Adnan Oktar`ın 4 Aralık 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ADNAN OKTAR:“Hocam, Mehtap TV'de yayınlanan Çınaraltı programının 30.11.2010 Salı günü tarihli yayınının, son 5 dakikasında Bediüzzaman ile ilgili bölümde, ‘Üstad'ın 1911 yılında yazdığı Münazarat'ta, kendisinden üç yüz yıl sonraki nesillere sesleniş var.’ denildi. Risale-i Nur'u, üç yüz yıl sonraki nesillerin daha iyi anlayacağını söylediler.” Bak, “Risale-i Nur'un üç yüz yıl sonraki nesillerce daha iyi anlaşılacağını söylediler. Konuk, Metin Karabaşoğlu'ydu. Rabbim bizlere, İslâm Birliği’ni görmeyi, Hz. Mehdi (a.s) ve Hz. İsa(a.s)'yı görmeyi nasip etmesi dileklerimle, Allah'a emanet olunuz. Ellerinizden öperim, Adem Altan.” Almayanya'dan yazmış. ‘Üç yüz yıl sonraya sesleniş var.’ Biz bunu açıklamıştık daha önce. Bazı yayın evleri, bazı internet siteleri Bediüzzaman’ın o sözünü çıkarıyorlar. Yüzden, üçyüzden, diyor ve o şekilde devam ediyor. Bir kere Bediüzzaman’ın talebelerinden Sungur Ağabey televizyona çıktı, herkese söyledi ‘yetmiş yıl var’ dedi. Bütün İslam’ın yayılmasına, Mehdi (a.s)’ın çıkışına, İsa (a.s)’in inmesine, İttihad-ı İslam’ın oluşmasına zemin olan bir yetmiş yıl; bunu söyledi, herkes de duydu. Kimse itiraz etmedi, demek ki doğru. Nereden söyledi? Bediüzzaman’ın sözünden söyledi. Kardeşim, ben inanamıyorum! Nasıl böyle cesaret gösteriyorlar? Bunun doğru olmadığını ispat edeceğimiz açık. Mehtap TV; bak işte diyoruz; mühendislik var, diyorum. Samanyolu’na da Mehtap TV’ye de bir mühendislik uygulaması yapılıyor, buna Fethullah Hocamızın el koyması lazım. El koyma derken, manevi ağırlığını hissettirmesi lazım. Mehtap TV’nin o videosunu önce yayınla o zaman.
VTR: Mehtap TV Çınaraltı Programı; Bediüzzaman’ın kendinden 3 asır sonrasına seslenişi konusu
ADNAN OKTAR: Şimdi bakın burada alenen bir saptırmaca var. Mehtap TV ve Samanyolu TV benim şüphelerimi gün geçtikçe daha güçlendiriyorlar. Bediüzzaman’ın bir sözünü değiştirip, üç yüz sene daha ilave yapmak çok acayip bir hareket, çok yanlış bir hareket. Ayrıca Bediüzzaman’ın bu konuda o kadar çok açıklaması var ki dünyanın ömrü ile ilgili. 1506’ya kadar galibane, Hicri 1545 gibi de Kıyamet kopacak diyor, inşaAllah. Nerenin üç yüz senesi? Bunu bildikleri halde, demek ki bir kısım arkadaşlarımızın keyfini kaçırıyor, hayatının tadını kaçırıyor Kıyamet’in çok yakın olması. Baksana Risale-i Nur’u biz de anlamayız, bir dahaki nesiller anlayacak, diyor. Risale-i Nur’u en iyi anlayacak olan Mehdi (a.s)’dır ve talebeleridir.
Şimdi Sungur Ağabey, Bediüzzaman’ın bu sözünü, “Hicri 1506’ya kadar açık, zahir, galibane, belki galibane” diyor, inşaAllah. 1506’dan sonra 1543’e kadar gizli ve mağlubiyet içinde, “vazife-i tenviriyesine devam edeceğine remzen işaret eder.” diyor Bediüzzaman. “1545 gibi de kafirin başına Kıyamet kopmasına işaret eder.” diyor. Nerede burada üç yüz sene? Biz 1431’deyiz. 1545’e ne kadar kaldı burada? Yani 2120 gibi kıyamet kopacak, inşaAllah. Bunlar üç yüz sene daha ilave ettiler. Yani iki yüz sene daha ilave etmiş oluyorlar; yüz sene geçtiğini düşünürsek Bediüzzaman’dan itibaren, iki yüz sene daha ilave etmiş oluyorlar. Bu bir saptırmacadır. Dürüst değil, samimi değil. Bu faaliyetlere karşı Nur talebesi kardeşlerimiz Bediüzzaman’ın Risale-i Nur Külliyatı’nı, çok açık olan bu eserleri incelesinler. Yorum yapanların yorumuna bakmasınlar. Doğrudan orijinal ifade neyse onu alsınlar. Bakın Sungur Ağabey Bediüzzaman’ın bu sözünü açıklıyor ve herkesin gözü önünde açıkladı, kimse de yanlıştır demedi. Risale-i Nur Külliyatı’nda iki ayrı yerde geçer 1506’ya kadar devam edeceği. “1506’dan sonra devam etmeyecek.” diyor Bediüzzaman. Yetmiş yıllık bir vakit var, üç yüz sene saptırmacadır, çünkü oradaki sözü çıkartmışlar. Bediüzzaman’ın bakın orijinali şöyledir. Mesela SaidNur.Com adındaki sitede, Nur sitesinde orijinali var ve Risale-i Nur Külliyatı’nın birçoğunda da orijinali var. Bak Bediüzzaman diyor ki; “Ey yüzden, tâ üç yüz seneden sonraki yüksek asrın arkasında gizlenmiş, sâkitâne benim sözümü dinleyen ve bir nazar-ı hafiyy-i gaybî ile beni temâşâ eden Said, Hamza, Ömer, Osman, Yusuf, Ahmed, v.s. size hitap ediyorum.” Ve sonra yazının devamında diyor ki; “Van Kalesi mezartaşı olmuş. ‘Ey yüz sene sonra gelenler!’” diyor. Bak yüz seneyi almış. Üç yüzden kastı Bediüzzaman’ın Hicri 1300’ü kastediyor. Hicri 1300’den sonraki yüz, yani Hicri 1400. Mesela Bediüzzaman diyor ki yine; “İstikbal-i dünyeviyede 1400 sene sonra gelecek bir hakikati asırlarında karib (yakın) zannetmişler.” Mehdi (a.s)’nin çıkış tarihi olarak Hicri 1400 yılını vermiştir Bediüzzaman. 1300’e yüz ilave ettin mi, 1400 yapar. Burada anlatılan da bak, “ey yüzden, tâ üç yüz seneden sonraki yüksek asrın arkasında gizlenmiş, sâkitâne benim sözümü dinleyenler” bunu söylüyor. 1300’e yüz ilave ettin mi, 1400 yapar. Bediüzzaman’ın bu sözünü bu “ey yüzden” çıkartmışlar, “tâ üç yüz seneden sonraki yüksek asrın arkasında gizlenmiş” diye devam etmişler. Şimdi bu dürüstlük mü? Çok ayıp yapıyorlar. Mehtap TV de, Samanyolu TV de, Müslümanları yanlış yönlendirip, Bediüzzaman’ı yanlış aktarıp, Müslümanlara yanlış bilgi vermeye devam etmemesi gerekiyor. Buna aklı başında bir insanın müdahale etmesi gerekir. Biz bunları sürekli düzeltiyoruz, yine devam ediyorlar. Sungur Ağabey’in 70 yıl kalması ile ilgili, yani İslam’ın, Müslümanların galibiyeti, Mehdi (a.s)’nin çıkışı, Hz. İsa (a.s) inişi ve İttihad-ı İslam’ın, hepsinin olacağı vakit olarak 70 yıllık bir süre vardır. Bu 70 yıllık süreyi Bediüzzaman’ın eserlerinden alarak, Bediüzzaman’ın orijinal sözünden Sungur Ağabey anlatıyor ve ezberden anlatıyor. Buradaki arkadaşlar da tam aksini söylüyorlar ve cümle çıkararak kelime çıkararak bunları elde etmeye çalışıyorlar. Şimdi biz burada yerden göğe kadar şüpheleniriz. O zaman burada dürüst davranmazlarsa öbür konularda nasıl inanacağız? İmani, Kuran’i konuları tenzih ederim. Şimdi dinleyelim Sungur Ağabey’i.
VTR: Sungur Ağabey’in dünyanın ömrü ile ilgili sempozyumdaki konuşması.
ADNAN OKTAR:Şimdi Sungur Ağabey mi doğru söylüyor, bunlar mı doğru söylüyor, Beddiüzzaman mı doğru söylüyor? Bir kere Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerine göre zaten 70 yıl var. Dünyanın ömrü ile ilgili, yedi bin yıl ile ilgili sekiz tane hadis var. 5600 yılı geçmiştir diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Bu hadislere göre zaten 70 bin yıl var. Üstadın bu açıklamasına göre, yine aynı şekilde 70 yıl var. Sungur Ağabey de açıklıyor. Çıkartmışlar adamları; bütün bu açıklamaların tam tersi, bir kelimeyi çıkartarak, yepyeni bir anlam vermeye kalkıyorlar, bu olmadı. Bunu ya tashih etsin düzeltsinler, yahut biz gece gündüz insanlara bunu anlatacağız, başka çaresi yok. Bile bile yanlış bilgi verirlerse, bu Müslüman’lığa sığmaz, yakışı kalacak bir şey değil. Mesela, “ey yüz sene sonra gelenler” ifadesini değiştiren bir siteden örnek veriyorum. RisaleiNurEnstitusu.Org, RisaleiNurEnstitusu.Org, burada ifadeyi, Bediüzzaman’ın ifadesini mesela değiştirmişler. Diyor ki; “müstakbeldeki insanlarla konuşacağım. Ey üç yüz sene sonra gelenler!” Bakın, “ve Van Kalesi mezar taşı olmuş, ey üç yüz sene sonra gelenler” diye değiştirilmiş. Halbuki bakın burada, “ey yüz sene sonra gelenler” diye var, “üç yüz sene sonra gelenler” diye bir ifade yok. Orijinal Bediüzzaman’ın el yazmazarında “ey yüz sene gelenler” diye yazar. Ama bakın burada arkadaşlar “ey üç yüz sene sonra gelenler” diye değiştirmişler. Cübbeli aynı dertte, Osman Ünlü aynı dertte, arkadaşlar aynı dertte, bir Kıyamet’i uzatma provaları yapıyorlar, çalışmaları yapıyorlar kendilerince. Kendilerince bir ek yapıp, yeni bir ekol meydana getirmeye kalkmışlar, bu yanlış. Arkadaşlarımız baksınlar, görebilirler, RisaleiNurEnstitusu.Org. “Van kalesi mezar taşı olmuş ey üç yüz sene sonra gelenler” bu doğru değil. Orijinalin de “ey yüz sene sonra gelenler” diye geçiyor. Hatta bunu doğru yazan internet sitelerinden örnekler vereyim, oradan baksınlar kardeşimiz. Mesela www.SaidNur.Com adlı internet sitesinde doğru yazıyor, oradaki ifade doğru. “Van kalesi mezar taşı olmuş. Ey yüz sene sonra gelenler” diye geçiyor. Arkadaşlar oradan bakıp aradaki farkı görebilirler. www.SaidNur.Com, bu site doğru vermiş, “ey yüz sene sonra gelenler”. Ama yanlış veren www.RisaleiNurEnstitusu.Org sitesi, “ey üç yüz sene sonra gelenler” tarzında, bu da yanlış olan. Orijinalinde, hiçbir yerdeki açıklamasında, Bediüzzaman’ın açıklamasında böyle ifade yok, “üç yüz sene” diye bir ifade yok.
Arkadaşlar benim anladığım kadarı ile ekipler, yani böyle bir ekip, Müslümanların gözünün içine baka baka onlara yanlış bilgi veriyorlar, ayıp yapıyorlar. Bir de olmayacak iş bu, ispat edileceği de açık. Risale-i Nur Külliyatı’na açıp bakın, bu şekildedir. Ama bir kısmında değiştirme faaliyetleri başlamış. Hakikaten bir kısım yayınevleri o ifadeleri değiştirmişler. Bir kısım Risale-i Nur yayını yapan internet siteleri de değiştirmişler. Orijinal el yazmalarında yüz sene diye geçiyor. Orijinal baskılarda yüz sene diye geçiyor. Ama arkadaşlarda bir değiştirme arzusu süratle devam ediyor. Bir tek orada değil, geçen günlerde yine göstermiştim. Bir çok yerde mesela ‘Mehdi (a.s.) ve şakirdleri’ varsa, onu çıkartıyorlar. Bir Mehdi (a.s.) alerjisi gelişmiş durumda benim gördüğüm. Bunu durdurmaya çalışıyorlar ama nereden gizleyeceksin, nasıl kapatacaksın, bak Bediüzzaman’ın açık ifadesi var, Sungur ağabey çıktı söyledi, ezberden söylüyor artık. Bunu o zaman ayrı bir konu olarak ele alalım. Bediüzzaman’ın eserlerinin değiştirilmesini bir kitap haline getirelim. Yani küçük Risale haline de getirebiliriz, küçük bir kitapçık olarak. Bu şekilde anlatalım. Bu ciddi bir tehlike, yani Risale-i Nur’u değiştiren başka şeyleri de değiştirmeye kalkar, değil mi?
ALTUĞ BERKER:Doğru.
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler