Adnan Oktar`ın 27 Kasım 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Şehirde (birtakım) kadınlar: "Aziz (Vezir)'in karısı kendi uşağının nefsinden murad almak istiyormuş. Öyle ki sevgi onun bağrına sinmiş. Biz doğrusu onu açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz." dediler.” Kadınların dedikodusuna da Kuran dikkat çekiyor. Hemen haber gitmiş. “Aziz'in karısı kendi uşağının nefsinden murad almak istiyormuş.” Yani onunla ilişkiye girmek istiyormuş. “Öyle ki sevgi onun bağrına sinmiş.” Halbuki bu sevgi değil, bu şehvet, kaba şehvet. Yani hayvani şehvet. Gerçek sevgide böyle birşey olmaz, insan sevdiğine kıyamaz. “Biz doğrusu onu açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz.” Doğru söylüyor yani sapıkça hareketler. “(Kadın) Onların düzenlerini işitince, onlara (bir davetçi) yolladı, oturup dayanacakları yerler hazırladı”, kadınlar da dedikodudan çok yıldıkları için genellikle kadınlar deikodudan kurtulmak için ilgili her türlü ekibi çağırırlar. Biliyorsunuz yani meşhurdur, mahallede falan işi gücü bırakırlar, dedikoduyla uzaktan yakından alakası olan herkesi çağırıp durum değerlendirmesi yaparlar. Sanki başka işleri yokmuş gibi. O yöntemlerden birisini anlatıyor Kuran. “Ve her birinin eline (önlerindeki meyveleri soymaları için) bıçak verdi.” Bakın yani şu teşkilata, şu kurduğu düzene bakın yani “(Yusuf'a da:) "Çık, onlara (görün)" dedi. Böylece onlar onu (olağanüstü güzellikte) görünce” Hz. Yusuf (a.s.)’u “(insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde) büyüttüler, (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler.” Yani eli titriyor, yani şehvetin ve heyecanın, onu görmenin verdiği etkiyle. Şehvet genellikle çarpıntıya yani çok şiddetli seviyorsa insan, çok beğeniyorsa, tansiyonu yükselir, kalp çarpması olabilir, eli ayağı titirer ve konuşma bozuklukları başlar. Yani düz cümle kuramaz, yani çok şiddetli etkilendiyse ve kas kontrolü de kaybolur. Yani bazen de eli ayağı tutmayacak hale gelebilir şiddetli sevgide. Hz. Yusuf (a.s.)’un güzelliğinden böyle bir duruma geliyorlar ve kas kontrolünü kaybedip ellerini kesiyorlar. Çünkü özellikle keskin bıçak vermiş ki kadın böyle bir olay olsun diye. Bakın düzen kurmadaki kadının deliliği de çok garip, yani ellerini kesmelerine kadar hesaplamış. Yani çok sadistçe bir yöntem kullanıyor. Yani ellerini kessinler, kan aksın, bir anlasınlar diyor, yani kana da yatkın bir kadın. Halbuki başka bir türlü de bunu ispat edebilir ama el keserek ve olay çıkartarak daha şiddetli, yani kanlı bir eylem düşünüyor. “Ve: "Allah'ı tenzih ederiz; bu bir beşer değildir. Bu, ancak üstün bir melektir" dediler.” Çok etkileniyorlar kadınlar. Ama yine de rahmani bir dil kullanıyorlar. “Kadın dedi ki: "Beni kendisi dolayısıyla kınadığınız erkek işte budur.” Hani gördünüz mü gibisinden kadınlara karşı temize çıkmış oluyor, kendini kurtarıyor güya. Böylece o dedikoduyu yatıştırmış oluyor, yani makullüğünü, yaptığı eylemin makulluğunu vurgulamaya çalışıyor. “Andolsun” diyor yemin ediyor “onun nefsinden ben murad istedim” orada da açıkça söylüyor, çekinmiyor “o ise (kendini) korudu. Ve andolsun,” diyor bak sürekli yemin ederek konuşuyor “eğer o kendisine emrettiğimi yapmayacak olursa”, çok cazgır, ihtiraslı ve kararlı bir kadın olduğu anlaşılıyor, yani tavrı tehlikeli. “Ve andolsun eğer o kendisine emrettiğimi yapmayacak olursa” zorla sevgi olur mu? İnsan daha da kasılır, daha da kötü olur. Yani işte o dediğim dangalakların yaptığı şey de o. Mesela bir genç kız zorla sevilir mi? Tehditle silahla “kendimi vururum” diyor. İşte “seni vururum” diyor, bilmem ne. Bu çok alçaklık ve çok ahlaksızca bir şey. Yani ona vicdani baskı yaparak, belli ki tiksiniyor senden, iğrenmiş ve aşağılık olduğunu da vurguluyorsun zaten. Tiksindirerek o çocuğa zorla bela olmanın alemi ne! Bu sevgi gönülde olan, hoş bir duygudur. Yani aşkla hakikaten sevgiyle hareket ederse bir kadın çok güzeldir. Ama zor kullanılırsa çok çirkin bir durum olur, inaşaAllah. “Emrettiğimi yapmayacak olursa mutlaka zindana atılacak”, emirle olur mu bu sevgi? “Mutlaka zindana atılacak ve elbette küçük düşürülenlerden olacak." Şimdi ahir zamanda hep böyle zora dayalıdır. Yani kız fakirse ailesine para veriyorsa, “ailene para vermem” diyor. İşte zorla “benim olacaksın” diyor. Veyahut işte “ağabeyini işten attırırım” diyor. “Seni döverim” diyor. Yok işte “bıçaklarım, şöyle yaparım böyle yaparım”. Bu çok alçakca ve kahpe hareketlerdir. Kuran bu ahlaksızlığa dikkat çekiyor. Böyle bir zulüm olmayacağını, sevginin ancak candan istekle, Allah aşkıyla, güvenle, saygıyla, derinlikle olabileceğini söylüyor, o zaman böyle bir anlamı olacağına işaret ediyor Cenab-ı Allah. Evet bak sonunda zindana atılıyor Hz Yusuf (a.s.). Cenab-ı Allah o güzel ahlakına karşılık ona sonunda, hem ilim veriyor, hem bilgi veriyor, hem hakimiyet veriyor inşaAllah.
56. ayet; “İşte böylece Biz yeryüzünde Yusuf'a güç ve imkan (iktidar) verdik.” 1956 yılına da bakıyor. Çünkü Bediüzzaman 1956’nın, münafıkane sistemin yıkılışının başladığı tarih diyor. 1956 için. “İşte böylece Biz yeryüzünde Yusuf'a güç ve imkan (iktidar) verdik.” 2017 ebcedi. Bakın şu ifade bak, “Biz yeryüzünde Yusuf'a güç ve imkan (iktidar) verdik. “2017 Mehdiyet’in en anlı şanlı zamanı, inşaAllah. Hz Yusuf (a.s.) zaten Yusuf Suresi’nde Mehdi (a.s.) anlatılır. Yani bunu söyleyeyim. Süleyman kıssasında da Mehdi (a.s.) anlatılır. Zülkarneyn kıssasında da Mehdi (a.s.) anlatılır. Nerede diyorlar, işte buralarda. Zülkarneyn dünya hakimiyetidir, Süleyman dünya hakimiyetidir ve Cenab-ı Allah diyor ki bak ayette, “daha öncekileri nasıl güç ve iktidar sahibi yaptıysa, dünyaya hakim ettiyse, sizi de güç ve iktidar sahibi yapacak” diyor. Peki biz Kuran’a bakıyoruz daha öncekiler kim diye baktığımızda Zülkarneyn (a.s.) ve Süleyman (a.s.)’ı görüyoruz. İşte Mehdiyet Kuran’da bu şekilde anlatılıyor. “Ve iyilik yapanların ecrini kayba uğratmayız.” 1998’i veriyor ebcedi, inşaAllah. Yusuf (a.s.) da hukuku çok iyi bilen kişi. Ona karşı bir kahpe hukuk faaliyeti yapılıyor, alçakça ve oyun oynanıyor. O zaman derin devlet Hz. Yusuf (a.s.)’u ezmek için her türlü alçaklığı yapıyor. Hz Yusuf (a.s.) da onlara karşı mükemmel bir hukuk mücadelesi veriyor. Hz. Yusuf (a.s.)’un yaptığı hukuk teknikleri de Kuran’da uzun uzun anlatılıyor. Yani çok zekice ve çok akılcı hukuk yöntemleri uyguluyor...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler