, o da bir şey yok diyor. Nereden çıkartıyorsunuz, diyor. Hiçbir şey yok, diyor. Hiçbir şey yokmuş, biz film seyretmişiz. Efendim Allah akıl fikir versin, hidayet versin. Kaç yaşında bu?
ALTUĞ BERKER: Bakayım mı hocam?
ADNAN OKTAR: Bak bakalım. Ben şimdi sana teşhis koyacağım.
ALTUĞ BERKER: Hocam 59 yaşındaymış Hadi Uluengin. Daha evvelde Aydınlık Dergisi’nin Brüksel temsilcisi.
ADNAN OKTAR: Nasıl Aydınlık? Şimdi olay aydınlandı. Bak Aydınlık olayı aydınlattı. 59...
ADNAN OKTAR: ... Amerikan adaletini gördünüz. Irak’ta, Afganistan’da, mahvettiler. Hadi Uluengin ne diyor? Nereden çıkardınız siz bu kan, man olaylarını, şaka yapıyorsunuz herhalde, diyor. Oraya konfeti serpmeye gittiler, düğün yağmaya gittiler adamlar, diyor. Eğlence var orada, öyle bir şey yok, nereden çıkardınız, diyor.
ALTUĞ BERKER: Hocam siz engellediniz, vesile oldunuz. Yoksa Armagedon mantığı altında Evanjeliklerin Müslümanları tamamen yok etme projesini siz engellediniz, deccaliyet sistemini.
ADNAN OKTAR: Şimdi Hali Uluengin’e Hoca’ya cevap ver, diye. Bana cevap veriyor kendince. Çünkü benden başla söyleyen yok bu konuları açık açık televizyonda. Var orada burada kısa kısa anlatanlar var ama, böyle alenen ve açıkça bütün dünyayı sarsacak şekilde anlatan yok, inşaAllah. Kendilerince benle böyle bir dengeleme siyaseti güdüyorlar, benim soruma, konuma cevap vermiş oluyor. Cübbeli ile cevap veriyorlar, bunlarla cevap veriyorlar. Ama zaman zaman da nasihatlerimi dinliyorlar. Bakın sevgiden bahsedin, hiç bahsetmiyorsunuz, dedim. Koro halinde, toptan hepsi Aydın Doğan’ın takımı sevgiden bahsetmeye başladı. Hayatlarında yapmadıkları bir şey, Hürriyet Gazetesi’nin tarihinde yok. Toptan hep birlikte sevgiden bahsettikleri, ilk defa oluyor Hürriyet Gazetesi’nde.
ALTUĞ BERKER: Bir hafta içinde 20 kişi, 20 yazar falan bahsetti.
ADNAN OKTAR: Koro halinde...
ADNAN OKTAR: ... Hadi Uluengin şu an Aydınlık Dergisi’yle tamamen zıt görüşte. Allah Allah, bana birilerinden böyle bir yazı geldi. Sosyal Darwinizm ile ilgili, sizin kitabınızla ilgili köşe yazıları olmuştu, yani savunuyor.
ALTUĞ BERKER: Olumlu, sizin paralelinizde.
ADNAN OKTAR: “İddia edilen Ergenekon Örgütü’nün yapısının zihniyetine karşı olan yazıları vardı. Onu telin eden, ona karşı tavır alan yazıları vardı, inşaAllah” diyor. O zaman musbet tavrı. Peki niye böyle bir şey yaptı acaba? Niye, ne demek istedi? Şunu demek istemiş olabilir belki; zaten bir Armagedon olmayacak, büyük bir dünya savaşı olmayacak, Mehdi çıkacak, o anlamda demiş olabilir, değil mi? Onu biz de soruyoruz zaten. Ama Avrupa katliam yapıyor. Amerika katliam yapıyor, bu açık. Ama dünya çapında büyük bir katliam, Müslümanların geri kalanını da tamamen yok edecek bir şey, müsaade etsinler de olmasın, Mehdi (a.s.) var çünkü. İsa (a.s.) var, nasıl yapacaklar, değil mi? Allah’ın gizli ordusu dünyayı sardı. Cibril (a.s.), Mikail (a.s.), İsrafil (a.s.) dünyada. Hızır (a.s.) dünyada, destur bakalım nereye, adım atamazlar tabii ki, o ayrı mesele, değil mi? Nefes alamazlar, öyle destursuz giriş yok. Öyle hareket de yok, öyle bir şey olmaz. O anlamda diyorsa, doğru...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler