Adnan Oktar`ın 27 Kasım 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Kadınlara karşı sevgi ahir zamanın özelliği olacak. Mehdi (a.s.) devrinde, kadınlar sevilecek, kadınlar özgür olacak. Peygamberimiz (s.a.v.) onunla ilgili özel hadisler söylemiş. Mesela, kadınların tek başına uzun mesafelerde seyahat edeceklerini söylüyor veyahut arkadaşlarıyla beraber uzun mesafelerde seyahat edeceklerini söylüyor Peygamberimiz (s.a.v.). Şu an gidemiyor kadınlar. Bak Meclis’te çok az kadın var. Yani bu çok anormal bir harekettir, anormal bir durumdur. En az yarısı kadın olması lazım Meclis’in, kilit noktaları en az yarısı kadın olması lazım. Kadın Başbakan da olur, Cumhurbaşkanı da olur, Meclis Başkanı da olur. Çok güzel varlıklardır, her yerde onların böyle nezih görünümünü, o güzel sıcak görünümlerini biz görelim. Allah’ın Rahman ve Rahim isminin tecellisidir kadınlar. Allah’ın Latif ve Nur isimlerinin tecellileridir. Böyle nezih varlıkları geriye çekmek, onları böyle Cübbeli mantığıyla değerlendirmek çok çok yanlış olur. Yani mesela ben Cübbeli mantığında kadınların çok ezildiğini, çok zor durumda kaldığını görüyorum, çok acı çektiklerini görüyorum. Ben Resulullah (s.a.v.) devrindeki gibi olmasını istiyorum. Kadınların alabildiğine özgür, sevecen, o güzel huylarını, güzel ahlaklarını doyasıya yaşadıkları bir dünya istiyorum. İnşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Söylediğiniz hadiste Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor hocam: “Yeryüzü emniyetle dolacak ve hatta birkaç kadın yanlarında hiçbir erkek olmaksızın rahatlıkla Hacca gidecektir.”
ADNAN OKTAR: Benim canlarım zaten kadın adale gücü olarak zayıf oluyor, gücü yetmiyor. Adam çakallık yapıyor, diyor ki işte gazetelerde görüyorum, “aşk cinayeti” diyor. “Alçak, alçağın cinayeti diyecek” değil mi? “Kahpece cinayet” denecek. Gencecik bir kızı, çakal yani it kopuk geliyor, “benimle evleneceksin” diyor. Sen kimsin sansar kılıklı, pislik herif. Tabii ki reddedecek seni, tabi ki tiksinecek. Ahlaksız, aşağılık adamsın, tiksinecek tabii ki. Niye bunu böyle dedin diye otuz sekiz yerinden, yetmiş üç yerinden bıçaklıyor, gazetede de “aşk cinayeti” deniyor. Nerenin aşk cinayeti? Bu şerefsizce, alçakça bir cinayettir. Böyle başlık atılır mı? Teşvik ediyorlar. Tabii. Kadının her yerde korunup, kollanması lazım. Mesela öyle birisi kabadayılık yaptığında bütün halkın kadına sahip çıkması lazım. Sahip çıkmıyorlar.
SUNUCU:Korkuyorlar hocam, yaklaşmıyorlar korkuyorlar.
ADNAN OKTAR: Kardeşim inanılır gibi değil. Yani mesela çocuk geçenlerde, ben hiç unutmuyorum bir öğretmen kızcağız, ili değişmiş, başka bir ilçeye tayin olmuş bir alçağın azgınlığından korunmak için. Bak kahpe, köpeğe bak arkasından gitmiş, satırla çocuğu parçalamış. Kardeşim niye seyrediyorsunuz? Mesela kasabaya geldiğinde de ki, mesela gelirsin orada camide artık kimse orada, “böyle bir adam var” dersin, “resmi bu, bu bana düşman, böyle bir derdi de var bunun, beni koruyun” diyeceksin. O satırı ona orada lime lime yedirtirler yani öyle bir şey olduğunda. İnsan bir genç kıza saldırı olur da nasıl durur kardeşim değil mi? Orada polis, asker yoksa mutlaka müdahale edilmesi lazım. Her ne pahasına olursa olsun. Yani seyretmek çok utanç verici ve çok aşağılayıcı bir şeydir. Seyrediyorlar, bakıyor böyle neyini seyrediyorsa. En fazla şehit olursun kardeşim, ne olur yani. Ömür boyu onun acısını yaşayacaksın, ömür boyu. Bir genç kıza, değil mi öyle bir fenalık yapılıyorken seyrettiğinde, aynı yapıyor hükmündesin sen. Ha o olay olmuş, adamın cinayetini oturup seyrediyor. Rahatça durdurulabilecek bir şey bu, değil mi, üzerine gitse bile kaçar yapamaz. O çocuğun güçsüzlüğünden istifade ederek yapıyor, yani adale gücünün zayıflığından istifade ederek yapıyor. Her yerde kadınlara ciddi şekilde sahip çıkılması lazım, yani her yerde bu delikanlı ruhun hakim olması lazım. O zaman kadınlara kimse bir şey yapamaz. Yalnız görüyor, yok telefonla tehdit ediyor, yoluna çıkıyor. Mesela halk orada hemen elinden kolundan bağlayıp hemen adliyeye götürseler rezil rüsva etseler, kimse yapamaz, yani üstüne gidilmesi lazım bu tip olayların. Çocuklar da adeta kabus içinde yaşıyor gibi yaşıyorlar, çok rahatsızlar. Peygamberimiz (s.a.v.)’in belirttiği o. Mehdi (a.s.) devrinde bu yok. Kimse kadınların kılına dokunamaz yani mümkün değil. Çok büyük bir olaydır bu. Şefkat madeni, dünyanın en tatlı varlıkları, insan onlara nasıl kıyar. Yani bu konuda biraz televizyonlarda, radyolarda bir eğitim gerekiyor yani halkı teşvik etmek gerekiyor, bunun anlatılması lazım...
Sakın Unutmayın
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Dergiler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler