Adnan Oktar`ın 14 Aralık 2010 tarihli Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Bilgi çok şey fark ettiriyor. Buna zaten Kuran ayetle, Cenab-ı Allah açıklama getiriyor. “Allah’tan ancak alim olanlar korkar” diyor. İlim sahibi olanlar, hakkıyla korkan onlar oluyorlar. İlim sahibi olanlar yani bilimle uğraşanlar. Mesela genetiği inceleyen bir insan, fizikçi, çok detaylı Allah’ın sanatını, grift yönlerini gören bir insanın Allah’tan korkusu şiddetli oluyor. Ama tabii Allah korkusu insanların ateşten korkusu gibi, bir silahtan korkusu gibi veyahut kurttan korkusu gibi değil. Allah korkusunda aşk vardır. Yani sevdiğini darıltmamaya yönelik bir derinliği vardır.
NADİDE SULTAN: Çok güzel, işte bu herhalde hassas nokta. Sevgiyi kaybetmekten korkmak.
ADNAN OKTAR: Evet yani Cehennem’den yanmanın çok daha üstündedir o, Allah’ı darıltmak. Yani onun acısı çok çok daha şiddetlidir, çok daha azap vericidir. Müslüman, Allah’ı darıltmaktan çok kaçınır. Onun üstünde durur. Tabii ki Cehennem azabından çekinir yani o bir terbiyedir, ruhumuzda güzellik meydana getirir. Ama mümin, muttaki, samimi bir insan hiçbir şekilde Cehennem’e gitmez. Yani samimi bir Müslüman Cehennem’e gitmez.
NADİDE SULTAN: Ben de öyle düşünüyorum.
ADNAN OKTAR: Evet, samimi Müslüman gitmez. Bir de Allah’ın bize karşı ne kadar müşfik olduğunu, ne kadar sevgi dolu olduğunu, yarattıkları şeydeki intizam ve mükemmellikten de ayrıca görüyoruz. Mesela bir insanın hücresine girdiğimizde, hücre yapısına baktığımızda, kromozomlarını incelediğimizde, mesela kromozomlarda yanlış bir harf varsa onu özel olarak tespit edip, haber veren proteinler var yani ruh sahibi bir varlık. Ama proteinden oluşuyor. Proteinden bir insan var. Tek molekülden oluşmuş bir insan ve insan zekasının üstünde bir zekaya sahip. Çok çok yani insan zekasıyla kıyaslanmaz proteinin zekası. Çünkü hiçbir insan, küçültülse kromozomun içine girse, kromozomun içerisindeki o hatalı harfi bulamaz. Çünkü milyarlarca kitaptan oluşmuş bir kütüphane düşünün oradaki yanlış bir harfi bulacaksın. Karanlıkta bir insana “git bul” desen, nasıl bulsun? Bulamaz yani mümkün değil, kitlenmiş. Ama o protein eliyle koymuş gibi gidip buluyor ve haber veriyor. Adamlar da imar ediyorlar, eksiğin ne olduğunu biliyorlar. Alıp o eksiği, getirip oraya tak takıyor adam. Geliyor kontrol ediyor adam. Diyor ki; “tamam kapatabilirsiniz arkadaşlar” diyor. Diğer açan proteinler de fermuarı kapatıyorlar. “Hadi kapatıyoruz” diyorlar. “Bu tamirat tamam.” Ama bunu bir tane, iki tane, milyon kere yapmıyorlar. Saniyeler içerisinde, yıldırım hızıyla yapıyorlar vücut içerisinde. Bak Allah’ın sonsuz aklının tecellileri bunlar inşaAllah. Ama tabi bu derece detaylı incelenmediğinde bunları bir insan göremez yüzeysel baktığında.
Mesela Allah, bakıyorum bana hayvan fotoğrafları getiriyorlar. İşte tavşan yavrusu, eşek sıpası, atın genci, krik böyle kollarım kasılıyor, ne kadar tatlı bir şey bunlar? Yani insan görse Allah vermesin, seveceğim diye bir şey yapabilir. Müthiş şekerler, bu kadar tırmalayıcı bir güzellik vermesi Allah’ın onlara zaten Rahman Rahim isminin tecellisi. İstisnasız, hepsinde.
NADİDE SULTAN: Hem Rahman var.
ADNAN OKTAR: Acayip. Tabii Rahman ve Rahim isminin tecellisi. Mesela; köpek yavrularına bakıyorum acayip şeker, kuyruk kudurmuş gibi sallıyor böyle zevkten, neşeden.
Bir Ayet Bir Açıklama
Devamı ...Ses kasetleri
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler