Adnan Oktar`ın 19 Kasım 2010 tarihli Kocaeli Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Muhammed Adnan Hocam birkaç arkadaşımızla sizi her akşam seyrediyoruz. Din hakkında bilmediğimiz birçok şeyi sizlerden öğrendik Hocam. Tabii siz daha iyi bilirsiniz, inşaAllah. Bizim Hz. Mehdi (a.s.)’nin bir şahıs olduğuna kesin kanaatimiz geldi. Nur talebeleri bir kısım kardeşlerimiz artık kabul etseler de içimiz rahatlayacak” diyor. Yok onların direneceklerini hadislerden anlıyoruz. Bediüzzaman’ın izahlarından anlıyoruz. “Hz. Mehdi (a.s.) talebeleri çok az olacak” diyor Bediüzzaman. Peygamberimiz (s.a.v.) de, “Çok az olacak” diyor, 313 kişi olacaklar. Eğer Nur talebeleri kabul etmiş olsa, Nur talebeleri milyonlarca. O zaman onlar da Hz. Mehdi (a.s.)’ın talebesi olmuş olur. O zaman Mehdiyet’in çoğunluk olduğunu görürüz, hadis yanlış çıkmış olması lazım, hadis yanlış çıkmaz. Nur talebeleri kabul etmeyecekler, direnecekler. Son noktaya kadar direnecekler, biz de anlatmaya devam edeceğiz ve bu bir harikadır. Bakın, Bediüzzaman açıkca Hz. Mehdi (a.s.)’ın geleceğini söylediği halde onların, “Hayır, Hz. Mehdi (a.s.) gelmiş, geçmiştir”, yahut “Şahs-ı manevidir” demeleri büyük bir mucizedir. Allah bu mucizeyi yaşatıyor insanlara. Alenen ve açıkca Hz. Mehdi (a.s.)’nin gelişini söylediği halde milyonlarca insanın buna direnmesi bir harikadır. Nur talebelerinin de bir kısmının direnmesi bir harikadır.
Mesela bakın, Tarihçe-i Hayat sayfa 258, Kastamonu Lahikası sayfa 72, “Ta Ahir zamanda, hayatın geniş dairesinde Risale-i Nur Külliyatı’nın asıl sahibleri, yani Mehdi ve şakirtleri, Cenab-ı Hakk'ın izniyle gelir, o daireyi genişlettirir” bunu kabul etmeyen çok fazla insan var. Bediüzzaman’ın bu sözünü çarpıtan, bambaşka anlam yüklemeye kalkan insanlar var. Bu bir harika, bu bir mucizedir. Adama ben, “nasılsın, iyi misin? dediğimde, “Elhamdülillah iyiyim” der. ”Nasılsın, iyi misin?” deyince, “Tuz kamyonu Bursa’dan yola çıktı devam ediyor, şu an Konya’ya geldi” dese bir acayiplik vardır. Şu an öyle bir olay oldu. Biz diyoruz ki bak, “Ta ahir zamanda” ileriki bir zamanda, “Hayatın geniş dairesinde Risale-i Nur’un asıl sahibleri, yani Mehdi ve şakirtleri, Cenab-ı Hakk'ın izniyle gelir”. Adam ne diyor, biliyor musunuz? ”Burada böyle bir şey geçmiyor” diyor. “Ne geçiyor?” diyorsun. “Şahs-ı manevi anlatılıyor. Burada böyle bir şey anlatmıyor. Nereden çıkarttın” diyor. Bu büyük bir mucizedir, şaşırtıcıdır. Onun için biz bunu ne kadar çok gündeme getirirsek, mucizenin çapı o kadar çok genişler, çünkü çok örtbas edilen bir konudur. Dolayısıyla bu konunun anlatılmasını biz yüzlerce, binlerce kere tekrarlayacağız, öyle bir şey yok. Bu konudan vazgeçmemiz diye bir konu olmaz. Her anlatımı bir mucizedir. Her anlatıldığında da birçok insanın beyni açılacaktır, mantığı açılacaktır.
Mesela yine, “Şimdi hatıra geldi ki, eğer şeddeli "lamlar" ve "mimler" ikişer sayılsa bundan bir asır sonra zulümatı dağıtacak zatlar ise, Hazret-i Mehdi'nin Şakirdleri (talebeleri) olabilir”. 2010 yıllarını veriyor Bediüzzaman’ın bu açıklaması. Bu örtbas ediliyor bakın, Bediüzzaman adına yalan söyleniyor. Ve alenen adamlar yalancı ve sahtekar. biz böyle harika bir durumu, deccalin bu oyununu insanlara ne kadar çok söylesek, mucize o kadar günemde olur. Çok şaşırtıcıdır. Mesela bak, “İstikbal-i dünyevide 1400 sene sonra gelecek bir hakikati asırlarında karib (yakın) zannetmişler?” Hz. Mehdi (a.s.)’ın Hicri 1400’de geleceğini açıkça söylüyor Bediüzzaman. Bu birçok kişinin kafasına tokmak gibi iniyor. 40-50 yıldan beri gizlenen biz gerçekleri ortaya koyuyoruz. Bakın, Müslümanı Müslümana kırdırıp Müslümanlığı yok edecekken biz bu oyunu bozduk...
Kitaplar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Yeni Bilgiler 2
Devamı ...Dergiler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler