Adnan Oktar`ın 15 Aralık 2010 tarihli Tv Kayseri ve Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Ben Nur talebelerinin üzerine böyle geniş çaplı bir oyun oynandığını bilmiyordum. Ve böyle karanlık çevrelerce bazı Nur talebelerinin kontrol altına alındığını ve onları böyle yönlendirdiklerini bilmiyordum. Yani bir genç kıza, bir delikanlıya sen dersen, üniversiteye gidene, “sana burs vereceğim, evde tutacağım seni, yemen içmen de bana ait, okuluna git gel,” bunu kabul eder öğrenci zaten. Bu onun Nur talebesi olmasını gerektirmez ki. Onun içine komünisti de gelir, dinsizi de gelir, imansızı da gelir, hepsi gelir yani. Teşekkür eder adam yani. Mesela belediye yemek veriyor, komünisti de gider yer, Müslümanı da yer. Herkes yer yani orada, bedava yemek verdiğinde. Bedava evde de adam kalır. Yani bunlar ölçü değildir, bunlar aldatıcı. Bunlar, Müslümanları çok gafil avlar sonra, çok kötü bir duruma düşürebilir, Allah esirgesin. Yani bunlara inanmak, kanaat getirmek doğru değildir. Darwinizmi, materyalizmi doğrudan ezen, derin bilgiye sahip samimi anlatımlar, Kuran’ın mucizelerini açıkça anlatmak, Peygamberimiz (s.a.v)’in açıkça mucizelerini anlatmakla yol alınır. Bunlar nettir. Benim anlamadığım ve çok kavruk bir stil yapmışlar ve bu stilde de boğuluyorlar, boğulduklarını gördükleri halde yine devam ediyorlar. Bir de bu son nesil çok önemli; eski, bu kış döneminde yetişmiş nesil, Bediüzzaman’ın döneminde yetişmiş nesil, zorlu günleri görmüş nesil çok önemli. Onlar da birer ikişer vefat ediyorlar. Onların vefatından sonra rahatçı bir sistem oturursa eğer, bu çok tehlikeli olur. Yani böyle holdingci, okulcu, mektepçi, kursçu, bakkalcı, dükkancı, kasapçı falan, bundan netice alınmaz. Din çok fedakarlık isteyen, Allah’a tam teslimiyet gerektiren, aşk ve samimiyet gerektiren bir gerçektir. Ölüm gerçeği ortadadır, ahiretin varlığı ortadadır. Beynimizin içinde Allah görüntü olarak bize dünyayı gösteriyor. Harika bir dünyada yaşıyoruz. Metafizik olduğu belli kainatın. Bunları görmezden gelip de yepyeni, orijinal bir yapı olursa mağlup olur bu sistem. Yani Osmanlı’yı yıkan sistemle, yeniden Osmanlı benzeri bir sistemin oluşması mümkün değildir. Yıkılan sisteme bakıyoruz, ne yıkmış? Bu zihniyet yıkmış. Yıkan zihniyeti yeniden devreye sokarsan, bir daha yıkar, bir daha yıkar. Nitekim de sürekli yıkım meydana geliyor. “Biz çok iyi biliyoruz” diyorlar ama bir şey bildikleri yok, neticeyi görüyoruz çünkü. Mesela en iyi, en alim olan kişilere bakıyoruz, benim bildiğim çevre içerisinde, hakikaten çok başarılı olan insanlar var, çok faydalanılan. Ama bir kısmı çok kavruk, çok ölü. Biz de bunları canlandırmaya çalışıyoruz. İnşaAllah...
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Gözardı Edilen Kuran Hükümleri
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler