Adnan Oktar`ın 1 Aralık 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Hocam tatlı dilinize doyamıyorum. Çok yakışıklısınız maşaAllah. Hocam ben birini seviyorum, unutamıyorum, ne yapmam lazım, Zeynep.” Şimdi Zeynep ne diyeyim ben sana? Bizim sevdiğimiz Allah’tır. Allah’ın tecellisini severiz. Eğer Allah bir insanda mükemmel surette tecelli ettiyse, mesela o insan Allah’a kendini adamıştır, hep Allah’ın rızasının en çoğunu arıyordur, şefkatlidir, güzel ahlaklıdır, elinden yüzünden nur akıyordur, Allah’ın dinini İslam’ı yaymak için gecesini, gündüzüne katıyordur bu insanı seviyorsun. Bunu niye unutacaksın zaten, unutulmaz ki o. Böyle bir insana sevginin, muhabbetin dünyada da, ahirette de devam etmesi gerekir, niye unutasın? Yani unutulması gereken üç kağıtçı, sahtekardır, psikopat çıkar, İslam’a, dine, Kuran’a ehemmiyet vermez, kendi keyfinde zevkindedir fakat artist gibidir, işte janti giyinir bir sığıra kıyafet giydirmişsin gibi, onu unutmak değil zaten ona buğz edersin, zaten Allah seni kurtarmış ondan. Değil mi eğer öküz gibiyse, boyu posu olması falan, angut sığırlar da öyle, ucu bucağı yok hayvanın ama sığır, adamların da öyle ucu bucağı önemli değil ki, yani etiyle kemiğiyle insan değerlendirilmez. Kişiliği, kalitesi, aklı, vicdanıyla değerlendirilir. Yüksek bir ahlaka sahipse niye unutasın? Üç kağıtçı ise zaten unutman gerekir, gayet de güzel. Onlar eğer ahlakı bozuk olduğu halde, Allah’a karşı tavır aldığı halde sen hala ona sevgi besliyorsan, o zaman iman zafiyeti olur o. O sevgi değil hevestir o, çıkar peşindesin demektir, çıkar içindir o. Çünkü gençliği içinse gençliği gidecek zaten, parası için parası gider zaten parası kalmaz, şöhretliyse şöhreti de kalmaz. Ama imanı sonsuza kadar devam eder, iman için seviyorsa, takvası için seviyorsa sonsuza kadardır o. Onun için severken biz bir kişiyi sevdiğimizde onu Allah rızası için, takvasından seveceğiz. Takva insan zaten güzeldir. Yani takva olup da çirkin olan insan olmaz. Mutlaka güzeldir takva insan inşaAllah. Zeynep ne demek istediğini anlamadığım için, ben de tam bir şey diyemiyorum. Yani bana açıklarsan bu dediğim çizgi içerisinde neyi kastettiğini anlatırsan ben de sana daha detaylı bilgi vereyim. Ama sen akıllı bir kıza benziyorsun. Yani Müslüman romantik ve duygusal olmaz. Allah rızası için sever. Nihayet etten kemikten oluşmuş bir insandır insan ve Allah’ın bir tecellisi, görüntüsüdür. Güzel ahlakla, güzel tecelli ediyorsa unutmanın anlamı yok. Çirkin tecelli ettiyse o et kemik mezarda paramparça olacak. Onun sen mezardaki halini görsen kaçacak ev ararsın, kapı ararsın. Biz onun sonsuz hayatına göre severiz. Ete, kemiğe göre değil. İnsan nedir? Karaciğer, dalak, kan, et, kemik, yağ, sinirden oluşan bir varlık, kemikten değil mi, kemiğin, etin bir kombine birleşimi. Biz onun neresini unutmayacağız yani. Etten bizim alıp veremediğimiz yok. Biz ahlakını, derinliğini, tutkusunu, onda tecelli eden Allah aşkını unutmayız. Onu da unutmamız için bir sebep yok. Ama yağı, kemiği işte deriyi, karaciğeri, dalağı unutamıyorum dersen bu insaf yani ben buna bir şey demem yani, bunun mantığı da yok, bunun anlamı da yok, tiksinti verici olur. Ama Zeynep’in bu anlamda söylediğini söylemiyorum ama Zeynep vesilesiyle ben genel bir ders yapmak için bunu söyledim, Zeynep’i vesile ettim. Yoksa Zeynep’in ben gerçek sevgiyi bilen bir insan olduğunu düşünüyorum. Onun için o tip bir şeyi kaale almayacağını anlıyorum yani değil mi öyle boş adamları, sırf et, yağ, kemikten oluşmuş, Allah sevgisini bilmeyen insanları kaale alacağını zannetmiyorum inşaAllah. Yani o anlamda şefkat, acıma duygusu olur da fakat unutamama muttakiler içindir. Onları unutmayız biz inşaAllah...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler