Adnan Oktar`ın 18 Aralık 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv ve Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ... Yine bir kardeşimiz “Hocam” diyor , “neden” diyor “bayanlarla karşılıklı konuşuyorsunuz?” diyor. Allah’ım Yarabbim. Bu kardeşlerimiz TGRT’yi seyrediyorlar, yani bayıla bayıla TGRT’nin zaten kurucuları da, sahipleri mutaassıp insanlar dindar insanlardır yani Hüseyin Hilmi Işık Hocamız’ın talebeleridir, yani ehl-i sünnet konusunda çok titiz insanlardır. Onlar, çalgılı çengili, şarkılı, alemli olarak programlar yapıyorlar, bütün herkes seyrediyor. Bayanlar, dekolte giyen bayanlar da geliyor, konuşuyorlar, Enver Ören Ağabey’imiz şeyhtir mesela, Nakşibendi şeyhidir. Bayanlarla, açık bayanlarla falan sohbet ediyor, şen şakrak beraber yanında fasıl yapıyorlar dinliyor, eğleniyor, gülüşüyorlar. Kimse buna bir şey demiyor. TGRT yıllardır yayın yaptı ve yapmaya devam ediyor, ailece herkes karşısına geçip seyrediyor, bir şey demiyorlar. Fethullah Gülen Hocamız’ın manevi kontrolünde olan ve Fethullah Gülen Hocamız’ı sevenlerce kurulan Samanyolu TV de, bayanlar, beyler, şaka şengül eğlence, bir arada oluyorlar, hanımlar dekolteler giyiyorlar. Onları öle bayıla herkes seyrediyor, dinliyorlar, talebeleri de dinliyor, herkes dinliyor. Dindar aileler herkes seyrediyor, yanlış mı? Genç kızları çıkartıyorlar, dans ettiriyorlar, raks ettiriyorlar oynuyorlar, şarkılar söylüyorlar, fasıl, kapalı hanımlar alkışlıyorlar, beyler, sakallı beyler de gidiyor, toplantı yapıyorlar büyük salonda toplanıyorlar hatta gözyaşları içerisinde seyrediyorlar, iftihar ediyorlar yani, o, genç kızların şarkı söylemesini, dans yapmalarını, oynamalarını, iftiharla seyrediyorlar. Aileler de huşu içinde bir çok aile seyrediyor, biz gelince burada iki üç tane, kız arkadaşımızla, kardeşimizle, dinden, imandan, İslam’dan konuşmamız insanları niye rahatsız ediyor? Ben bunu anlamıyorum. Niye ben onları küfre iteyim? Niye dinsizliğe iteyim? Niye ateistlerin yanına doğru iteyim? Tabiî ki sahip çıkacağım. Başörtülü oluyor, başörtüyü de kabul etmiyorsunuz. “Hiç kapanmasa daha iyi” diyor başörtülülere, değil mi? Peki öyle mutaassıpsa madem okula niye kızını gönderiyorsun? Öğretmenlerle bakışarak, konuşarak, beraber konuşuyorlar, ders yapıyorlar. Tatile gönderiyorsun kızını, oğlunu. Herkesle iç içe değiller mi? Otobüse biniyorlar milletle iç içe, kucak kucağa beraber gidip geliyorlar. Orda bir sorun çıkmıyor. Okula liseye gönderiyorsun, öğretmenleriyle konuşuyor, iç içe oluyorlar, orda da görüşüp konuşuyorlar, orda da bir sorun yok. Kendi işyerinizde sekreterleriniz var, onlarla akşama kadar yakın oturuyor, onda da bir sorun çıkmıyor. Yine kendileri tatile gidiyorlar, oraya buraya gidiyorlar, her yerde beraberler, televizyon seyrediyorsunuz akşama kadar, herkes yine aynı şekilde. Neden buradaki programdan tedirgin oluyorsunuz? Ben bunu anlamıyorum. Hayır yapmasalar normalde, normalde en yoğun yapan tiplersiniz siz en yoğun. Hiç yapmayan bir adam olsa yani ona anlatırım, açıklarım, ama gece gündüz böyle yaşayan bir adam bana bunu sorduğunda, bunda bir samimiyetsizlik vardır. Tatilde, hanımlarla akşama kadar berabersiniz, komşularınız açık, dekolte giyen komşularınız var, onlar size geliyorlar, beraber kakara kikiri sohbet ediyorsunuz, eğleniyorsunuz. Televizyonlardaki programlara sevinçle kuruyemiş, fındık, fıstık alıp böyle ailece oturup seyrediyorsunuz. TGRT de olsun, Samanyolu Tv’de olsun, Mehtap Tv’de olsun. Peki bizim burada Allah`tan, dinden bahsetmemiz niye acayibine gidiyor? Liseye gönderdiğin kızın öğretmenleriyle iç içe oluyor, kursa gönderiyorsun öğretmenleriyle iç içe oluyorlar, yan yana oluyorlar, onların yüzüne bakarak konuşuyorlar, sohbet ediyorlar, ders veriyorlar. Sen kendin gönderiyorsun, elinle gönderiyorsun. Bakkala gönderiyorsun bakkalda senin yüzüne bakıyor kızının, konuşuyor, hanımını gönderiyorsun, markete gönderiyorsun, sokağa gönderiyorsun, sokakta herkes görüyor. Bizim burada görmemiz, konuşmamız niye acayip oluyor o zaman? Yani kardeşim, ben buradaki mantığı kavramaya çalışıyorum, anlayamıyorum. Hz. Süleyman (a.s.), Sebe Melikesi’yle niye görüştü o zaman? Sebebi ne? Hatta kadın ayaklarını açıyor, bacaklarını açıyor suya girmek için. Sırtını dönmediği belli orda Süleyman (a.s.)’ın. Hz. Musa (a.s.), o genç kızlarla niye görüşüyor? Bak diyor ki, “güçlü ve güvenilir biri” diyor, kızlar görmüşler oradaki hanımlar, güçlü olduğuna kanaat getirmişler, güvenilir olduğuna kanaat getirmişler, konuşmuşlar, yüz yüze bakmış. Ama çobanlara yaklaşmıyorlar. Yani it kopuk takımına yanaşmıyorlar. Zaten buradaki arkadaşlar böyle it kopuğa yanaşmazlar, insan olana yanaşırlar, Müslüman olana yanaşırlar. Güvenilir insana yanaşırlar. Doğru mu? Ne diyorsun Beril Hocam? Sen öyle cins hayvan gibi tiplere yanaşır mısın?
BERİL HANIM: Tabii ki yanaşmam.
ADNAN OKTAR: Sen yanaşır mısın?
SUNUCU: Hayır.
ADNAN OKTAR: Hayır, tamam o zaman. Demek ki kime, nereye gideceklerini biliyorlar. Onun için yani bu akıllar yanlış akıllar, yani mesela bunu yazan arkadaş bu dediklerimi yapmıyorsa, bana yazsın. Ben o zaman konuşacağım, desin ki, “ben hiçbir şekilde okula kız kardeşimi göndermiyorum diyorsa, annesini dışarı çıkartmıyorsa, eşini dışarıya çıkartmıyorsa, hiç kimseye güvenip okula göndermiyorsa, televizyondaki Samanyolu Tv’yi seyretmiyorsa, Mehtap Tv’yi seyretmiyorsa, TGRT’yi seyretmiyorsa, oradaki programları böyle zevkle seyretmiyorsa, kendisi sokakta bir hanım gördüğünde hiçbir şekilde muhatap olmuyorsa, iş yerindeki adamların hiç yüzüne bakmadan gelip gidiyorsa, hiçbir şekilde konuşmuyorsa, kendi çocukları da buna çok dikkat ediyorsa, o zaman bana yazsın. Yoksa bunların hepsini yapıyorsa, oturup bana akıl verirse bu olmaz.
Peygamberimiz (s.a.v.)’e Cenab-ı Allah ne diyor? “Güzellikleri ne kadar hoşuna gitse de “diyor “bundan sonra sana yeni eşler almak haram” diyor. Peygamberimiz (s.a.v.) bakmasa nerden anlasın güzelliğini? Perde arkasından anlaşılır mı bir insanın güzelliği? Bak, “güzellikleri ne kadar hoşuna gitse de” diyor ayette. “Sana bundan sonra yeni eşler almak haram” diyor, Cenab-ı Allah. Görüyor, beğeniyor, almak istiyor demek ki. Başörtülüyü de açık hükmünde gördüğünüze göre, hatta çarşaflı olunca da yüzünü tamamen örtmezse yine kabul etmediğinize göre ve normal, özel hayatında da böyle tiplerin neler yaptığını zaten son zamanlarda görüyorsunuz. Değil mi? Şimdi beni konuşturmayın. Burada samimi ve dürüst olacaksınız. Türkiye’deki hanımların yüzde yetmişinin, yüzde sekseninin başı açık. Tarlalarda hanımlarımız başlarını örtüyorlar ama gene de pratik olarak başı açık hükmünde. Ve onlar bizim canlarımız, onlar bizim kardeşlerimiz, biz onlara sahip çıkıyoruz. Siz onları dışlamak istiyorsunuz, siz onları fasık hükmünde görüyorsunuz, Cehennemin odunu olarak görüyorsunuz, Cehennemlik olarak görüyorsunuz. Değer vermiyorsunuz, onlara çok değer veriyorum ben, cehennemlik olarak görmüyorum onları, biz herkes cehenneme girebilirim cennete de girebilirim. Cennete gitmelerini umuyorum ve birinci sınıf Müslüman olarak görüyorum onları, takva, tertemiz insanlar olarak görüyorum, baş tacı ediyorum. Sizin gibi böyle aşağılayan gözlerle, kibirli, enaniyetli, üsten bakan gözlerle görmüyorum onları, şefkatle görüyorum. Bakış açım bu, sevgi ve saygı. Değer verme üstüne kurulu. Yani ben, sizler gibi münafıkane, sahtekarca yaklaşmıyorum. Yani orda ayrı, burada ayrı, şurada ayrı. Din, eğer inancın varsa inancını her yerde uygula, niye uygulamıyorsun orda? Televizyon seyrederken her türlü programı izliyorsun, sokakta herkesi görüyorsun. Eşin, çocuğun herkesle muhatap oluyor, oğlun gidiyor herkesle görüşüyor, konuşuyor. İnternetten her şeyle bağlantı kuruyorsunuz, ondan sonra bana akıl veriyorsunuz. Olmaz. Bunu yapmasan tamam. Mesela geçen gün de Nur talebesi ağabeyimiz var Fethullah Hocamız’ın talebelerinden. “Hocam” diyor niye genç kızlarla böyle konuşuyorsun.” Peki Abant toplantıları, öbür toplantılar, Avrupa’da yaptığınız toplantılar, iftarlarda kadın erkek falan hep birlikte yemek yemiyor musunuz? Dekolte hanımlar gelmiyor mu? Konuşuyorsunuz, şakalaşıyorsunuz, sohbet ediyorsunuz, kokteyl veriyorsunuz. Liseli genç kızları çıkarıyorsunuz şarkı söyletiyorsunuz, dans yaptırıyorsunuz, raks ediyorlar, alkışlıyorsunuz hep birlikte. Şirketlerinizde, Samanyolu’nda, her yerde açık hanımlar var, onlarla beraber çalışıyorsunuz, iş yerlerinde çalışıyorsunuz. Ticaret yaptığınız yerlerde hanımlar var, hepsi açık hemen hemen onlarla muhatap olup konuşuyorsunuz, görüşüyorsunuz. Çocuklarınız liselerde görüşüyor, konuşuyor, kızlarınız görüşüyor, konuşuyor. Açık olan kızlarınız veyahut kapalı da olsa milletle muhatap halindeler. Demek ki yapıyorsunuz. O zaman bana niye bu özel üslup oluyor ben bunu anlamıyorum. Neden dışlamamı istiyorsunuz? Neden aşağılamamı istiyorsunuz? Neden onları fasık olarak görüp, onları küfrün kucağına itmemizi istiyorsunuz? Ben bunu yapmam. 30 kere bana bunu söyletmenizin alemi yok. Dürüst olacaksınız. Bunu son ana kadar yapan adam oturup bana bunu anlatırsa ben bunu kabul etmem. Ama hiç yapmayan bir adam gelirse ben onunla konuşurum. Ama sonuna kadar yapıp da bunu bu şekilde konuşursa ki yani özel durumlar ayrı ben ona hiç girmiyorum. Kendi özel sekreterleriyle, onlarla hayatları da ayrı ben onlara hiç girmiyorum. Onun için dürüst yaklaşsınlar. Samimi olsunlar. Yani ben nezaketen usturuplu bir dil kullanıyorum inşaAllah. Ve bu yüzden genç kızlarımızı hep dinsizliğe doğru ittiler, imansızlığa doğru ittiler, küfrün kucağına doğru ittiler, dalalete doğru ittiler ve itmeye de devam ediyorlar. Ben buna müsaade etmeyeceğim. Hepsi benim canım. Hepsini bağrıma basacağım. Hepsini koruyup kollayacağım, hepsini iman hakikatlerini anlatacağım. Hepsine sevgi saygı göstereceğim, hürmet göstereceğim, kıllarına dokundurmayacağım, kimseye de laf ettirtmeyeceğim. Bu nedir böyle? Önüne gelene fasık önüne gelene bilmem ne, önü sonu yok ki kardeşim. Hayır başörtülüler, artık iş bitmiş, geriye adam kalmadı. Çarşaflı kaç tane çıkar Türkiye’de? Türkiye’nin artık yüz binde biri kadardır çarşaflı sayısı. Çünkü başörtülülere de, aynı başı açıktan hiç farkı yoktur diyor. Dekolteli hanımdan hiç farkı yoktur diyor. “Aynı hükümde o da fasık” diyor. “Onlar da cehennemin odunudurlar” diyor, “cehennemde cayır cayır yanacaklar” diyor.” Saçının bir tane teli görünse dışarıda, o da yanacak” diyor. Bu durumda ben seninle ne konuşayım? Ben onları fasık olarak görmüyorum seni fasık olarak görüyorum. Fitne çıkardığın için. Bu kadar insanı küfrün ve dalaletin içine doğru ittiğin için, tertemiz insanları o masum genç kızları, bu hanımları, küfrün kucağına doğru, dalaletin, deccalin kucağına doğru ittiğin için azılı fasıksın ve deccal’in ordusunda görev yapmış oluyorsun bir nevi, bundan haberin bile yok, farkında bile değilsin. Değil mi? Bu mantıkla o kadar çok insan telef oldu ki. O kadar çok insanı küfrün içine ittiler ki. Ve gittikçe de kendi kabuklarına çekiliyorlar bu olmaz. Bunu söyleyenlerin sayısı ne kadardır? Çok az olabilir, çok az, az ama tahribatı çok büyük. Bizim milletimiz bir bütündür. Kardeşim onunla da bırakmadılar Alevi düşmanlığı yaptılar. “Aleviler de fasık” dediler. “Onlar da kafir” dediler. O beladan zor bela kurtardırdık. Uğraşa uğraşa. Bektaşilere ayrı düşman oluyorlar, Caferilere ayrı düşman oluyorlar, Vehabi’ye ayrı düşman oluyorlar, başı açığa ayrı düşman oluyor, başı kapalıya ayrı düşman oluyor. “Hıristiyan, Yahudi zaten onları nefret edilecek varlıklar” olarak görüyorlar. “Onların hepsi zaten asılıp kesilmesi gerekir” diyor. Dışarıda adam kalmadı ki. Kendi cemaatinde kendi adamına düşmansın. “Sana güvenmiyorum” diyor zaten adam açıkça söylüyor, o da ona güvenmiyor. Kendi elinizle kendi kendinizi yok ediyorsunuz. Sistemi yok ediyorsunuz ve bu çok büyük bir fitnedir. “Fitne katilden beterdir” diyor Allah, ayette. Masum tertemiz kızları, genç kızları, kardeşlerimizi iptal ediyorlar. Ayı gibi homurdanıyor yanından geçerken, çamura basmış ayı gibi. Yani nefret dolu bakışlarla. Bunun meydana getireceği fitneyi siz düşünmüyor musunuz? Belki senden binlerce kat daha üstün. Kalbinde sevgi yok, merhamet yok, muhabbet yok. O kendi inancına göre öyle düşünüyor olabilir. Sen de kendi inancına göre öyle düşünürsün. Ben hepsine saygılıyım, inşaAllah. Onun için bu konuyu tabi zaman zaman tabi gündeme getirmekte fayda var ve anlatacağız inşaAllah.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler