Adnan Oktar`ın 15 Aralık 2010 tarihli Tv Kayseri ve Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Bediüzzaman münafıklarla ilgili diyor ki, İman ve Küfür Muvazeneleri, sayfa 2247’de; “Bir dakikaya bir sene kadar şiddetli hırs, muhabbet, intikam gibi hissiyatla müteveccih olduğun için” diyor. Münafıklarda şiddetli bir hırs vardır. İntikam hırsı hissi vardır. Ama ruhunda böyle çok azgınca ve saldırgan bir güçtür bu. “Ehl-i diyanete muvakkaten tefevvuk edersin.” “Diyanete geçici olarak tefevvuk edersin.” “Hem senin aklın, ruhun, kalbin, duyguların; ulvî vazifelerini bırakıp” bak; “aklın, ruhun ve kalbin ve duyguların; ulvî vazifelerini bırakıp,” mesela Türk-İslam Birliği’ni yaymak, İttihad-ı İslam’ı oluşturmak, Darwinizm ve materyalizmi çökertmek gibi, Allah’ın varlığını ve birliğini anlatmak, iman hakikatlerini anlatmak gibi vazifeleri bırakıp, “süflî nefsin ve pis hevesin rezil işlerine iştirak ve yardım ettiklerinden” diyor. Onu bırakır, Müslümanlarla uğraşır. Kuran’ın yeterliliğine karşı savaş açıyor, hurafeleri savunuyor, Müslümanları gidip ihbar ediyor yahut Müslümanların aleyhine faaliyetler yapıyor. “Süflî nefsin ve pis hevesin,” yahut çıkarı için gidip pis adamlara aşağılık bir karakter gösterip yalakalık yapıyor. Onlara bir tabak yemek için boyun eğiyor. Onların pis kokularını kokluyor. Onların o pis ortamında, o pis havayı soluyarak onlardan çıkar elde ediyor. “Pis hevesin rezil işlerine iştirak ve yardım ettiklerinden, ehl-i imana dünyada galebe edersin.” Çünkü küfrü arkasına aldığı için, münafıkları arkasına aldığı için, pislik adamları arkasına aldığı için dev gibi bir güce dönüşmüş oluyor. Çok büyük bir güce dönüşüyor. Münafığın gücü oradan gelir. Münafıktaki cesaret de oradan gelir. Çünkü sırtını olduğu gibi küfre dayar. “Ehl-i imana dünyada galebe edersin.” Yani, atak yaptığında galebe olabiliyor. “Ve zâhirde daha sevimli görünürsün.” Adamlar diyor ki; “bak genç, kendisini kurtarmış” diyor. “MaşaAllah, aferin, istikbalini kurtarmış, iyi ki ayrılmışsın Müslümanların yanından” diyor. “Şu an hayat seni bekliyor, bayağı iyi bir durumdasın” diyor. “Laf söz dinliyorsun” diyor, “ne güzel münafıkların yanına gelmişsin, onlarla arkadaş olmuşsun, ne kadar sevimli görünüyorsun” diyor. Münafikun ve münafikat, iblusun ve iblisat, dişi ve erkek iblisler takdir ediyorlar ve sevimli görüyorlar. “Çünkü, senin akıl ve kalb ve ruhun gayet derecede tedennî ve tereddî ve sukut edip,” yani, “artık iflas etmiş” diyor, “ruhun, kişiliğin, karakterin iflas etmiş, çökmüş, kurumuş,” “pis heves ve rezil nefse inkılâp etmişler.” Bir tabak yemeğe, rahat etmeye, çıkarlarını sağlamaya, kendince güvenlik içinde yaşamaya; enaniyetini, gururunu, kibirini tatmine, “inkılâp etmişler, mesholmuşlar.” Yani silinmişler, yok olmuşlar. İnsani özellikleri kaybolmuş. “Elbette bu cihette, sana cehennemi ve mazlûm ehl-i imana cenneti kazandıran bir muvakkat galeben olacak.” Münafıkların geçici olarak bir galebesi olabiliyor, Müslümanlara saldırısı oluyor. Ama “muvakkat” diyor Bediüzzaman, geçici galebeleri oluyor. Mesela atak yaptığında bazen başarılı olabiliyor. Onun için diyor Bediüzzaman, muvakkattır diye. Hakikaten de bize şimdiye kadar ne zaman bir atak yaptılarsa geçici olarak muhakkak başarılı olmuşlardır ama sonra savrulup gitmişlerdir. İman ve Küfür Muvazeneleri, sayfa 2247’de Bediüzzaman bu konuyu çok güzel detaylı anlatmış...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler