Adnan Oktar`ın 4 Aralık 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Selam, herkese saygılarımı sunar ve sayın Adnan Oktar Hocama ve onun Azerbaycan’da çok sevildiğini ve okunduğunu söylemek istiyorum” diyor Azerbaycan’dan yazıyor kardeşimiz. “Ben bir Azerbaycan Türküyüm. Tüm Türklerin ve Müslümanların da bildiği gibi Azerbaycan toprağı olan Karabağ işgal altındadır. Bir milyon insan kendi topraklarından kovulmuş, ne kadar çocuk yetim büyümüş ve babası şehit olmuş ve annesi ölmüş” onlar da şehit olmuş. “ya da huzursuzluk ve yoksulluk içinde yaşamış, bazıları hatta artık askere gitmiş, bazıları artık çocuk sahibiler ama o acı günler unutulmamış. 2-3 ay önce Azerbaycan Türkü, Ermeniler üzerine hücuma geçmiş. 140’dan çok Ermeni askerini öldürmüş ve şehit almışlar. Bunlardan birine milli kahraman adı verilmiş. Diğerinin ailesine ise yiğitliğine göre madolyon verilmiştir. Biz sözde bunu yapanlar Rusya’nın eliyle Ermenilerdir. Siz bir Türk ve Müslüman olarak Karabağ işgalden kurtulmadan nasıl Ermenistan’la kapıların açılmasına razı olabilirsiniz?” Şimdi Azerbaycan’ın Türkiye ile beraberliği olacaktır. Ermenistan’la kapılarını açarsın, o da Türkiye ile beraber olur. Fakat şimdi katiller kimdir? Bunları tesbit edersin, bunları cezalandırırsın. Ne ise onun cezası odur. Bunun dışında Ermeni, bu olaya karışmamış, haberi olmayan masum anneler, küçük çocuklar, dedeler, genç kızlar, genç delikanlılar; bunları aynı belanın içine sokarsan olmaz. Mesela cezaevinde, Türkiye’de yüzlerce katil var. Türk asıllı Müslüman katil var. Şimdi deseler ki, bu Türk Milletine mensup adamlar adam öldürdü bunlar, yüzlerce adam öldürdüler ve bütün Türk Milleti bundan sorumludur. Ve dolayısıyla bizim de bu olayın cezasını çekmemizi isterlerse bu mantıklı olur mu? Olmaz. Kim suçlu? Katiller suçludur. Onlar cezasını çekerler. Dolayısıyla mazlum olan Ermenilerden biz intikam almayız. Onları koruyup kollayacağız. Onları kurtaracağız. Onları orada küçücük bir ülkeye sıkıştırdılar. Biz onlara eskiden Millet-i Sadıka diyorduk, ‘Sadık Millet.’ Orduda general rütbesi veriyorduk, general oluyordu Ermeniler. Ermeni generallerimiz var bizim, paşalarımız var. Sanatçılar vardı çeşitli Anadolunun bir çok yerinde. Onlar yaşıyorlardı ve halkla iç içe çok mutluyduk. Sonra bu Darwinizm, materyalizm olayları çıktıktan sonra faşist, komünist kafa ortaya çıktı. Ermeni faşistleri, Ermeni komünistleri ortaya çıktı. Ve onlara kan dökmelerini söylediler, onlar da kan döktüler. Oradaki Ermeni faşist ve komünistler bundan sorumlu olurlar, Ermeni halkı değil.
Dolayısıyla biz ona kalırsa Yunanlılarla da savaştık biz. Ama biz Yunanistan’ı da Türk-İslam Birliği’nin içine alacağız. Bulgaristan’ı da alacağız. Bulgaristan’a bizim kardeşlerimiz gittiği zaman Mehter Marşı’yla karşılanıyor. Bulgaristan’ın her tarafı Türk. Türk camiileri, Türk hamamları, Türk köprüleri; Osmanlı döneminden kalma. Buram buram Osmanlı kokar Bulgaristan. Biz daha önce Bulgaristan’la savaşmıştık; Balkan Harbi’nde başka zamanlarda. O yüzden biz onlarla Kıyamet’e kadar düşmanız, mı diyelim? Bu olmaz, o artık geçmiş. Duruyorsa ilgilileri cezasını alır ama yoksa, ben tertemiz Bulgar çocuklarından onun intikamını almam. Onlar mazlum, onlar bu işin içinde değiller. Onları biz şefkatle bağrımıza basarız.
Rusya ile de birleşeceğiz, Rusya’yı da Türk-İslam Birliği’nin içine alacağız. Şeyh Şamil’le yıllarca savaştılar. Türklerle de savaştılar Ruslar. Biz o yılların intikamını Kıyamet’e kadar onlardan alacak mıyız? O, o dönemde kalmış, o bitti artık, değil mi? Artık dostluk, kardeşlik zamanı, inşaAllah. O, o döneme ait. Dolayısıyla geçmiş yılların intikamı diye bir konu olmaz. Ama yaşayan katiller varsa, mesela Bosna’da oluyor, başka yerde oluyor, adamlar alıp tutukluyorlar, katilleri yakalıyorlar, değil mi? Mesela orada it kopuk takımı vardı, saklanıyor, kaçıyor onlar şu an. Yakalananlar hapse, inşaAllah. Fakat daha önce bizlere böyle tecrit politikası izlediler. Türkiye’nin bütün etrafındakiler düşman ilan edilmişti. Suriye düşman, İran düşman, Irak düşman, Rusya düşman, bilmiyorum hatırlarsınız. Hepsi düşman biliniyordu. Ama bak şimdi hepsini kazandık. Rusya ile de dost olduk, Suriye ile de dost olduk. Sınırları kapıları açacağız Suriye ile. Suriye’yi en büyük düşman gösteriyorlardı. Haşa Araplar kalleştir, şudur budur propagandası yapılıyordu. Filmler, Türk yerli filmlerinde falan böyle Arap taklitleri yapılırdı, değil mi? Mesela köpekleri haşa böyle Arap Arap diye çağırırlardı, bilmem ne falan değil mi? Her türlü çirkin, güya aşağılayıcı, bilinç altı propaganda yapılırdı. Şu an oluyor mu? Olsa bile kim takar yani, değil mi? Kim dinler? Irak’la da güya düşman gösteriyorlardı bizi, dost olduk.
Türk-İslam Birliği’nin içerisinde Yunanistan da vardır. Atina; inim inim inleyecek Mehter müziğiyle böyle. Yedi emanımızda olacaklar, koruyup kollayacağız. Bak ekonomik yönden çöktü Yunanistan. Bizim eski evlatlarımız, Osmanlı döneminde bizim yedi emanımızdaydı onlar. Zenginlik, bereket, bolluk içinde yaşıyorlardı. Şu an onları Avrupa Birliği’ne aldılar, Avrupa Birliği’ne alındı. Yunanlılar da zannetmişler ki adamlar onlara para verecekler, zengin olacaklar. Avrupalı sapıkların kullandığı çocuklar oluştu Yunanistan’da. Avrupalı sapıklar gelip onları kullanıyorlar, Yunanistan’daki lüks otellerde, deniz kenarındaki otellerde. Yunanistan’a bu görevi verdi Avrupa Birliği. Biz bu alçaklığı, biz bu terbiyesizliği, vicdansızlığı, bu pisliği ortadan kaldıracağız. Türk-İslam Birliği ile onlara zenginlik, bereket, bolluk, huzur, güven getireceğiz, inşaAlllah. Dinlerini de istedikleri gibi yaşarlar. Ama kitleler halinde Hz. İsa (a.s) zamanında Mehdi (a.s)’ın zuhuruyla Müslümanlar olduklarını göreceksiniz, inşaAllah.
Rusya da öyle. Devletleri baki olsun, kıyamete kadar ayakta kalsın. Zengin olsunlar, Allah bereket bolluk versin, nüfuslarını çoğaltsın, güzelleştirsin. Biz seviyoruz bu güzel insanları. Huzurlu yaşamalarını istiyoruz. Tek istediğimiz İslam ahlakının her yere yayılması, bu kadar. Biz toprak işgali peşinde değiliz. Biz bir ırk üstünlüğü peşinde de değiliz. Türk Milleti dünyanın en üstün ırkı demiyoruz. Ahlaken güzel ahlaklıdır, bu böyle. “Ahlakta yarışın” diyor Allah, güzel ahlakta yarışıyoruz. Ama Allah üstümüze bir liderlik verdi, bu görülüyor. Bunu görmezden gelemeyiz. Bütün dünya bunu tasdik ediyor. Bak her gün gazeteler bunu anlatıyor; Türk-İslam Birliği’nin gerçekleştiğini ve geliştiğini anlatıyor. Bunu anlamayan kimse kalmadı...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler