Adnan Oktar`ın 2 Aralık 2010 tarihli Samsun Aks Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:... Dün önemli bir şey söylediniz. “Bediüzzaman, Hz. Mehdi (a.s.)’ın gelişini çok açık, alenen söylüyor. Dershaneye gidiyor çocuk, Bediüzzaman’ın bu konuşmaları anlatılıyor. Akıl almaz bir tevil görünce diğer konuların da aynı şekilde tevil edileceğini sanıp, bütün konularda Müslümanların böyle samimiyetsiz olduğunu, dürüst olmadığını düşünüyor. Dolayısıyla Risale-i Nur’un tamamına güveni kalmıyor bu sefer. Çünkü açık olan bir hususta insanların gözünün içine bak baka ve alenen yalan söylenirse, o zaman öbürlerine niye inansın? Bakıyor orada yalan, burada yalan, o zaman bunların kendi davalarına inaçları yok, diyor. Kendi anlattıklarına kendileri de inanmıyorlar, diyor ve şiddetli bir imansızlık cereyanı gelişiyor bu sefer. O zaman onun dershaneye gidiş amacı sadece bir sosyal çevre edinmek, arkadaşlık edinmek, evlenirse de ona destek olmalarını sağlamak, bir de akşamları gidip orada çay içmek oluyor. Bir tür kulüp gibi kullanıyor. Onun için Risale-i Nur’u okuyan kardeşlerimizin böyle tevilci rahiplerin, batın rahiplerinin açıklamalarına göre değil, Risale-i Nur’un direkt, düz anlatımına göre değerlendirmeleri çok önemlidir. Bediüzzaman bunun üzerinde duruyor. Ne anlatılıyorsa açık açık ona inanmaları lazım” dediniz hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Evet, buradaki anlatım çok hayati, çok doğru. Çünkü böyle bu kadar açık sarih bir ifade, bu kadar aptalca ve akılsızca ve karşıdakini enayi yerine koyarak, karşısındakini (haşa) böyle akılsız ve aklı yok hükmünde sayarak, münasebetsizce tevil edilirse, o adamın o kişiler hakkında çok ciddi kuşkusu meydana gelir haklı olarak. Çünkü bunu yapan neler yapmaz, der. Bir de normal hayatta da yalan söyleyeceğini düşünür, her yönde yalan söyleyeceğini düşünür. Onun için gereksizce orada bir sahtekar görünümü vereceğine, dürüstçe samimi Bediüzzaman bunları anlatıyor, ne anladıysan o demek en doğrusu olur, değil mi? Böyle akıl almaz münasebetsizlikle ve akılsızca böyle aptalca yalanlarla karşısındakinin aklıyla, zekasıyla alay edercesine münasebetsiz izahlar yapılırsa, çok çok ters etki yapar. Bediüzzaman son derece dürüst ve samimi bir insan, benimle görüşmek isteyen, bak talebeler diyor ki; “Üstad'ım seninle görüşmek istiyoruz” diyorlar, haber gönderiyorlar. “Benimle görüşmek isteyen Risale-i Nur’u okusun, benimle konuşur orada. Ben onlara tam hitap ediyorum” diyor. Kardeşim oradan okusana işte, değil mi? Niye değiştiriyorsun? Ne gerek var? Mesela diyor ki Bediüzzaman: “Bundan bir asır sonra zulümatı dağıtacak zatlar ise Hazreti Mehdi (a.s.)'ın şakirdleri olabilir.” Tamam, dümdüz anlamı. Bir asır sonra, o devir ne ise bakarsın, o devirden bir asır sonra Hz. Mehdi (a.s.) ve şakirdleri zulümatı dağıtacak, anlamı bu, karmaşık bir şey yok. Mesela, “Hakiki beklenilen ve bir asır sonra gelecek o zat”, “Hakiki beklenilen,” dümdüz anlamı, demek ki bir kişi hakiki olarak bekleniyor ve bir asır sonra gelecek. “O zat,” demek ki bir zat, bir kişi. Sahtekarlık yapmaya ne gerek var? Kendini aşağılamaya ne gerek var? O rezil durumlara düşmeye ne gerek var? Ve orada kavrulup perişan olmaya ne gerek var? Sonra eğer Mehdiyet’i böyle açıkça anlatmak Mehdiyet’e zarar verecek olsa, bir riske, fitneye sebep olacak olsa, Bediüzzaman hepsinden daha akılllı, değil mi? “Yavrum, evladım, bunu koymayın Risale-i Nur Külliyatı’na riskli bunlar. Bunları ayrı bir kitap haline getirin, gizli tutun. Has talebeler çok gerekirse gizlice okursunuz ama Risale-i Nur’da bunları bulundurmayın” der. Öyle yapmamış ki Bediüzzaman, Risale-i Nur’un tamamına dağıtmış. Sözler’de de var, Şualar’da da var, Sikke-i Tasdik-i Gaybi de de var, Kastamonu Lahikası’nda da var, hepsinde var. Barla Lahikası’nda da var, hepsine koydurmuş. Demek ki bir mahsuru yok. Senin akıldanelik yapmana ne gerek kardeşim? Ve niye Nur talebelerini böyle kavruk, içine kapalı, ölü, bitap, hareket gücü sınırlanmış, samimiyetsiz insanlar haline getirmeye çalışıyorsun? Milyonda bir de olsa bunların sayısı çok önemlidir. Mutlaka uyarılmaları gerekiyor...
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler