Adnan Oktar`ın 5 Kasım 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“İttihad-ı İslam istiyoruz” diyorlar, bayağı yazı da çıkıyor; “İttihad-ı İslam çok güzel, İttihad-ı İslam çok önemli, çok güzel, hemen yapalım” diyoruz. Peki, neye göre yapalım? Peygamberimiz (s.a.v.)’in tarif ettiği gibi Allah’tan vahiyle bildirilen tarzda mı olacak, yoksa senin entel dantel kafanda ördüğün, kendi imalatın olan fikirlerle mi olacak? Senin düşüncene göre İttihad-ı İslam şöyle oluyor; Sen İttihad-ı İslam’dan arada sırada bahsedeceksin. Fakat Müslümanların bir başı olmasını istemeyeceksin, Müslümanların bir lideri olmasını istemeyeceksin ve buna şiddetle karşı olacaksın. “Ben birlik istiyorum ama aynı zamanda birlik istemiyorum” diyorsun. “Müslümanlar birleşsin ama sakın birleşmesin” diyorsun. Bu bir zırvalamadır. Yani Müslümanların başı yoksa İttihad-ı İslam yoktur zaten. Kardeşim, başı olmayan birliğin adına İttihad-ı İslam denir mi?
OKTAR BABUNA:Denmez, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Yani başsızsa zaten dağılmış demektir. Yani ya başı vardır, ya başı yoktur. Başı yoksa dağılmış, parçalanmış demektir. Adı üstünde. “Tabii ki bir baş gerekir” diyor. O kim olacak hazret? Sen mi seçeceksin? “Evet, seçerim” de diyemiyor. Onu da istemiyor. Yani seç, seçimle getir, bul. Onu da kabul etmiyor. Münafıkun ve münafıkat asla Müslümanların başına birisinin gelmesini istemezler, asla. Zaten bir baş seçilmesi konusunu Peygamberimiz (S.A.V.) bütün detaylarıyla belirtmiş. Siz seçmeyeceksiniz” diyor Cenab-ı Allah, “Ben seçtim” diyor. “Mehdi (a.s.)’yi seçtim Ben” diyor ve Hz. Muhammed (s.a.v.)’in neslinden, onun soyundan, onun evlatlarından birini başınıza getireceğim” diyor Cenab-ı Allah. “Siz seçmeyeceksiniz” diyor. Biz seçebilmiş olsaydık, 1400 seneden beri Müslümanlar zaten seçerdi. Seçemiyorlar, seçemezler. 1400 sene demeyeyim de 1300 seneden beri seçemiyorlar. Seçemezler de. Kaderde yok. Zaten olmaz, yapsalar da olmaz. Allah’ın dediği tarzda seçim olması gerekiyor. Allah’ın dediği tarz nedir? İsa Mesih (a.s.) ile birlikte dünyayı yönetecek olan Mehdi (a.s.)’ye tabii olmak. “Ben ne İsa Mesih (a.s.)’i istiyorum” diyor, “ne Mehdi (a.s.)’yi istiyorum” diyor, “ama İttihad-ı İslam’ı istiyorum” diyor. Ahlaksızlık yapma, terbiyesizlik yapma. Sen hem Peygambere, İsa (a.s.)’ya düşman olacaksın, hem Mehdi (a.s.)’ye düşman olacaksın ve İttihad-ı İslam’ı isteyeceksin. Yalan söylüyorsun, yalan söylüyorsun. Dine de karşısın, Allah’a da karşısın, Kitap’a da karşısın. Münafıkça, sahtekar, yalan söylüyorsun. Cahilliğinden, saflığından yapanları tenzih ediyorum. Ama bu sahtekar takımının oyunudur. Mehdi (a.s.)’siz İttihad-ı İslam olmaz. İsa (a.s.) olmadan İttihad-ı İslam olmaz. Böyle bir olay olmaz. İttihad-ı İslam’dan bahseden, aynı anda Mehdi (a.s.)’den ve İsa (a.s.)’dan da bahsediyordur. Onlardan bahsetmeden böyle bir şey olmayacağını biz açıkça Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerinden ve Kuran’ın işaretlerinden görüyoruz. Bediüzzaman ‘İttihad-ı İslam’ derken, Mehdi (a.s.)’yi ve İsa (a.s.)’yı kastediyor aynı zamanda. Onların başta olduğu bir sistemi anlatıyor. Yoksa “siz İttihad-ı İslam’dan bol bol bahsedin, sonra da evde bulgurun üzerine köfte yapıp, yan gelip yatın” dememiş. O biliyor orada, baş olmadan İttihad-ı İslam olmayacağını. Yani böyle usulen söyleyip konuyu geçiştirmek vicdansızlıktır. Yani insanlardan utandığı için yani herkes İttihad-ı İslam’dan bahsettiği için ben de bahsedeyim derse bu olmaz. İttihad-ı İslam, nasıl bir İttihad-ı İslam söylesene. Şimdi biz diyoruz ki mesela, Kuran’dan bahsediyoruz. Kuran’dan bahsediyorsak, Resulullah (s.a.v.)’dan bahsetmeden nasıl Kuran olsun. “Bana Resulullah (s.a.v.)’tan bahsetme, Hz. Muhammed (s.a.v.)’den bahsetme ama Kuran’dan bahset” diyor. Kardeşim, Resulullah ( s.a.v.) ile bütündür Kuran. Kuran dedin mi, Allah’ın vesile ettiği Peygamberini de beraber zikredeceksin. Mehdiyet denilen şey, İttihad-ı İslam denen şey birbirlerinden ayırt edilemez. İkisi de bir bütündür. Bu oyunla Müslümanları tuzağa düşürüyorlar. Mehdi (a.s.)’yi ayırıyorlar, İsa (a.s.)’yı ayırıyorlar, “hadi bakalım İttihad-ı İslam’ı yapın” diyorlar. Olmayacağı belli. Başı olmayan beden yürür mü?
OKTAR BABUNA:Yürümez tabii ki, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:. Yani kendilerince uyanıklık yapıyorlar. Adam da diyor ki; “bu alim adam, baksana İttihad-ı İslam’ı istiyor bu” diyor. Peki, başını istiyor mu, birleşmesini istiyor mu? “Bunu istemiyor” diyor. Halbuki ‘ittihad’ ne demek, birleşme demek. Baş olmadan birleşme olur mu?.
OKTAR BABUNA:Olmaz inşaAllah.
ADNAN OKTAR:“Başı da ben seçeceğim” diyor. Sen seçsen, 1300 seneden beri seçemez miydin? Seçemezsin. Kaderde Allah onu kilitlemiş. “Resulullah (s.a.v.)” diyorsun, “Mehdi (a.s.) ile birleşecek” diyor, “o beni ilgilendirmez” diyor. Peki, seni ne ilgilendiriyor. Hiçbir şey ilgilendirmiyor seni. Çünkü sen zaten İttihad-ı İslam dedin mi, Müslümanların başı olmasını istemiyorsun. Başın adının Mehdi (a.s.) olacağını biliyor onlar. Bak İttihad-ı İslam’ı isteyenler sorsunlar. Müslümanların bir başı olacak mı? Acayip kıvılcımlanıyorlar o zaman, acayip rahatsız oluyorlar. Hemen böyle endek döndek oynamaya başlıyorlar. “Üç-beş tane de başı olur” diyor. Kardeşim böldün gitti sen, ittihad kalmadı ki. Üç-beş tane başı oldu mu, üçe-beşe böldün demektir. Şeytan’dan Allah’a sığınırım, Cenab-ı Allah onlara; “parça ayırıcılar” diyor. Bak, ben Mehdi (a.s.)’den bahsetmeden, diyorum ki; “İttihad-ı İslam olduğunda Müslümanların bir başı olacak mı?” “Olacak ama” diyor. ‘Ama’sı yok işte, ‘ama’sı yok. 1300 sene sonra Müslümanlara Kıyamet’ten önce baş olarak gönderecek, lider olarak gönderecek kişinin adı Mehdi (a.s.)’dir. Sen ona Mehdi (a.s.) demesen bile, İttihad-ı İslam oluştuğunda, seçimle oluştuğunu düşünsen dahi, nasıl yaparsan yap, başa gelecek kişi Mehdi (a.s.)’dir. Yani Mehdi (a.s.)’den hiçbir şekilde kurtulamazlar. Kurtulamazlar derken tabii iblis ordusu için diyorum. Onların mutlaka yakasına yapışacaktır, inşaAllah. Mehdiyet olduğunda da büyü kalkacak. Büyü kalktı mı; “oh, elhamdülillah” denilecek. Bir insan kabustan kalktığında, nasıl bir insan ferahlar. Mesela bir kalkıyor, bir de bakıyor ki yatakta. “Oh, elhamdülillah” diyor. “Kabusmuş” diyor. Kabustan kalkar gibi Müslümanlar kalkacaklar, “elhamdülillah” diyecekler. Şeytanın büyüsü kalkacak; iblisin, deccalin büyüsü insanlar üzerinden kalkacak. İlk defa insanların yüzüne kan gelecek, renk. Bak, genç kızlar hep kendilerini allıkla kızartıyor, yüzlerini. Soluk bütün herkesin rengi. Oksit sarı, sararmışlar. Kıpkırmızı olacak yüzleri, pembe beyaz. Keskin bakışlar, canlı yüz, sağlık-sıhhat gelecek millete. Allah diyor; “bütün hastalıkları kaldıracağım Mehdi (a.s.) devrinde.”
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam, evet.
ADNAN OKTAR:Yani bu ekseriyet anlamındadır. Psikolojik rahatlıktan bedenler de rahatlayacaktır. Bedenler psikolojik baskı altında mahvoldu, nesil mahvoldu. Hasta oluyor insanlar. İki büklüm oldular. Neşeli adam görmek adeta imkansız gibi...
Makaleler
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...İttihad-ı İslam
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler