Adnan Oktar`ın 25 Kasım 2010 tarihli Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Enam Suresi 99; “O, gökten su indirendir. Bununla her şeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz”. Taneler hakikaten çok şaşırtıcıdır. Bitki tohumları apayrı bir alemdir. Acayip güzel görünümdeler. Mesela börülceyi açarsın sıralanmış, küçük küçük paketler halinde düzgündür. Mesela fasulyeyi aç hepsi çok düzgün tertemiz, gıcır gıcır, pırıl pırıl intizamlı ve paketlenmiş ve kapatılmıştır. Barbunyada olsun bezelyede hepsinde efendi bir düzgünlük, kibar, temiz bir düzgünlük çok açık görülür. Pırıl pırıl ve çok kaliteli bir güzelliğe sahiptir. ”Bir yeşillik çıkardık. Ondan birbiri üzerinde taneler türetiyoruz”, aynı şekilde mısırda da var, buğdayda da var. “Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz)”. Hurma ağacı mesela bir hevenkinde; 10 kilo 15 kilo hurma oluyor. Bal gibi tatlı böyle. İnsanın artık ağzı uyuşuyor tatlılığın şiddetinden. Fazla da yiyemiyor insan acayip tatlı. Bak birbirine benzeyen ve benzemeyen üzümlerden. Hakikaten alıyoruz bak siyah üzüm var, pembe üzüm var, yeşili var, sarısı var. Ve bal gibi de tatlı, acayip lezzetliler. Dalına bakıyoruz, kupkuru takır takır kuru böyle. Yere çamurun içine girmiş bir tahta kablo. Odundan bir kablo var. O odundan kablonun ucuna bir bakıyoruz bal gibi bir buçuk kiloluk, bir kiloluk, yarım kiloluk üzüm salkımları. Nefis kokulu, bal gibi tatlı yemesi hoş. Mesela İzmir üzümü var, çok acayip güzel. “Birbirine benzeyen ve benzemeyen üzümlerden, zeytinlerden ve nardan bahçeler kılıyoruz. Meyvesine ürün verdiğinde olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin” diyor Allah. Bakın bütün meyvelere bakın. Bu Allah’ın emri. Bilinmiyor bu işte. Bak Allah; “meyvelere bakın” diyor. Bu emir, muhkem ayettir. “Meyvelere bakın tefekkür edin” diyor, Allah. Nara bakın, elmaya bakın, üzüme bakın, bütün meyvelere bakın, kiraza bakın orada ki onların tadına, kalitesine, kokusuna bakın, kıvamına bakın, görünüşündeki renk zenginliğine bakın ve toprağa birer tahta saplanmış. Hepsi tahtanın ucundan sarkıyor aşağı. Çamurlu toprak çamurlu bir toprağa tahta saplanmış. Tahtanın ucundan üzümler, muzlar, kirazlar. Efendim portakallar, mandalinalar, kavunlar, karpuzlar yerden fışkırıyor. Hal gibi böyle, sanki İstanbul hali gibi. Bedava toprak Cenab-ı Allah habire topraktan meyve fışkırtıyor. Geceli gündüzlü yesin kulları diye. Birbirinden güzel. Bunu kara toprak bilmez, odun hiç bilmez. Peki bakıyoruz kimsenin yapamayacağı tahayyül dahi edilemeyeceği, yapılmasına tahammül bile edilemeyeceği mükemmel meyveler. “Bunlara bakın” diyor, Allah. “Ve şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır”, “eğer iman etmek istiyorsanız, imanı kavramak için bunda ayetler vardır” diyor, Allah. “Deliller vardır bakın” diyor. Cübbeli ne diyor? “Aman fazla düşünmeye gerek yok. Koca karı imanı yapacaksınız” diyor. O da ne demekse. Yani çok ağır bir söz hanımlar için koca-karı. Yaşlı bayan olur yaşlı hanım olur. Yani “fazla düşünmeyin. Kafanızın sigortası atar” diyor. “Allah düşünün” diyor. Düşünmezse işte böyle adamlar Cübbeli gibi adamlar oluyor. Düşünmeyen adamları da Fatih Altaylı gibi düşünmeyen adamlar bağırına basıyorlar. Ve düşünmeyen adamlardan oluşan bir ekip oluşuyor. Az düşünen veyahut...
Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler