Adnan Oktar`ın 19 Aralık 2010 tarihli Kanal Avrupa ve Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR:Bizim irademiz sıfırdır, sana söyleyeyim. Yoktur. Evet, cüzi irademiz var, tamam. Mesela bak, daha önce de söylemiştim, ıhlamur içmek istiyorum ben mesela şu an. Kimse beni zorlamıyor, Cenab-ı Allah dilerse inşaAllah içeceğim. Bismillah, alıyorum elime, Allah bardağı kaldırdı, getirdi, yaklaştırdı. İçtim, ıhlamur tadı verdi, şimdi Cenab-ı Allah bardağı geri indiriyor. Kolumu vesile ediyor. Cennette, daha önce de söylemiştim, kol vesile olmaz. Kola ihtiyaç yoktur, kendiliğinden gelir. Aslında cennetteki sistemi insanlar burada görüyorlar. Yaratılışı da burada görüyorlar ama o kadar çok sebep zinciri var ki. Sebep zinciri müthiş bir ülfet ve alışkanlık meydana getirip, akıllarında bambaşka bir stil meydana getiriyor ve akılları iptal oluyor bir anlamda. İşte buna biz gaflet diyoruz. İnsanları gaflet perdesi sarıyor. Gaflet perdesinden dolayı Allah'ın sanatını insanlar göremeyecek hale geliyorlar. O gaflet perdesi ortadan kalkarsa, bazen insanlar onu kaldıramayacak duruma da gelebiliyorlar. Gaflet biraz da ihtiyaç oluyor insanlar için. Çünkü çok berrak da fark ederse aklı onu kaldırmayabilir. Çok şiddetli heyecanlanıp, aşırı korkuya kapılabilir. Allah hafif bir gaflet perdesi meydana getirip, onun içerisinde gerçekleri görmemizi sağlıyor. Mesela adam diyor ki; “Adem (a.s) nasıl yaratıldı?” diyor. Ben gelmeden önce sen yoktun. Geldim, seni birden gördüm. Ben var mıydım burada odada? Birden Allah yarattı işte. Hz. Adem (a.s)’ın yaratılışı da böyledir. Çok kolaydır Allah için yaratmak. Cennet ve cehennemdeki yaratma da bu şekildedir. Birden yaratılır insan, olur. “O her an bir iştedir” diyor Allah ayette, Kuran ayeti var. “Her an yaratır sizi” diyor, her an. An an yaratılıyoruz. Allah tek bir an içerisinde sonsuz önceyi ve sonsuz sonrayı yaratıp bitirmiş.
SUNUCU:Bir şey soracağım, Allah insanlara bir akıl vermiş, seçmek için. O nasıl olacak?
ADNAN OKTAR:Biz seçiyoruz zaten. Onu bize göstertiyor.
SUNUCU:Mesela önümde iki yol var; ya buraya gideceğim ya da oraya gideceğim. Buna ben mi karar veriyorum?
ADNAN OKTAR:Sen karar veriyorsun ama kaderinde olan kararı veriyorsun. Allah’ın yarattığı kararı. Ve bu kararı ne zaman almış alıyorsun biliyor musun? Daha Big Bang olmadan, daha kainat yaratılmadan. 15 milyar yıl önce yaratıldı ya kainat, ondan önce bitmiş oluyor. Sonsuz öncede o kararı vermişsin, bitmiş.
SUNUCU:Anladım. Biz onları şimdi yaşıyoruz.
ADNAN OKTAR:Tabii. İnsanlara o kadar şiddetli gaflet perdesi getiriliyor ki, mesela sabah bir çıkıyor, insanlar dolmuş kuyruğunda, otobüs kuyruğunda; o görüntü hipnotize ediyor insanları adeta. Mesela sandalcılar orada, ekmek arasında balık satıyor. Öbürü mesela üşüyor, kıyafetini üzerine daha fazla bastırıyor. Orada bir simit satıcısı var. Hayat o kadar doğal gösteriliyor ki görüntüde, insanların ikinci bir ihtimal vermesi imkansız hale geliyor. Bu Allah’ın sanatıdır. Hakikaten dışarıda var zannediyor beynindeki görüntüyü. Mesela babası azarlıyor, öğretmeni çıkışıyor; “niye dersini yapmadın” falan diyor. “Ya bu olamaz” diyor, “görüntü olamaz” diyor. “Mutlaka hakikat” diyor. O Allah’ın bir sanatıdır. Halbuki dışarıda var fakat biz görüntüsüyle muhatap oluyoruz.
Ses kasetleri
Devamı ...Güzel Konular
Devamı ...Bir Ayet Bir Açıklama
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler