Adnan Oktar`ın 30 Kasım 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Sevgili çok kıymetli benim canım hocam. Cübbeli bir vaazında diyor ki; bir hadis var mı? Allah sizinle olsun” diyor İrem Hanım. Böyle bir hadis var tabii buna benzer hadisler var. Fakat bu hadisler çeşitli şekillerde bir 100 yıllık, 120 yıllık bir zaman diliminden bahsediyor ama, mesela bakın bu kitapta da var, oradan gösterteyim. Mesela; “İnsanlar güneşin batıdan doğmasından sonra 120 daha kalırlar.” “Kıyamet yeryüzünde Allah’a ibadet edilmeyen bir 100 sene geçmedikçe kopmaz” mesela bu başka bir hadis. “Temim oğullarından Mukaad adında bir halifeye biat edilir. O da öldükten sonra insanlar üzerinden 3 yıl geçmeden, Kuran insanların göğüslerinden sahifelerden kaldırılır. “ Mesela bu 3 yılın bir anlamı var, onu sonra söyleyeceğim. “İsa (a.s.) ve ashabı yeryüzündeki bulunan her müminin ruhunu alır ve geriye kafirlerin bakayası, ki onlar yeryüzünün en şerlileridir ve 100 yıl daha kalırlar.” Sonra bakın; “Hatta bir kimse bir dağın içine saklansa bile o rüzgar oraya da girer ve onun ruhunu da alır geride şerli insanlar kalır ve şeytan onlara putlara tapmaları için emir verir ve orada onlar da emri yerine getirirler.“ “Deccal ve Meryem oğlu İsa (a.s.)’ın inişinden sonra 120 yıldır” diyor. Bakın; “Kıyamet Araplar eski ataları putlara yeniden tapmadan kopmaz. Bu süre deccalden ve Meryem oğlu İsa (a.s)’ın inişinden sonra 120 yıldır. Hayırlılardan sonra şerliler için 120 yıl vardır. İnsanların hiçbiri kıyametin ne zaman kopacağını bilmez.” Yani tam vaktini gününü, saatini bilmez. Peygamber (s.a.v.) Efendimizin bildirmesi hariç, inşaAllah. “Şerli insanlar hayırlılardan sonra 150 sene bütün dünyaya hakim olurlar” diyor mesela yine bir hadis. “İki nefa arasında 40 yıl vardır” diyor ”birinci nefa ile Allah her diriyi öldürecek, ikinci nefada ile Allah her ölüyü diriltecektir.” Yani genel olarak. Mesela yine başka bir hadiste “İnsanlar deccalden sonra 40 yıl kalır, bu dönemde çarşılar yapılır ve hurma ağaçları dikilir.” Bak “deccalden sonra 40 yıl kalır.” “Yine Meryem oğlu İsa (a.s) iner ve insanlar arasında 40 sene kalır.“ Hadis ravileri bu konuda duyduklarını naklederken çok çeşitli nakiller yapmışlar. Ve birbiriyle çelişik nakiller var bu konuda. Ama ittifakla bir 120 yıldan bahsediliyor. Mehdi (a.s) ve İsa (a.s)’dan bahsediliyor. Ve sonra da kıyametin kopmasından bahsediliyor. Benim anladığım bu 120, 2120’nin 120’si. Yani olay bu. 2000 yılında Mehdiyet atağa kalkıyor. 120 sene sonra da kıyamet kopuyor. Yani Bediüzzaman’ın söylediği bu 120 seneye dikkat çekilmiş. Yani bunun içinde, bu 120 senenin içerisinde 2000’den sonra olan 120’nin içinde deccaliyet de var, süfyaniyet de var, deccalin ve süfyanın yok edilmesi var, Mehdiyet’in başarısı var, İsa (a.s)’ın inişi var. Ve dolayısıyla dünyadaki Yecüc ve Mecüc’ün etkisiz hale getirilmesi var. Ve diğer kıyamet alametlerinin bitişi var. Ve dünyanın başını bir başka yıldıza çarpması sonucu 120 sene sonra da kıyametin başlaması var. Dolayısıyla bakın hadislerin hiçbirinde Cübbeli’nin dediği hadiste de bir sabitlik göremiyoruz. Sabitlik nerede var? 120 yıl ve 100 yıl arasında var. Ama 120 yıl çok fazla geçiyor. Buradan da anlıyoruz ki bütün olaylar, yani deccal, Süfyan, Mehdi (a.s) ve İsa (a.s) ve kıyamet, hepsi bu 120 yılın içerisinde. Çünkü buradaki izahlarda bu hadislerde bu anlattığım konuların hepsi geçiyor. Hepsi geçtiğine göre o zaman burada hadis tefsiri, hadis mantığına göre bu hadislerin ortak değindiği noktaya bakarız. Topluca hangi noktaya değiniyorlar? Topluca bir 120 yıla değinme var. Topluca Mehdi (a.s.)’dan, deccalden, Süfyan’dan, Yecüc Mecüc’den, İslam ahlakının hakimiyetinden ve İslam’ın bozulmasından. İslam’ın bozulmasından, Müslümanların bozulmasından, küfür, tuğyan ve delaletin sapıtmasından bahsediyor. Hatta “insanlar sokakta merkepler gibi cinsel ilişkilerde bulunurlar” diyor. Ama bakın hepsi bu 120 yılın içerisinde. Anlatılan konu budur. Bir, iki ve sıfır. Bakın bu çok önemlidir bir, iki ve sıfır. Bu 120 yıl işte, bu anlatılıyor. “Çifte ve teke” diyor Cenab-ı Allah ayette. Çifte ve teke. İki ve bir. “Ve akıp giden yıldıza” çarpacak olan yıldıza inşaAllah. Onun için Cübbeli orada hadisin bir tanesini alıp diğerlerini görmezlikten geliyor. Çünkü işine gelen yönde olaya bakmak istediği için o yönde değerlendiriyor. Orada hakimiyetten de bahsediyor, bozulmadan da bahsediyor, aynı anda Hz. İsa (a.s.)’ın faaliyetinden bahsediyor. Onlardan niye bahsetmiyorsun değil mi? Bu tarz hadislerde ortak noktaya bakıldığını gördük. Ortak noktaya baktığımızda gerçek ortaya çıkıyor. Raviler dinliyorlar, aktaranlar dinliyorlar, aklında biraz onun öyle kalıyor, biraz öyle kalıyor ama toplam herkesin aklında kalanları bir araya getirdiğimizde bir gerçek ortaya çıkıyor. Yani raviler hepsini tam aklında tutamıyor. Ama ortak noktaya baktığımızda gerçeği görüyoruz, inşaAllah...
Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Belgeseller
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler