Adnan Oktar`ın 4 Aralık 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv ve Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Dedi ki: "İşte bu, benimle senin aranda ayrılma (zamanı)mız.” Hz. Hızır, Mehdi (a.s.)’dan sonra, Hz. İsa (a.s.)’dan sonra Kıyamet geliyor zaten, ondan sonra çekiliyor. Ayrılma vaktidir. Yani Hz. Hızır (a.s)’ın dünyadan ayrılma vaktine de işaret ediyor, ayrılma vaktidir. Yani Ahir zamanın özelliğidir. “ Sana, üzerinde sabır göstermeye güç yetiremeyeceğin bir yorumu haber vereceğim.” Şimdi hepsinin sana hikmetlerini açıklayacağım” diyor Hızır (a.s.). "Gemi, denizde çalışan yoksullarındı, onu kusurlu yapmak istedim, (çünkü) ilerilerinde, her gemiyi zorbalıkla ele geçiren bir kral vardı." Bir kere 1979’a işaret ediyor 79. ayet. 79’daki geminin yanıp İstanbul’u gündüz gibi aydınlatmasına da işaret ediyor. Geminin yandığı dönemde “her gemiyi zorbalıkla ele geçiren bir kral vardı." Diyor. Anarşinin, azgınlığın ve zorbalığın en yüksek olduğu dönemdir 79. Değil mi? Zorbalığın en şiddetli olduğu dönemdi, Kuran buna da işaret etmiş oluyor. "Çocuğa gelince, onun anne ve babası mü'min kimselerdi. Bundan dolayı, onun kendilerine azgınlık ve inkar zorunu kullanmasından endişe edip-korktuk." Hızır (a.s.), Mehdi (a.s.)’a zarar vereceğini anladığı bir insan olduğunda, gider onu gizlice öldürür söyleyeyim. Yani İslam Birliğini engelleyecek, Mehdi (a.s.)’a zarar vereceğine inandığı bir kişi olursa, bakın bir sır olarak söylüyorum, Hızır (a.s.) o şahsı öldürür ve hiç kimse de bulamaz. Bulunması mümkün değil, çünkü metafizik bir varlıktır bulamaz. “Böylece, onlara Rablerinin ondan temiz olmak bakımından daha hayırlısı, merhamet bakımından da daha yakın olanını vermesini diledik." Yani deccalin öldürülmesine bakıyor o çocuğun öldürülmesi, yani deccaliyet daha çocukluk safhasındayken öldürülecek. Yani dünyayı tamamen kaplayıp istila etmeden, dünyayı mahvetmeden öldürülecek. Onun yerine 81’de, 1981’de, ki Mehdi (a.s)’ın çıkış tarihidir. “Rablerinin ondan temiz olmak bakımından daha hayırlısı, merhamet bakımından da daha yakın olanını” Mehdi (a.s.)’ın iki vasfıdır; temiz ve merhametli olması. “yakın olanını vermesini diledik." Tertemiz bir çocuk geliyor onun yerine. Yani 81’de “deccaliyetin bitişi, münafıkane sistemin bitişidir” diyor Bediüzzaman zaten değil mi Mehdi (a.s.)’ın çıkışı. Duvar ise, şehirde iki öksüz çocuğundu”, iki öksüz çocuk, ikisinin de Hz. İsa (a.s.) zaten annesi babası olmayacak geldiğinde, Mehdi (a.s.)’ın da babası yok, o da yetimdir. “İki öksüz çocuğun” biri Mehdi (a.s.), biri İsa (a.s.)’ın. Duvar onların yani ikisi de Süleyman Mescidi’nde, Mescid-i Aksa’da namaz kılacaklar. Hadislerde bu açıkça geçiyor, ona işaret ediyor. “altında onlara ait bir define vardı.” Şimdi bunu söylemeyim diyorum ama illaki söyleyeceğiz, mecbur olduk. Süleyman Mescidi’nin, Mescid- Aksa’nın altında bir yerde, Hz. Süleyman (a.s.)’ın belki de bazı emanetleri var. İsrail geceli-gündüzlü arıyor. Geceli-gündüzlü altını böyle tünellerle oydular. Biliyorlar orada olduğunu. Kuran’dan anladılar yani Kuran’ı incelediler, Kuran’ın işaretini anladılar, orada olduğunu biliyorlar. O kadar fazla tünel var ki altında, o yüzden çökme tehlikesi var. Mescid-i Aksa’nın çökme tehlikesinin sebebi odur. Girmedik yer bırakmadılar. Bulamıyorlar. Halbuki Allah bir detay veriyor, diyor ki: “Onu melekler taşır” diyor. Bunu düşünemiyorlar. Meleğin taşıdığını sen nasıl bulacaksın? Bulamazsın. Oradan alır oraya götürür, oradan alır oraya götürür. Bulamaz. Sen bulacağım dediğin yere girersin, girdiğin yerden alır başka yere götürür. O yüzden bulamıyorlar ve bulamayacaklar. Bulacak olan Mehdi (a.s.)’dır. Yerini söyleyeyim orada yani inşaAllah. İllaki söylemek gerekiyorsa inşaAllah Allah-u alem orada. “babaları salih biriydi. Hz. İbrahim (a.s.)’a bakar inşaAllah. Hz. İbrahim (a.s.)’ın salih ve temiz olduğunu Kuran’da söylüyor. Her ikisi de Hz. İbrahim (a.s.)’in soyundandır, Mehdi (a.s.)’da, Hz. İsa (a.s.)’da. “Rabbin diledi ki, onlar erginlik çağına erişsinler” yani ilgili tarih gelsin, ilgili vakit gelsin, o çağ gelsin. “Ergenlik çağı” bu çağdır yani Ahir zaman. Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerde belirttiği, Bediüzzaman’ın belirttiği bu çağ, “benden bir yüz yıl sonra” dediği bu çağdır. “ve kendi definelerini çıkarsınlar.” İşte bu kutsal emanetler. “Onda bir sekinet, bir huzur vardır” diyor Allah. Onu gördüğünde Müslümanların bütün sinirleri sakinleşecek, yüzde yüz kanaatleri gelecek çünkü çok açık delil. Hepsi var içinde çünkü kutsal emanetlerin. Hz. Süleyman (a.s.)’ın kutsal sandığı bulunacak. Yani Tevrat’ın orijinal tabletleri taş oyma, taştan oyulmuş Cenab-ı Allah tarafından oyulmuş taş tabletlerin hepsi bulunuyor inşaAllah. Hepsi derken bir veya birkaç tanesi. “Bu Rabbinden bir rahmettir.” Bak ne diyor ayetin başında; “Derken K atımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz” diyor değil mi 65. ayette. 82. de ne diyor Cenab-ı Allah; “Bu Rabbinden bir rahmettir.” Allah’ın koruyuculuğundan, Allah’ın size olan sevgisinden yaptığı bir güzelliktir. Bu çok büyük bir mucizedir. Aranıp bulunmaması diye bir konu olmaz. İsrail devlet olarak arıyor bakın kutsal sandığı, devlet olarak. Teberiye gölünün dibi kontrol edildi. Yani manyetik olarak kontrol edildi. Define aracılarının kullandıkları cihazlar var ya, hiçbir işaret alamadılar. Halbuki metal. Metal olduğu için bilinmesi, altından sandık. Yani baya ses verir altın olsa. Bulamadılar. Antakya’yı da aradılar, orada da bulamadılar, bulamazlar inşaAllah. Bak “kendi definelerini çıkarsınlar; (bu,) Rabbinden bir rahmettir.” “Bu defineleri onlara bulduracağım” diyor Allah, Hz. İsa Mesih ve Mehdi (a.s.). “kendi definelerini çıkarsınlar; (bu,) Rabbinden bir rahmettir. Bunları ben, kendi işim (özel görüşüm) olarak yapmadım.” diyor, “vahiyle yaptım.” “İşte, senin sabır göstermeye güç yetiremediğin şeylerin yorumu." Bu olayın hemen arkasından, “Sana (Ey Muhammed,) Zu'l-Karneyn hakkında sorarlar.” Dünyanın doğusuna ve batısına hakim olan Zülkarneyn “iki taraflı” demektir, iki taraf, dünyanın doğusu ve batısı ve iki zamanlı. Yani zamanları da yaşayan insan inşaAllah. “Zu'l-Karneyn hakkında sorarlar. De ki: "Size, ondan 'öğüt ve hatırlatma olarak' (bazı bilgiler) vereceğim.” Sonra dünya hakimiyetinden bahsetmeye başlıyor Cenab-ı Allah. Önce küçük bir talebe topluluğu ailelerinden kaçmış, ailelerinden hicret etmiş bir arada yaşayan küçük bir talebe topluluğu, sonra Hızır (a.s.)’ın batın ilmi ve insanlar tarafından Hz. Hızır (a.s.)’ın dışlanması ve ondan uzak durmalarını görüyoruz, arkasından dünya hakimiyeti. Baştan sona Kehf Suresi, Mehdiyet’i anlatır. Bunu Fethullah Hoca da anlatmıştı zamanında 1979’larda, kasetlerinden, bantlarından duyabilirsiniz. Yani “Kehf Suresinin Mehdiyet’e baktığını” açıkça söyler. Alimlerin büyük bir çoğunluğu söyler. Zaten Peygamberimiz (s.a.v.) diyor; “Deccal çıktığında Kehf Suresini okuyun” diyor. Bu ne demektir? Çözüm orada. Ne demek? Mehdiyet Kehf Suresinde anlatılıyor demektir. Çok fazla hadis var “Kehf Suresini okuyun” diyor Peygamberimiz (s.a.v.)...
Kitaplar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler