Adnan Oktar`ın 27 Kasım 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...32. ayet, şeytandan Allah’a sığınırım.
“Kadın dedi ki: "Beni kendisi dolayısıyla kınadığınız erkek işte budur. Andolsun onun nefsinden ben murad almak istedim.” Hz. Yusuf acayip çekici, kadınları çok etkileyen bir güzelliği var, yani çok erkeksi ve değişik bir elektriği var, dayanamıyor kadınlar. Allah öyle yaratmış. “O ise (kendini) korudu.” Çok iffetli ve titiz, zaten kendini koruyan erkek çekici ve güzel olur. Fahişe erkek çok itici gelir kadınlara. Yani böyle önüne gelenle beraber olan helale harama dikkat etmeyen erkek, kadınlarda doğal olarak Allah onların kalbine bir iticilik meydana getirir ve itici bulurlar. “Ve andolsun, eğer o kendisine emrettiğimi yapmayacak olursa” yani kendisiyle cinsel ilişkiye girmeyecek olursa, “mutlaka zindana atılacak ve elbette küçük düşürülenlerden olacak." Hem küçük düşüreceğim hem de hapse attıracağım diyor kadın. Kadının şartı şu; Hz. Yusuf (a.s.) ile ilişkiye girmek istiyor, cinsel ilişkiye.
“(Yusuf) Dedi ki: "Rabbim, zindan, bunların beni kendisine çağırdıkları şeyden bana daha sevimlidir. Kurdukları düzeni benden uzaklaştırmazsan, onlara (korkarım) eğilim gösterir, (böylece) cahillerden olurum." Ben hapsi de istiyorum ya Rabbi, gayri meşru ilişkiye girmek istemiyorum, beni koru diye dua ediyor, yalvarıyor Allah’a. Yani hapse de razıyım diyor, yeter ki bu sistemin dışına çıkayım. Çünkü köle olarak görevli Hz Yusuf (a.s.). Bulunduğu konakta köle olarak görevli. Köle olunca da kadın kapıları kilitliyor, ayette var, yapacağı bir şey de yok, kadın üzerine geliyor, hatta gömleğini yırtıyor, zorla ilişkiye girmek istiyor. O da kurtuluş olarak hapsi de göze alıyor, zindana da girebilirim Ya Rabbi diyor, yeter ki diyor bunların yaptığı gayri meşru ilişki teklifini benden uzaklaştır diyor, harama girmeyeyim diyor. “Böylece Rabbi, duasını kabul etti ve onların hileli düzenlerini kendisinden uzaklaştırdı. “ 2031. Bak; “Böylece Rabbi, duasını kabul etti ve onların hileli düzenlerini kendisinden uzaklaştırdı.” Aynı zamanda Mehdiyet’e de bakan bir ayet. 2031 İslam’ın dünya hakimiyeti tarihidir inşaAllah. “Çünkü O Allah işitendir bilendir. Sonra onlarda (Yusuf'un iffetine ilişkin) delilleri görmelerinin ardından, mutlaka onu belli bir vakte kadar zindana atmak (görüşü) ağır bastı.” O zamanda hukuk ve kanun, o zamanın iddia edilen Ergenekon Örgütü nasıl şu an, ona benzer bir yapılanma var. Yani derin devlet yapılanması var. Kanun, hukuk yok o devirde, Hz. Yusuf’un devrinde. Derin devlet devrede. Bak; “Sonra onlarda (Yusuf'un iffetine ilişkin) delilleri görmelerinin ardından” yani masum olduğunu biliyorlar, ama hukuk derin devletin eline geçmiş. Yani hukuk tamamen bitmiş. Şu an tabii Türkiye'de durum başka, Türkiye’de durum düzeldi inşaAllah. Ama Hz. Yusuf (a.s.) devrinde kanun hukuk göstermelik. “Mutlaka onu belli bir vakte kadar zindana atmak (görüşü) ağır bastı.” Birçok ülkede de vardır bu, Rusya’da şurada burada da vardır. Devlet karar verir, masum da olsa bir insan onu uydururlar, kanun hukuku uydururlar hapse sokarlar. Hz. Yusuf (a.s.)’a da yapılan uygulama bu olmuş. “Evinde kalmakta olduğu kadın, ondan murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak: "İsteklerim senin içindir, gelsene" dedi” diyor. Bak “evinde kalmakta olduğu kadın” Hz. Yusuf (a.s.) köle olduğu için orada bir evde kalıyor yani orada yönetici konumunda olan bir ev. O evin beyinin hanımı bu kadın, evli kadın. “Ondan murad almak istedi” yani cinsel ilişkiye girmek istiyor “ve kapıları sımsıkı kapatarak”, bak sımsıkı kapatarak, yani hiç çıkamayacağı gibi güçlü bir kilitleme yapıyor, yani sırf kapama değil. Sımsıkı kapatma, ayrıca ekstradan kilitleme anlamına gelir. Bir normal kapıyı kapatma vardır, çektin mi açarsın kapıyı. Ama kilitlendi mi ayrıdır. Muhtemelen anahtarları da eline almış. Yani sımsıkı kapatmış. "‘İsteklerim senin içindir, gelsene’ dedi” diyor. Yani çağırıyor yanına çağırıyor Yusuf (a.s.)’un direndiği anlaşılıyor, gelsene demesinden ona yaklaşmak istemediği anlaşılıyor. “(Yusuf) Allah’a sığınırım dedi. Çünkü o benim Efendimdir, yerimi güzel tutmuştur. Gerçek şu ki, zalimler kurtuluşa ermez." Bak hiçbir şekilde şehvetin etkisinde kalmıyor. Her zaman, her çizgide Allah ile kalbi beraber. Yani Müslümanın da öyle, en çekici ortamda bile nefsine en uygun ortamda bile mutlaka kalbi Allah’la beraber olması gerekir. Allah’ı hiçbir şekilde bırakmaması lazım. Hz. Yusuf da mesela orada ev zaten çok konforlu rahat bir ev, kendisi köle konumunda kabul etse, kadınla ilişkiye girse hayatı belki daha da kolay olacak ve hoşuna da gidecek belki nefsen. Ama hiçbir şekilde kabul etmiyor. “Andolsun kadın onu arzulamıştı, -eğer Rabbinin (zinayı yasaklayan) kesin kanıt (burhan)ını görmeseydi- o da (Yusuf da) onu arzulamıştı.” Tabii ki nefsen istek duyabilir, ama Allah’ın hükmü daha ağır basar. Yani makbul olan, şehvet duyduğu halde Allah’ın, Allah korkusundan ona yaklaşmamak çok makbuldür. Allah o zaman, işte Hz. Yusuf (a.s.)’un güzelliğinin nedeni budur. İffet müthiş bir güzellik verir insana. Yani iffetli bir kadın da çok çok güzeldir ve çok etkileyicidir. İffetli bir erkek de, temiz bir kadına çok güzel gelir, etkileyici gelir. “Böylelikle Biz ondan kötülüğü ve fahşayı geri çevirmek için (ona delil gönderdik). Çünkü o, muhlis kullarımızdandı.” Yani samimi kullarımızdandı. “Kapıya doğru ikisi de koştular.” Hz. Yusuf (a.s.) önde, kadın da arkasında, Hz. Yusuf (a.s.) kendisini kurtarmaya çalışıyor. “Kadın gömleği arkadan çekip yırttı.” Kadın yetişip yakalıyor Hz. Yusuf (a.s.)’u. Muhtemelen kapının ağzında yakalamış anladığım kadarıyla. “Gömleğini arkadan çekip yırttı” diyor. Yani can havliyle demek ki Hz. Yusuf (a.s.) ileriye doğru atak yaptı, o gömleği tuttu, Hz. Yusuf (a.s.) kendine çekmek isteyince o var gücüyle ileriye doğru çok güçlü bir atak yapıp, çünkü gömleğin yırtılması çok zordur. Kolay bir şey değildir. Yani kadının da güçlü olduğu anlaşılıyor. Çünkü yani gömleği tutup elinden bırakmaması, kadının hırsının ve şehvetinin şiddetli olduğunu gösteriyor yani kararlılığını gösteriyor. Çünkü normal bir gömleği yırtmak, bilmiyorum çok çok güçtür, yani iki tarafın çekmesi sonucunda tabii Hz. Yusuf (a.s.) da kurtarmaya çalışıyor kendisini. “(Tam) Kapının yanında kadının efendisiyle karşılaştılar.” Demek ki adam da gürültüye geldi oraya anladığım kadarıyla. Kadının eşiyle karşılaştılar. “Kadın dedi ki: "Ailene kötülük isteyenin, zindana atılmaktan veya acı bir azaptan başka cezası ne olabilir?" Yani tam kahpece bir üslup, çok kalleşce bir üslup kadının yaptığı çok ürkütücü. Madem öyle aşkla seviyorsun, madem öyle saygıyla değer veriyorsun, nasıl kıyıyorsun sen peki ona? Sırf senin şehvetini kabul etmedi diye değil mi? Bak ne diyor? "Ailene kötülük isteyenin” iftira atıyor hemen, “zindana atılmaktan veya acı bir azaptan başka cezası ne olabilir?" Bakın gözü dönmüşlük, oradaki dinsizliğin verdiği, imansızlığın verdiği acımasızlığa bak. Sırf onun şehvet teklifini reddetti diye. Aynı şekilde kadınlara da yapılıyor bu biliyorsunuz. Daha önce konuşmuştuk ya. Reddediyordu, gidip bıçaklıyor, öldürmeye kalkıyor. Burada da Hz. Yusuf (a.s.)’a yapılan onun zıttıdır. Kadının yaptığı zulüm var burada da. “(Yusuf) Dedi ki: "Onun kendisi benden murad almak istedi." Kadının yakınlarından bir şahid şahitlik etti: "Eğer onun gömleği ön taraftan yırtılmışsa bu durumda kadın doğruyu söylemiştir, kendisi ise yalan söyleyenlerdendir.Yok eğer onun gömleği arkadan çekilip-yırtılmışsa, bu durumda kadın yalan söylemiştir ve kendisi doğruyu söyleyenlerdendir.” Burada sözü geçen birisi bu kişi, yani etkileyici bir insan. “Onun gömleğinin arkadan çekilip-yırtıldığını gördüğü zaman (kocası): "Doğrusu, bu sizin düzeninizden (biri)dir.” Yani kadınların yaptığı düzenden birisidir diyor. “Gerçekten sizin düzeniniz büyüktür" dedi” diyor. Hakikatten bazı kadınlar kendi aralarında yardımlaşarak çok büyük düzenler oyunlar kurabiliyorlar. Yani çok ciddi tehlikeli olabilir bazen. Yani bir de kafasını takarsa daha da riskli olabiliyor, Kuran ona dikkat çekiyor. Ama oradaki adam makul yine, "Yusuf, sen bundan yüz çevir” diyor. Yani sinirlenerek sert bir tavır koymuyor, “Sen bundan yüz çevir.” Yani bununla konuşma, muhattap olma. “Sen de (kadın) günahın dolayısıyla bağışlanma dile.” Yani Müslümanca yaklaşıyor şahıs, yani buradaki tavrı güzel. Bak, “günahından dolayı bağışlanma dilesin. Doğrusu sen günahkarlardan oldun." Günaha girdin diyor yani Müslüman üslubu kullanıyor...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler