Adnan Oktar`ın 26 Kasım 2010 tarihli Kocaeli Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Kazım Güleçyüz “İslam Birliği” ile ilgili yazı yazmış öyle mi?
ALTUĞ BERKER:Evet Hocam, Yeni Asya Gazetesi’nde Kazım Güleçyüz ağabeyimiz şöyle demiş, İslam ahlakı dünyasındaki sorunların tek çözümünün Said Nursi’nin de bildirdiği İslam Birliği’nin kurulması olduğunu söylüyor Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR:İttihad-ı İslam.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah Hocam. “İslam ahlakı dünyasının balistik füze ve nükleer silahlara değil; cehalet, zaruret ve ihtilafa karşı sanat, marifet ve ittifak seferberliğine ihtiyacı var” demiş Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Mehdiyet’i tarif ediyor.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Tabii yani Bediüzzaman orada Mehdiyet’in silahlarını ve Mehdiyet’in mücadele edeceği hedefleri gösteriyor. İttihad-ı İslam demek zaten Müslümanların tek bir merkezde toplanmasıdır. O toplanılacak merkez Mehdi (a.s.)’dir. Yani yoksa zaten topluluğun anlamı yok. Yani bir merkezde toplanmıyorsa insanlar, ona biz ittihad demeyiz ki, parçalanmadır o. Tek merkezde toplanmanın adı da Mehdiyet’tir inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah Hocam. Bu zamanın farz vazifesi dediği İttihad-ı İslam’ın bugün yakınında olduğunu söylüyor inşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Nasıl nerede diyor?
ALTUĞ BERKER:“Said Nursi’nin, bir asır önce, “bu zamanın farz vazifesi dediği İttihad-ı İslam’ın bugün dahi çok uzağındayız” ama yakın olduğunu belirtmek için söylemiş Hocam inşaAllah. Yani neden o birliği henüz tam kuramadık anlamında söylemiş.
ADNAN OKTAR:Said Nursi’nin, bir asır önce, bu zamanın farz vazifesi, “bu zamanın en büyük farz vazifesi” diyor, oradaki cümleyi çıkartmış kardeşimiz, o olmadı. “En büyük farz vazifesi” diyor, farz vazifesi demiyor. “En büyük farz vazifesi” yani en önemli hayati konu budur diyor. “İttihad-ı İslam’ın bugün dahi çok uzağındayız.” Niye çok uzağında olunuyor? Şahs-ı manevi olan mehdi vazifede olursa böyle olur. Şahs-ı maneviyle olmaz. Şahıs olan Mehdi (a.s.) kabul edilir, talebeleri kabul edilir; şahsı, talebeleri ve talebelerinden oluşan şahs-ı manevi kabul edilirse İttihad-ı İslam olur. Yoksa bak ne diyor, “dediği İttihad-ı İslam’ın bugün dahi çok uzağındayız.” Niye çok uzağındasın? Çünkü sahs-ı manevi mantığında devam edildiği için. Şahs-ı manevi mantığı böyle bölünmeyi ve İttihad-ı İslam’dan çok uzak olmayı gerektirir. Yani onun getireceği nokta budur. Bak Allah gösteriyor, şahs-ı manevi mantığıyla çıkarsanız işte böyle yaparım diyor Allah, böyle olursunuz diyor. Ama “şahıs olan Mehdi (a.s.)’ı görürseniz, şahıslardan oluşan talebelerini görürseniz ve onların şahs-ı manevisine uyarsanız, Bediüzzaman’ın hepsinin üzerinde Peygamberimiz (s.a.v.)’in sözüne uyarsanız, İttihad-ı İslam olur” diyor Cenab-ı Allah.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler