Adnan Oktar`ın 6 Aralık 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Esselamün aleyküm değerli mübarek Hocam, bu akşamki programınızda inanın bir insan nasıl sabırlı olabilir, nasıl merhametli olabilir, nasıl anlayışlı olabilir bunun dersini aldık. Ne olursa olsun sabretmek gerektiğini ve ne söylenirse söylensin hoş görmek gerektiğini gösterdiniz. Allah sizden razı olsun. Hiç unutmayacağım bu mükemmel sabrınızı ve hep sinirleneceğim zaman aklıma getireceğim. Yanınızdaki hanımefendilerden ve Berker ağabeyimden Allah razı olsun. Sizin maneviyatınız onları da sarmış, size olan güven ve saygılarında “edep yahu” kelimesinin hakkını vererek sizi takip ettiler. Ama inanın sizi bu kadar sabra zorlaması bizi hayret ettirdi” diyor. Herhalde Tuğba’yla konuşmamı kastediyorlar ama o güzel insan, yani Müslüman kardeşlerimizin yaklaşmadığı, yalnız bıraktığı insanlarımızdan. Yani malum kesimler; “Musevileri keselim, Hıristiyanları keselim, başı açıklar şöyledir. Hatta başörtülüler de şöyledir” diyorlar. Bak yani “onlar da fasıktır” diyor. Başörtü, o da kurtarmıyor, onlar da fasıktır diyor. Ve dolayısıyla sürekli küfre, tuğyana doğru itilen kardeşlerimiz, biz onlara böyle candan bir sevgiyle sahip çıktığımızda, tabii ki tam istediğimiz gibi olmayabilirler. Ama genelinde güzel insanlar, hoş insanlar. Mesela bak Tuğba’yla da konuştuğumuzda tabii ki yani Kuran’a uygun olmayan, sünnete uygun olmayan üslubu ve davranışları olabilecektir. O onun bilgisinin yeterli olmamasından kaynaklanıyor. Yani oturup o bizim öfkeleneceğimiz bir konu değil. Orada mutlaka bizim şefkatle davranmamız gerekir. Nitekim bak sevgi ile yaklaştığında, sevgisini ben söyleyeyim ilk defa görüyorum, hiç tanışmadım daha önce görüşmüş de değilim. Hemen sevgisi hissedildi üslubunda, candanlığı hissedildi. Mesela Tuğba ile konuşan insanlar hep genellikle onunla cedelleşirler çoğu. Yani böyle hani laf sokma tabiri derler ya, o tarz üsluplarla onu yoruyorlar genelde. Yani rahat yaşamıyor o yönden. Ben orada tabii ki ona sevgi ve şefkat gösteriyorum az bile, yani çok çok daha fazla şefkat gösteririm. Dolayısıyla iyi olduğunu düşünüyorum, yani bu üslubun bu konuşmaların güzel olduğunu düşünüyorum. Nitekim o kendisi de takdir etti, tabii ki yani belki heyecandan, belki ilk defa tanışmadan kaynaklanan üslupta, mantıkta, yani tam bizim istediğimiz gibi bazı yönleri olmayabilir. Ama bu son derece normal, şaşılacak bir şey yok. Biz dini tebliğ ediyorsak, insanlara anlatıyorsak her olayda, her vakada, her konuştuğumuz kardeşimizde bu tarz şartlarla mutlaka karşılaşırız. Ki, çok efendi yine üslubu, çok nezaketli, çok sevecen ve sevgi dolu, candan, inşaAllah. Yalnızlığa terk etmek işte çeşitli ithamlarla onları tecrit etmek çok çok yanlış olur. Çok çok yanlış olur, çok büyük hata olur. Nitekim hakikaten çok sevdim yani kalbim ısındı, çok şefkat duydum. Onun da beni sevdiğini hissettim üslubundan, konuşmasından bunu gördüm, maşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Sünnete uygun davrandınız Hocam Allah’ın izniyle. Ayeti kerimede de, şeytandan Allah’a sığınırım. Al-i İmran Suresi 159, “Allah'tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi” diyor Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Allah’ım ne kadar çok yorum gelmiş. Ben Tuğba hanımı elletmem dokundurtmam, o benim canım, ben koruyacağım onu. Hiçbir şekilde de kimseye bir söz söyletmem, inşaAllah. Yani tüyüne dokundurtmam o anlamda.
"Sonsuz hoşgörünüzle" diyor, yani sonsuz diyebilir miyiz? İnşaAllah sonsuz olmasını istediğimiz, yani sonu olmasını istemediğimiz hoşgörünüze, engin hoşgörünüze demek daha iyi olur, gibi geliyor bana. Evet, “engin hoşgörünüze ve sabrınıza hayran kaldım”, ama onun mutlaka konuşması gerekir yani biraz o zaman acayip de olur program. Onun açısından çünkü hep konuşmasıyla tanınan bir insan. Cedele girmesiyle, tartışmasıyla tanınan bir insan. Burada suskunluğu garip karşılanabilir, kendisi açısından da garip olur. Biraz da mecburi olarak öyle bir üslup içerisinde oluyor, konuşmak durumunda kalıyor. Bilgisi olmadığı için biraz da heyecanından. Tabii ki istenen tarzda, tam istenen tarzda olmayabilir. Yani tam eğitimli, tam Kuran’ı, hadisi tam bilen bir insanın üslubu olmayabilir. Çünkü genellikle tartıştığı ortamlar bu tarzı andırır oluyor. Benim gördüğüm takip ettiğim kadarıyla da. Yenişmeye yönelik oluyor. Ben Tuba ile yenişme peşinde değilim ben onu seviyorum, şefkat duyuyorum. Onun iyi olmasını, güzel olmasını istiyorum. Dolayısıyla İslam ahlakını tebliğde bizim, sık sık karşılaşacağımız olayların en nezihi, en hafifidir Tuba’nın tavrı bayağı güzel, çok hoş. Çok çok tersler olabilir. Ben onu terslik olarak kabul etmiyorum da yani çok ters olabilir, çok aksi olabilir, anlayışsız olabilir ne söylesen ters kavrayabilir. İma ettiğini zanneder sen beyaz dersin, o siyah anlayabilir. Siyah dersin beyaz anlayabilir. Eğer sabırsız olunursa o zaman tebliğ olmaz. O zaman sadece Müslümanlarla, o da Müslüman değil de, ancak kendi grubunla konuşabilirsin. Başka Müslümanla da görüşemezsin. Çünkü onlarla da çatışacağı noktalar olacaktır. Halbuki ben Alevilerlerle de görüşüyorum, Bektaşilerle konuşuyorum, Musevilerle, Hristiyanlarla, masonlarla görüşüyorum, Fethullah Hocamın talebeleriyle görüşüyorum, Sünni mezheplerle, tarikat ehliyle görüşüyorum, herkesle görüşüyorum. Tabii ki birebir tam örtüşmüyor düşüncelerimiz ama ben onlara karşı saygılıyım, fikirlerine karşı saygılıyım. Dolayısıyla böyle ters, aksi bir üslubu hiçbir zaman için düşünmem. Olabilecek en nezaketli üslupla katılmadığım noktaları hiç sarsmamaya dikkat ederek, yerine getirmeye çalışıyorum. Dikkat ederseniz konuşmalarımda da öyle buna çok özen gösterdiğim görülüyor. Çünkü özellikle bir kadınla konuşurken o kadını kırmak benim için çok acı bir olaydır, asla hoşlanmam. Bir kadının kalbini kırmak onu rencide etmek, onu üzmek, onunla cedelleşmek, onu yenmeye çalışmak benim öyle bir konumum olmaz, öyle bir şey yapmam. Ama doğruyu onun sevgisini onun muhabbetini sarsmadan, saygısına zarar vermeden en akılcı üslupla sunmaya çalışırım...
Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...Dergiler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler