Adnan Oktar`ın 27 Kasım 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Mehtap Güneş. “Hocam şu internet sitesinde" diyor, "İslam, din aleyhinde bir yazı var" diyor, "ona karşı tedbir alalım" diyor. Tamam ilgileniriz inşaAllah. İslam’a, dine, Peygamberlere, velilere, Allah'ın sevgili kullarına karşı her zaman saldırı olur. Yani iğrenç iftiralar atılır, anormal sözler söylenir, o dinin temel yapısıdır, yani dinin ayrılmaz bir parçasıdır. Din içerisinde Müslüman varsa mutlaka ona iftira atılır, mutlaka ona oyun oynanır. Yani ona karşı bir mücadele olur. Yani iyilerle kötülerin dünyada bir mücadelesi vardır. İyi varsa mutlaka karşısında şeytan vardır ve iblis orduları vardır, kötü insanlar vardır. Eğer şeytan şeytanlığını yapmıyorsa, o şeytan değildir zaten. Yani kötü kötülüğünü yapmıyorsa zaten o kötü değildir. Hak ile batılın dünyada mücadelesi vardır; Hz. Adem (a.s.) devrinden Kıyamet’e kadar devam edecektir. Mehdi (a.s.)'ye karşı da bütün iblis orduları, bütün şeytan orduları mücadele vereceklerdir. Bu mücadele “Mehdi (a.s.) sen kötüsün” şeklinde olmayacaktır. İftira edecekler, hakaret edecekler, akla hayale gelmedik sözler edeceklerdir. "Sivri dilleriyle sizi incitirler" diyor Allah ayette, konuşacaklardır. Yani bunda şaşılacak bir şey yok. Bu, yani bir kişi hakkında aleyhte ifadeler varsa o onun mükemmelliğini gösterir, üstünlüğünü gösterir. Dozu ne kadar yüksekse, o kadar mükemmeldir. Dozu ne kadar düşükse, o kadar zayıftır o kişi. Yani bir insana iftira ne kadar düşükse, bir mücahide, Allah yolunda mücadele eden insana; etkisinin o kadar düşük olduğunu görüyoruz. Etkisi ne kadar yüksekse, ona karşı reaksiyon da o kadar yüksek olur. Mesela bir gölün içerisine dev bir taş düştüğünde, gölün suları havalara kalkar, böyle muazzam bir şey olur. Yani mesela gölde dinamit patlatılırsa bütün su havaya kalkar. Ama göle küçük bir taş atarsan küçücük dalga olur, ufak bir dalga olur. Reaksiyonun şiddeti, etkinin büyüklüğünü gösterir. Yani adama sen yumruğu vurmuşsun, tabii ki onun ağzı burnu darmakeşan olacaktır değil mi, küfre. Tabii ki yüzü çirkinleşecektir, çirkefleşecektir, saldırganlaşacaktır. Yani çok çirkin bir görünüme bürünecektir ve üslubu da aynı şekilde çirkin olacaktır. Bu Müslümanlığın bir gereğidir. Yani aksinde o insanın gücünün olmadığını düşünürüz. Mesela Peygamberimiz (s.a.v.) çıktığı vakit hiç kimse Peygamberimiz (s.a.v.)'e karşı çıkmasa bu olmaz. Yani mutlaka Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e karşı mücadele vermeleri gerekiyordu. Bu, Allah'ın emriydi. Hz. Musa (a.s.) da çıktığı vakit bütün çirkefler, bütün küfür karşı geldi ve akıl almaz iftiralarla atak yaptılar. Bu bir gereksinimdir. Müslümanlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Yani nasıl namazda abdest gerekiyor, abdest aldıktan sonra namaz kılıyorsan; Müslümanlığı yaşayan insanın da mutlaka küfürle amansız bir mücadele oluşturması lazım ve küfrün mutlaka ona saldırması lazım. Hakaret, iftira, her türlü çirkin söz gerekir. Bunun dışında bir imtihan yoktur dünyada. Bir mümine, muttaki kişiye eğer yoğun saldırı varsa bakın oranına, saldırının oranıyla orantılı olarak o insan mükemmeldir. Ne kadar saldırı şiddetliyse o kadar mükemmeldir. Mesela Bediüzzaman Said Nursi'nin zamanında birçok alime, hocaya saldırı vardı. Bediüzzaman’a olan saldırının dozuna bakıyoruz, oranlamaya bakıyoruz; Bediüzzaman'a yüzde doksan dokuzdu saldırı, diğer alimlere yüzde birdi. Bu o devrin Mehdisini gösteriyor işte. Yani küfrün saldırısından, asrın Mehdisini anlarız. En fazla kime saldırılıyorsa, en fazla kime hakaret varsa, en fazla dikkatler kimin üstündeyse asrın Mehdisi odur. Yani Bediüzzaman'a, mesela ben o devirde baksam, küfre bakarım kime saldırıyorlar oranlarım. En yüksek oran Bediüzzaman'da, "hah doğru" derim, “bulduk” asrın Mehdisi odur. En az saldırılan kişi de en az gücü olan kişidir. Yani bu Allah'ın kanunudur, sünnetidir. Değişmez sünnetidir, inşaAllah.
Web siteleri
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...