Adnan Oktar`ın 20 Aralık 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Zorla gençlere Kürtçe öğretiyorlar. Bir kere Kürtçe yani tamam bir dildir ama yani insanların, Kürt gençlerinin hoşlandığı bir durum değil bu. Onlar Türkçeden çok memnunlar, bütün Kürt gençliği. Çünkü geliyor burada lokantaya geldiğinde Türkçe yemek istiyor. Gidiyor otelde kalacağı vakit Türkçe konuşuyor. Okula geliyor hocasıyla Türkçe konuşuyor. Ama fantezi olarak ekstradan adam isteyebilir. Yani mesela benim Çerkez hemşerilerim var, Çerkezce biliyorlar. Hoşuma gidiyor konuştuklarında. Mesela böyle, “vıjı vıjı” bir şeyler, böyle ilginç, hoş bir dil yani Çerkezce. Veyahut mesela adam Araptır, kendi akraba arasında Arapça konuşur. Ama Türkiye’de anavatan dili var; Türkçe. Bunu da oturup zorlamanın âlemi yok. Zorla “Kürtçe öğrenecek.” Yani dayatma yapmaya gerek yok. Çocuklar rahat olsun, gençler. Yani benim arkadaşlarım, o kadar çok Kürt kardeşlerim var ki bizim toplulukta arkadaşlarımız içerisinde. Haberimiz bile yok, millet sorunca oluyor, değil mi? Mesela Bizim Adnan Kürt, diğer kardeşlerimiz Kürt, Salih Kürt; haberimiz bile yok yani. Çok şahane, mümin, muttaki adam. Biz onu bir sevinç meselesi olarak arada konuşuyoruz. Kimsenin aklının ucuna gelmez. Yani tam anlamıyla güvendiğimiz insanlar. Bana ne kardeşim onun Kürt, Laz, Çerkez olması? Yani ne fark eder?
Mesela Lazlar Türkiye’nin çimentosudur. Ben çok severim. Karadenizliler çok yiğit, delikanlı insanlar. Orta Anadolu’ya gidiyorsun, onlar da aynı; Trakya’ya gidiyorsun, aynı; İzmir’e gidiyorsun, hep delikanlı, efedirler yani; “Antalya” desen, koç yiğit doludur. Dolayısıyla, nedir bu yani? Biz adamlara bakacağız; “ya” diyeceğiz “gel, senin saçından bir parça alalım, senin genetik koduna bakalım. Aaa... sen de Türklük geni şu kadar, Kürtlük geni şu kadar, Lazlık geni şu kadar. İşte yüzde bilmem kaç sen Kürt’sün, yüzde kaç işte Türk’sün bilmem ne…” Şimdi bu, yani insanın aklından şüphe ederler böyle bir şey olduğunda. Bu hayat mı bu? Bu nerde görülmüş ya? Tek bir babadan, anadan geldiğimize göre bu ne bu? Mantığı ne bunun? Bir de ne kadar zorlama olduğu açıkça görülmüyor mu bunun? Sırf iş çıksın, yani sırf kargaşa çıksın, fitne çıksın; başka bir şey değil yani. Tamam “Kürtler” diye bir millet vardır. Yani Kürt kardeşlerimiz vardır. Yani bir kavim vardır, Kürt kavmi. Ama biz eridik. Yani hepimiz birbirimizin içinde eridik. Yani oturup da bunu bu hale getirmenin bir âlemi yok ki. Ama mesela Kürtçe şarkılar vardır, Kürt sanatı vardır, Kürt çadırı vardır; bu bir renk, güzeldir. Mesela Laz kıyafeti vardır. Lazlar mesela çok hoştur, bir renktir Folklor olarak, değil mi? Kemençeyle oyun havası çalar mesela, o bir zevktir, güzelliktir. Türkiye’nin süsü bunlar. Yani bir güzellik oluşturur. Mesela Çerkezce oynarlar mızıkayla. O da bir süs, güzellik. Mesela Çerkez kıyafeti vardır, böyle işlemeli, biliyorsunuz klasik Çerkez kıyafeti, kalpakla. O da bir süstür, güzelliktir. Ama süs olarak kalır bunlar. Yani bunlar bizim başımıza fitne ve belaya dönüşmez, değil mi? Bizim gönlümüzü alan, bize neşe veren olaylardır. Mesela Şam kültürü; “Şam işi” denen bir sanat vardır. Sedef kakma üzerine yapılan Şam işi. Biliyorsun.
SUNUCU: Evet.
ADNAN OKTAR: Bak hemen gözleri parladı, “Şam işi”. Çok güzel, bambaşka sanattır, bir renktir. Arap kültürü; mesela Arap mimarisi bir renktir. Çok iç açıcı, çok hoştur. Osmanlı mimarisi; nefistir, acayip hoş bir şeydir. Renk bunlar, güzellik. Ama bu, bölünmeyi, parçalanmayı, birbirine düşmeyi, savaşı, kavgayı gerektiren bir olay değil.
Basında Harun Yahya
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Cahiliye Toplumunda İnsan Karakterleri
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler